Ahmet Hakan ‘Demirören’in gözüne girme konusunda kararlı’: Saray ünlülerini destekledi, Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi…

Ahmet Hakan ‘Demirören’in gözüne girme konusunda kararlı’: Saray ünlülerini destekledi, Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi.

Hatay’daki askere moral maksadıyla yapılan ziyarete AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte katılan saray ünlüleri, Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıklarken, ‘ünlülere’ ilk destek de Ahmet Hakan’dan destek geldi…
Saray ünlülerinin Hatay’a askere moral maksadıyla düzenledikleri ziyarette askerden daha çok eğlendikleri ve şehit haberlerinin olduğu sıralarda bol müzikli ve kahkahalı geçirilen anlar eleştirilerin sebebi olmuştu. En sert eleştirilerden birini de CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu dile getirdi.
Kılıçdaroğlu’nun eleştirileri üzerine saray ünlüleri, Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. ‘Ünlülere’ ilk destek de Ahmet Hakan’dan geldi.

Demirören Grubu’ndaki akıbeti merak konusu olan Ahmet Hakan’ın son günlerdeki üslubunun kendini tam anlamıyla garantiye almak istediğini kanıtlar nitelikte. Hakan, bu defa da Saray ünlülerini savunma ihtiyacı duydu.

Kılıçdaroğlu’nun “rezil adamlar” sözleri dolayısıyla sanatçıların haklı olduğunu ileri süren Hakan, şu ifadeleri kullandı:

“İbrahim Tatlıses’ten Sibel Can’a…

Hande Yener’den Yavuz Bingöl’e… Muazzez Ersoy’dan Mustafa Sandal’a… Hülya Koçyiğit’ten Emel Müftüoğlu’na… Deniz Seki’den Coşkun Sabah’a…

Cumhurbaşkanı ile sınıra giden sanatçılar, Kemal Kılıçdaroğlu’nu kınayan bir bildiri yayınladılar.

Kınama gerekçeleri şu:

“Hakaretamiz açıklamalar.”

Bakıyoruz…

Kemal Kılıçdaroğlu ne demiş diye?

Şunu demiş:

“Afrin’de 52 şehidimizin kanı kurumadı. Toplanmışlar bir grup güruh… Davul zurna, şarkılar kıyamet… Bulunduğumuz apartmanda eğer bir kişi vefat etmişse televizyonu bile açmayız. Bu rezil adamlar ve onları oraya götüren adam, sen eğer yüreğin yetiyorsa… Bir Afrin şehidinin evinin bulunduğu sokaktan geç ve Yaylalar türküsünü söyle bakalım.”

Gerçekten de hakaretamiz sözler!

Yani sanatçılar haklı!

Hem de baştan sona haklı!

Gelin, bir an şöyle düşünelim:

Kemal Kılıçdaroğlu’nun cümleleri, bunlar değil de…

Mesela şunlar olsaydı:

“Afrin’de 52 şehidimizin kanı kurumamışken… Klarnetli, türkülü, kahkahalı, eğlenceli görüntüler hiç yakışık almamıştır. Bulunduğumuz apartmanda bir kişi vefat etmişse… Televizyonu bile açmayız. Bizim kültürümüz budur ve ortaya çıkan görüntüler, bu kültüre hiç de uygun düşmemiştir… Soruyorum o görüntünün içindekilere: Herhangi bir Afrin şehidinin evinin önünde klarnet eşliğinde Yaylalar türküsü söyleyebilir misiniz?”

Evet, Kılıçdaroğlu’nun üslubu böyle olsaydı…

Ne olurdu?

Şunlar olurdu:

Bırakın bildiriyi falan… Hiçbir sanatçı “gık” bile diyemezdi.
Belki içlerinden bazıları biraz mahcup olup… “Hakikaten ya… İşin o kısmı biraz şık kaçmadı galiba” falan derdi.
Kılıçdaroğlu sadece kendi taraftarlarının değil, AK Parti’ye oy verenlerin de vicdanına seslenmiş olurdu.
Üstelik vermek istediği mesajı tam olarak vermiş, derdini de anlatmış olurdu.

Acaba diyorum ben bütün işimi gücümü bırakıp siyasi iletişim işlerine falan mı başlasam?”

‘LAİKLİK GÜNLERİNDE BAŞIMIZA YAĞMAYAN TAŞ BUGÜNLERDE YAĞACAK…’

Yazısının devamında ‘İmam Hatipliler deizme kayıyor’ açıklamalarına ilişkin de değerlendirme yapan Hakan,

“Eğer din adına konuşanların tutarsızlıkları alıp başını giderse…
Eğer din adı altında hurafeler ön plana çıkarılırsa…
Eğer din ve ahlak arasında bir ilişki yokmuş gibi yapılmaya devam ederse…
Eğer asansör, halvet, ketçap fetvalarına tam gaz devam edilirse…

“İmam hatipli gençler deizme kayıyor” şeklindeki laflar, büyük laf olmaktan çıkar, gayet sıradan laf haline gelir.

Kısacası…

Akıllar başa alınmazsa laiklik günlerinde başımıza yağmayan taş, bugünlerde yağacak.

Hafazanallah! Hafazanallah!

YAZININ TAMAMI İÇİN

ABC

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?