Son Dakika Haberler

Alevi-Kızılbaş Öğretisinde Hırka ve Anlamı / Turabi SALTIK

Alevi-Kızılbaş Öğretisinde Hırka ve Anlamı  /  Turabi SALTIK
Yorum Yap

Alevi-Kızılbaş Öğretisinde Hırka ve Anlamı

Alevi Ocak Pirlerinin isimleri Alevi-Kızılbaş inançlarından kaynaklı 4 Kapı 40 Makam’ın kuralları içerisinde dervişlerin (âlimlerin, bilginlerin) ulaştıkları mürşitlik makamlarının giyimlerinden kaynaklı isimlerdir.

Alevi-Kızılbaş öğretisinde daha orta çağdan başlayarak Pirler, Mürşitler disipilinize olmak için ayrı ayrı renklerde elbiseler, kıyafetler giyerlerdi. Alevilikte-Kızılbaşlıkta; 4 Kapı, 40 Makam öğretisi içerisinde her bir Kapı ve Makama ulaşmış Pirlerin, Mürşitlerin değişik renkte bir elbisesi, bir forması olurdu. Bu elbiseler; bir Pirin, bir Mürşidin aldığı eğitim içerisinde eriştiği yeri, Kapıyı, Makamı gösterirdi. Bir can, hayatta ve doğada öğrendiği bilimi, ilmi başardığında Mürşidinin icazetiyle Dervişlik Hırkasını giyinip Marifet Kapısına adımını atmaya yani Dervişliğe, Dervişlik Hırkasını giyinmeye hazır olmalıdır. Hırka; Alevi / Kızılbaş inancında önemlidir. Alevi / Kızılbaş öğretisinde daha orta çağdan başlayarak en büyük mürşitler, disiplinize olmak için; hırkalar, kıyafetler, elbiseler giyer, baş açık, yalın ayak dolaşırlardı. Orta çağda, hatta daha uzak dönemlerde; Mısır’da, Mezopotamya’da Sümer rahipleriyle, tapınak rahipleri de değişik renklerde giysiler giyerlerdi. Kimi kırmızı, kimi siyah, kimi yeşil, kimi al. Her bir basamaktaki Kapı’nın ve Makamın ayrı elbisesi, ayrı forması, ayrı hırkasının rengi vardı. Bu elbiselerdeki, hırkalardaki renkler bir Mürşidin eriştiği yeri, makamı gösteriyordu.
 

4 Kapı, 40 Makam öğretisinde en üst makamın hırkası kırmızıdır. Her Alevi-Kızılbaş Ocak Pirlerinin giysileri, Mürşitlerin ve Ocaklarının adlarıyla doğrudan ilişkilidir. Bunların ne anlam ifade ettiklerine bakalım:

Sarısaltık adı hep günümüz Türkçesinden geldiği varsayılmış, karıştırılmıştır. Eski dilde, Farsça’da, Anadolu’da, eski Rumca’da; ‘saru, sarı’; ‘altın sarısı, kırmız’ı olarak kullanılmıştır. Bu yüzden ‘saru, sarı’; kırmızı anlamında Sarısaltık’a ad olarak verilmiştir. Yani bu ad, Mürşit Makamına ulaşmış, mürşitlerin giydiği hırkadan, libastan, elbiseden kaynaklı; “Kırmızı hırkalı mürşit” anlamında kendisine Sarı Saltık denilmiştir.

‘Baba Mansur’ isminin ‘Man-sur’ kelimesindeki ‘-Sur’ eki de; kırmızı demektir. ‘Baba Mansur’ ismi de giyiminden “kırmızı hırkasından” gelmiştir. Yani  “‘Kırmızı Hırkalı’ mürşit Makamına erişmiş bir derviş (bilge-âlim)” anlamındadır.

Yine ‘Kızıldelil’ ismi de “Kırmızı hırka” giymiş bilgin demektir. ‘Delil’ ise, ‘aydınlatan, çıra, ışık yol gösteren’ anlamında kullanılmış bir derviş, bir âlim, bir pir olmuştur.

‘Ağuiçen’ ismi de ‘zehir içmek’ten gelmiştir fakat bu onun gösterdiği kerametidir. Asıl Ağuiçenlilere; Hırka-i al-aba-i derler. Ya da Pençey-i Al-aba, yani “Kırmızı Pençeli, Kırmızı Hırkalı” anlamında. Ağu içmesi ise onun kerametidir.

 

 

Derviş Cemal ya da Cemal Abdal isimleri de renkle ilgili birer isimdir. ‘Cemal’ kelimesi, ‘sıfat, yüz, sarı yüz’ anlamındadır. Giyinilen sarı renkli hırkadan, elbiseden gelmektedir.

 
‘Derviş Cemal’ ya da ‘Cemal Abdal’ isimleri renkle ilgili birer isimdir. ‘Cemal’ kelimesi, ‘sıfat, yüz, sarı yüz’ anlamındadır. Giyinilen sarı renkli hırkadan, elbiseden gelmektedir.
 
Dersim Pulur’daki ‘Yeşilevliya’ ziyaretinin evliyasına da bu yüzden Yeşilevliya “yeşil hırkalı evliya” anlamında ‘bir üst makama ulaşmış bilgin (derviş-âlim)’ anlamında bu ad verilmiştir.
 
‘Karadonlu Can Baba‘ da; “siyah hırka” giydiği için bu adı almıştır.
 
Yine Oryan Hıdır (Üryan Hıdır) ismi de ‘yarı çıplak, giyinmemiş hale bürünmüş derviş (bilgin, âlim)’ anlamında kullanılmıştır.
 
Yalıncak Sultan‘ da ‘çıplak ayaklarla dolaşmış bir derviş (âlim, bilgin)’ olarak bu adı almıştır.
 
‘Kureş Baba’ ismi de giysi biçiminden kaynaklanmış bir isim olmuştur. ‘Kureş’ kelimesinin kökü olan ‘Kur’ kelimesi ‘Luvice çıplak dağ, zirve, yükseklik’ demektir. Bu isim yani ‘Kur’ ismi, Luvice’ye Sümerceden geçmiştir. Sümerce ‘Kur’, ‘dağ’ demektir. Bugün hala Hozat’ın Qelecuğ (Kalecik) Köyünde en yüksek dağın adı Kur’dur. Kur; tepe, çıplak dağ, anlamındadır. Kureşin son takısı olan ‘Reş’ takısı da ‘siyah’ anlamındadır. ‘Ku-reş’ ismi de ‘siyah hırkalı derviş (bilgin, âlim)’ anlamındadır.
 
 

Ocak Pirlerinin İsimleri, Dervişlerin Ulaştıkları Mürşitlik Makamlarının Giyimlerinden Kaynaklanır

Alevi Ocak Pirlerinin isimleri, Alevi-Kızılbaş inançlarından kaynaklı 4 Kapı 40 Makam’ın kuralları içerisinde dervişlerin (âlimlerin, bilginlerin) ulaştıkları mürşitlik makamlarının giyimlerinden kaynaklı isimlerdir. Alevilikte-Kızılbaşlıkta hem Ocakların isimleri, hem de Ocak Pirlerin isimleri Alevi öğretisinde ulaştıkları yeri ifade eden libasin, elbisenin, hırkanın yani giydikleri giysilerin rengi ve giysinin kendisi; disiplinli, çileli yaşamı, çileciliği, aynı zamanda da bilgeliği ifade ediyordu.
 
 

Hırkanın Renkleri ; Kırmızı, Yeşil, Siyah

Alevilikte-Kızılbaşlıkta; her bir Mürşidin, Pirin ulaştığı Makam’ın giydiği elbisenin, libasın, hırkanın renkleri bu yüzden de; al, kırmızı, yeşil, siyah gibi değişik renklerden oluyordu. Bu renkler; Mürşitlerin, Pirlerin ulaştığı üst Makamları ve Pir, Mürşit adlarını ve Ocaklarını ifade ediyordu. Alevi-Kızılbaş öğretisinde en üst makama ulaşanlar, insanın içindeki en kötü alışkanlıkların; insanın içindeki düşmanı olduğunu bilirler. Bu makamlara ulaşanlar, içindeki kötü nefse karşı savaş açar. Onunla savaşır. Bu iyiliğe ulaşmaya giden ‘yol’dur. Zahiri olarak düşmana, kötülüklere karşı olan bir savaştır. Direnmektir. İyilikleri yakalamaktır. İnsanın içindeki nefsidir, içindeki kötülükle, nefisle savaşmaktır.
 
 
Turabi SALTIK

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)