Son Dakika Haberler

Aylaklığa sövgü / Şeytan Tırnağı

Aylaklığa sövgü / Şeytan Tırnağı
Yorum Yap

AYLAKLIĞA SÖVGÜ

Şaşkın ördeğin, aylak bakkalını bulduğu ayakyolu, sonunda taşıp yurdun tüm geneline kokusunu salmışken, neyin kimsesizliğinden yakınır durur bu yalnızlar? Edebiyat desen, o-hooo, yani ad Ali’nin, kıç Veli’nin; ama olsun, pasajlarla süslenen yılık cilvelerle nice yuvalar kurulur bu alemde. Ördek şaşkın dediysek, iki Cemal Süreya şiirine düşecek kadar da “hafif” değil; bir süredir daha “Batılılar”, pembe panjurlar zamanla dayatılacak; önce Camus’nün koyu perdeli loş odası ya da Steinbeck’in gazabı! Edebiyat koltuk değneğiyken, siyaset de “yürüteç” burada. Aylak olanın dimağı yok düşünmeye; ezberle girer siyasete. “Tartarken” iki gramı göreni de bilimi protez eder kendine. Takar onu koluna, bakar yoluna. Ördek tarafından seçilecek ya, biraz da imaj kasar. Köse de olsa, illaki kıl! Kenef sazlığına bira köpüğü yapışmış, alt dudağıyla tüylerini emerken, aklının odalarından libidosu sızar; ama ne sızmak?! Girişkenlik sarar tavırlarını, sanırsın “piyade tüfeği” var!

Acıkacak diye ıkınmaya korkan aylak, ilk görüşmede Blanc üstüne Blanc açtırabilir; yarın içmeye ayranı olmayacak ama geceyi ördeğiyle geçirebilir. Yaşanmışlığı çoktur; çok kadın görmüştür. Taşa sürtmüştür; dağ deldim diyecektir. Başında kavak yelleri kabak patlatmıştır; başı belalıdır. Sorsan, inandığı yoktur aşka, ama ya tutarsa?!

“O kadın… pardon, ördek… sen olabilirsin”, “sekizincisi yeni bulunuyor da yedi kıtayı gezdim; kıta kıta seviştim”, “üç ördeğe tek tüfek hallendim”, “Ben mi? Kıskanmam… Bir hastalık o… Kötü bir hast… hassssss… Eski eşinle arkadaşsınız yani??”
Bozsan, hırslanıp buzdolabına stokladığı çiğ tavuğa hallenecek; bozmasan, daha masadayken pantolonunu çözecek!

Kayar eğrisi, dengesi ama neticede arz-talep meselesi. Aylağı aylak yapan, ördeğin ta kendisi!

ŞAŞKIN ÖRDEK YAVRUSSSSU

“Yavrunun” okuduklarından belleğine kalan önsözün iki cümlesi, bir de arka kapak özeti. Umuyor ki şuncacık birikimiyle ya meclise girecek ya dünyaevine! Evde kedileri var, sanılmasın sevdiğinden; inceleyip “catwalk” öğrenecek garibimden! Ne yazık ki doğuştan paytak, güleryüzü de pek yalpak.

İçeriğe bön bakan “o dernek senin, bu toplantı benim” gezentisi, muhakkak ki bir idealistin özentisi! Bilmem kimin çok önemli söyleşisi, “Dünya’yı Biz Kurtacağız Konferansı”, “Vatan Millet Sakarya Toplantısı”; “Asla Yalnız Yürümeyeceksin Yürüyüşü”, “Erkekleri Öldüreceğiz Test Sürüşü”!
Buralarda ne aradığını sorana “Bir kısmete bakıp çıkacaktım” demez elbette. Oysa daha dün sağ elde zafer işareti, sol yumruk arşa; asıl inandığı yol, sadece bacak omuza! Paytak ve şaşkın da olsa, bol malzemos dişidir oysa; ne hacet her değerin içini hortumlamasına?

Fakir edebiyatının da ekmeğini yer, düşmez ağzından ödediği bedeller: “Ben bu merdivenleri basa basa çıktım; vekil Ahmet’in kafasına; gazeteci Mehmet’in omzuna!”
Olmuş da pişmiştir artık; demlenmek için geriye sanata salça olmak kalmıştır. Yeteneği, oyun hamurundan yılan yapmaya kadar müsaade eder; ama o ebruya göz diker. Mahareti sirke ve kilden anti-aging maske sıfatına anca yeter; o, Davud Heykelinin replikasını ağlatacaktır illaki! Beyni, dünün türkücüsü zamane Kubrick’inin kafasına kaktığını zorlama mesajları güç bela alırken o, Taviani Kardeşler eleştirisi düzer.

Ya “Giderli Şarkılar”la evinde gizlice kopar ya da “Aldatıldım”lar dinleyip zırıldar; ama siz onunla Madama Butterfly’da ağlarken tanışırsınız.
Bir bakar ki, aylağında vazopressinin yerinde yeller esiyor; vazgeçer gönül verdiği, kanıta dayalı somut bilimden; jübilesini yapar inançsızlıklar veya az inananlar derneklerinden – kimseler duymasın – gizliden hidayete erer! Odur papatya falından öte okült öğreti bilmediğinden üfürükçüye giden, “büyülerden büyü beğen!”

Ve elde var bir aylak; abuk sabuk mecnun, bir de ördek; şaşkınlığından memnun…

Şeytan Tırnağı

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: