30 Ağustos iki yüzlülüğü! / Atilla YÜCEAK

30 Ağustos iki yüzlülüğü!

Hamasetle ekonomik olarak sıfırı tüketen Türkiye!

30 Ağustos,
antiemperyaslist mücadeleyi başlatan
güçlerin bayramı olması için;
içinde yer alan halkların hakkı nerede?

Yoksa bu mücadeleyi oligarşik burjuva diktatörlüğüne çevirenlerin zaferi mi oldu da,
bize her zaman olduğu gibi, tarih denen ahırın içindekilerin geyiklerinde zafer diye yutturuldu?

Deyin hele;
Nedir 30 Ağustos?

Emperyalizme karşı verilen mücadelede,
kazanılan zaferde en büyük desteği ve katkıyı sunan #KÜRD’lere daha sonra çok ahlaksızca saldırdınız.

Yıllarca;
katlederek soykırım ve asilmasyon yaptınız.
Yoksul emekçi sınıflara oligarşi eliyle zulmederek küresel güçlere uşaklık ettiniz.

Din afyonunu devlet eliyle (Diyanet) pazarlayarak halkları uyuşturup,
kadınların,
”Bademleme” diyerek çocukların,
küçük kadınların-erkeklerin g.t’lerine sulandınız,
vakıflar ve tarikatlar eliyle;
tecavüz ve zinayı meşrulaştırdınız.

NATO’cu işbirlikçi bir TSK yarattınız,
halklara zulmederken tetikçilik yaptırdınız.

Halka;
”Tapulu arazisinde gecekondu yapan” mahlukatlar gözüyle bakmaya başlayan TSK mensupları beslendikçe palazlanınca ”Dinibütün İslamcı”;
salya-sümüklü papazın ”Abi”lerinin p.z.venkliğinde
geleceğin darbecisi oldular.
Hokkabazların, koyunlarına soktukları ablaların muamelelerinden o kadar memnun kaldılar ki,
pantolon kemerleri ayar tutmaz olmaya başladı.

Koca koca generalcikler,
Fetöcü ablalar, ”Tanrı” adına ilkokul mezunu imamcıkların emir komutasına girdi.

Amerikan mandacılığı salya-sümüklü hokkabaz eliyle son sürat yürütüldü.

TSK diye bir yapı dağıtıldı,
yerine İmamın-CIA’nın çetesi oluşturuldu,
Ha bu arada Kürd kentlerinde yakıp yıkma;
Bazen ”Ergenekon”,
bazen ”Esetullah”,
bazen SADAT, kimi zaman da hiç saklamaya gerek kalmadan
tecavüz ve yağma-talan yine bu güruh eliyle;
Kürd düşmanlığı ve kini ”Vatan Millet Sakarya” adıyla acımasızca devam ettirildi.

Şimdi;
içi boşaltılmış,
ötekileştirilmiş,
yok sayılmış,
yetmedi 90 yıldır kabul edilmemiş,
katledilmiş,
yakılmış,
evleri başlarına yıkılmış,
cesetleri sokak ortasında çürütülmüş,
yuvalarının bodrumlarında kendi ülkesinin güvenlik güçleri tarafından tecavüz edilmiş Kürdlersiz,
Alevilersiz,
mazlum-yoksul halklarsız 30 Ağustos “Zafer Bayramı” kutlamak ne ola ki?

15 Temmuz gecesi altına kaçıran sözde solcular,
sivil ve resmi giysili ‘Cumhuriyetçi-Kemalist”ler,
RTE’ye anında biat eden irili ufaklı particikler,
YENİKAPI Türk-İslam Faşizmine boyun eğen renksiz,
kimliksiz ve sınıfsız her kim varsa, ne hakkınız var sizin #Zafer bayramı kutlamasında?

Görseldeki fotonun bile sahte olduğu gözardı edilmeden;
Enseyi karartmadan,
sorgulayan,
düşünen ve üreten bir toplum olmak umuduyla…

Atilla YÜCEAK

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?