Atatürk’ün tüm devrim ve ilkelerinin ayaklar altına alınmasına müsaade ederiz ama küfredilmesine asla! / Funda ÇAKAR

Atatürk’ün tüm devrim ve ilkelerinin ayaklar altına alınmasına müsaade ederiz ama küfredilmesine asla!

“Gözleri ışıl ışıl Safiye’yi o kara çarşafın içinde Atatürk’e hakaret ederken görmesek pek bi severiz, eminim.”

Safiye İnci…
Maşallah inci gibi bir genç kızımız. Gözleri ışıl ışıl. Safiye’yi o kara çarşafın içinde Anıtkabir’de Atatürk’e hakaret ederken görmesek pek bir severiz, eminim. Lakin şöyle bir sosyal medyaya baktım da edebimizle eleştirmek hatta henüz Atatürk’ü koruma kanunu kaldırılmamışken gidip savcılığa suç duyurusunda bulunmak yerine boy boy fotoğraflarını paylaşıp linç etmeyi tercih etmişiz. Kızın okuduğu okuldan tutun da ev adresine kadar paylaşılmış. Koca koca adamlar bir anda cinsel fantezilerini açığa çıkarmış, hem de bir çoğunun kız çocuğu varken.

Kadınlar hemcinsleri olmasına rağmen erkeklerden geri kalmamış. Porno film senaristi edasıyla (kendi tabirleriyle) “Arap çöllerinde”  pozisyondan pozisyona sokmuşlar kızı.

Şu ana kadar yazdıklarım muhtemel pek çoklarının hoşuna gitmedi. İçinden “Sen ne biçim Kemalistsin!” diye geçirenler olmuştur. Anlatayım ne biçim bir Kemalist olduğumu.

Safiye’nin videosunu paylaşıp küfürler etsem, intikam yeminleri savursam, aşağılasam -ki inanın içimden hiç gelmedi, yaşadığımız gerçeği değiştirecek mi?

Safiye ve onun gibilere bu cüreti kimler nasıl verdi? Pırıl pırıl bir genç kız nasıl bu hale geldi?

İlk kara çarşaflı kadını gördüğümde henüz 8-9 yaşlarındaydım. Muhtemel ilk değildir belki ama Atatürk ilke ve devrimlerini tanıdığım ve sorgulamaya başladığım ilk dönemler olmalı. Etrafımdaki büyükler bu durumu inanç özgürlüğü olarak açıklamıştı. Bir tarafta okullarda ders olarak öğretilen Kılık Kıyafet Devrimi, bir tarafta inanç özgürlüğü. İlginç bir çelişki. Belki de tam bir şuursuzluk hali…

Bizler, yaşıtlarım çocuktuk, elimizden bir şey gelmiyordu. Peki ya kendine Atatürkçü, cumhuriyetçi diyen büyükler? Öğretmenler? Devrimciler? Asker düşmanlığını ön plana koyup 28 Şubat kararlarına sahip çık(a)mayan laikler?

Bu güne bir bakalım, Atatürk’ün hangi devrimine sahip çıkabildik?

* Kılık kıyafet devrimi mi? 
Etraf kara çarşaflı ve burkalı dolu. Televizyonlar sarıklı-cübbeli tarikat şeyhlerinin programlarından geçilmiyor. Bizzat Atatürk tarafından kapatılan ve yasaklanan tarikatlar ülkenin yönetimini ele geçirmiş durumda. Kendi ağzıyla şeriatçı olduğunu söyleyen zat başkan seçildi. Onu başkan yapmamak için başka şeriatçıların (Akşener ve Karamollaoğulu) peşine takılan söz de Atatürkçüler… Ama bizim gücümüz Safiye’ye yetiyor. Oldukça acınası bir durum…

* Harf devrimi mi? Tevhid-i Tedrisat ( öğretim birliği yasası ) kanunu mu? 
Kız ve erkek çocuklarının ayrı okul ve sınıflarda okutulduğu, yabancı dille eğitimin yapıldığı, ana dilde eğitimi savunan partilere oy veren sözde Atatürkçülerin olduğu bir Türkiye’de bizim gücümüz Safiye’ye mi yetti?

Tek tek yazmaya gerek yok aslında. Laiklik ilkesi ayaklar altında. Saatin değişti, saatin! Atatürk’ün halkına miras bıraktığı AOÇ (Atatürk Orman Çiftliği)’de Saray yükseliyor. Bir kısmı Amerikan Büyükelçiliği’ne satıldı. Kaldırılan saltanat başkanlık sistemi adı altında geri geldi. Ülkenin rejimi değişti yahu rejimi!

Ama biz Safiye ile uğraşıyoruz. Neden? Çünkü Atatürk’e küfür etti. Atatürk’ün tüm devrim ve ilkelerinin ayaklar altına alınmasına müsaade ederiz ama küfredilmesine asla! Kanla, göz yaşıyla inşaa edilen bir ülkeyi sandıkla teslim ederiz, gıkımız bile çıkmaz. Bu hakaret ve ihanet sayılmaz, yeter ki genç bir kız çıkıp aptalca laflar etmesin.

Ben size bir şey söyleyeyim mi? Eğer Atatürk’ü koruma kanunu olmasaydı eminim bu tepkiyi de veremeyecektiniz. Çünkü gücümüz Safiye gibi gençlere yetiyor. Ağız dolusu küfür etmek içimizi rahatlatıyor. Atatürk’ün mirasına sahip çıkamayan “hayırsız evlatlar” olarak kendimizi böyle tatmin ediyoruz.

Hoşunuza gitmedi değil mi? Gitmez!

Bu aralar gerçekler kimsenin hoşuna gitmiyor…

Funda ÇAKAR

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?