Son Dakika Haberler

98 kuşağı beraber gelecekti! / Berke KAHRAMAN

98 kuşağı beraber gelecekti! / Berke KAHRAMAN
Yorum Yap

98 kuşağı beraber gelecekti!

Başörtülüler ve açıklar elele tutuşup zulme karşı beraber kaldırmışlar ellerini. Rektörü, ulus ve Kemalist devletin sapkınlığını, post modernist diktayı gömmeye kararlılar. Slogan ise muazzam; “’98’ kuşağı beraber geliyor!”

Tarih:1998

Mekan: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin önü

Konu: Okula başörtüsüyle sokulmayan, sokulsa da ikna odalarına çekilmek için sokulan arkadaşlarına destek veren Solcular. Kocaman bir kızıl pankart ve devrim marşlarıyla, başörtülü arkadaşlarıyla beraber zulme hep beraber direniyorlar. Pankartın arkasında sol ve sağ yumruklar, şehadet parmakları havada.

Başörtülüler ve açıklar elele tutuşup zulme karşı beraber kaldırmışlar ellerini. Rektörü, ulus ve Kemalist devletin sapkınlığını, post modernist diktayı gömmeye kararlılar. Slogan ise muazzam; “’98’ kuşağı beraber geliyor!”

Sonra eylemi sanki öcüler toplanmış gibi gösteren haberin görüntüleri… Görüntüler orada son buluyor. Sonrasındaysa spiker kadın çıkıp “Ee tamam durum bu da rektöre desteğe gelenler de var” diyor. Peki kim bunlar dersiniz? Tabi ki bizim “Beyaz Türkler”, “Atatürkçü Düşünce Derneği”… Onların kim olduğu, siyasi hayatlarını nerde sürdürdükleri, hangi partinin milletvekili sıfatıyla bunları daha düne kadar meclis kürsülerinden savunduklarını zaten biliyorsunuz, oraya girmiyorum. Girmiyorum çünkü Denizlerin, İbrahimlerin, Dersim’in ve özellikle 90’lı yıllarda zirveyi bulan Kürtlere karşı asimilasyonun ve katliamların altında bunların olduğunu; 80’lerde Diyarbakır cezaevini kuran, meşrulaştıran, hatta bazen haddi aşıp övenlerin de yine aynı bu kişiler olduğunu siz de biliyorsunuz. Şimdi gelelim işin en kötü tarafına: Maalesef “98” Kuşağı beraber gelemedi!

Bizim başörtülülerden, alnı secdelilerden, ABD ve İsrail’le anlaşan bir grup tek başına iktidar oldu.

Gelirken dilleriyle herkes için özgürlük, adalet, iyilik ve güzellik diyorlardı. Bu söylemleriyle yanlarına başörtülü/ başörtüsüz, alnı secdeli/ secdesiz birçok insan topladılar. Topladılar toplamasına da işler hiç vadettikleri gibi gitmedi.
Tabii bu süreçte etraflarına topladıklarına “Devlet yönetimi kolay değil, konjektür uygun değil; reel politik, onlar-şunlar- bunlar da şu dönem de bize şunu yapmıştı, vs…” diyerek morfini de vurmayı ihmal etmediler. Bu morrfinlerden sonra işi herkes için iyilik ve güzellikten, ‘sadece bizim için’e çevirdiler.

Ve o müthiş zulüm dönemlerini başlattılar.

Sonradan anlaşıldı ki o bir grup milleti etrafına toplayan ekibin dilleri başka, kalpleri başka şeyler söylüyormuş; yani İslami tabirle münafıklarmış!

Tamam da burada bir yanlışlık vardı. Hadi ABD ve İsrail’le anlaşıp milleti etrafına toplayan ekip zulmediyordu, peki ya etraflarına topladıkları samimi insanlar? 90’larda biz iktidara geldiğimiz de kimseye zulmetmeyeceğiz diyen İslami camianın insanları neredeydi?

Ben size söyleyeyim; onlar da oradaydı ve olan bitene şahitlik ediyorlardı. Ama yedikleri morfinler onları alabildiğine uyuşturmuş, dünya nimetleri gözlerini öyle köreltmişti ki inançlarını, gelecek ufuklarını, iktidarın ve devletin nimetlerine satmışlardı. Dün zulüm aracı gördükleri devletin bugün parçası olmuşlardı, Sistem onları da çiğnemeye başlamış ve zamanı geldiğinde tüküreceği kıvama getiriyordu.

Ve biz bu süreçle 2019 yılına geldik. Eline gücü geçirmiş bizim başörtülülerin, alnı secdelilerin bir kısmının zulmü tam gaz devam ediyor ve tabi diğer bir kısmınının da suskunluğu; hatta yer yer şakşakçılığı da!

Ve şimdi ben, bizim İslami camiadaki arkadaşları tövbeye ve çıkıp yüreklice özür dilemeye davet ediyorum. “Biz zamanında herkes için özgürlük, adalet, iyilik ve güzellik dedik ama ABD ve İsrail’le anlaşmış bir grubun morfin ve gazıyla kandırıldık, pişmanız. Bunlarla da bundan sonra bir işimiz yok, gelin bizi affedin ve ortak bir geleceği hep beraber kuralım, sarılıp helalleşelim.” demeye davet ediyorum. Yoksa bu günah, bu vefasızlık ve vicdansızlık bizim başörtülü ve alnı secdeli kesimi cehenneme götürmeye yetecek gibi duruyor!

Berke KAHRAMAN

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: