Ben Kızılbaşım / Tülay Yıldırım EDE

Ben Kızılbaşım

Darbe bir ülkeden ne kadar götürüyorsa, OHAL süreci de o kadar götürüyor muhakkak. Suçlular yanında suçsuz olanlar da yanıyor çoğunlukla. Sadece kişiler değil, kurumlar da nasibini alıyor bu yangından.

OHAL ile birlikte birçok insan işsiz kaldı, birçok kişi tutuklandı ve yine birçok gazete, yayınevi, radyo, dergi vs kapatıldı. Ki onlardan biri de Alevilerin kanalı olan TV10.

TV10 ekibi ve destekçileri haftalardır her cumartesi günü toplanıp bu haksızlığa karşı direnişlerini sürdürüyor. Sadece kendileri adına değil, tüm basın, tüm insanlar adına direniyorlar. Geçtiğimiz hafta 56. kez toplanılıp bir kez daha haksızlığa tepki gösterildi. Bizler de destek için oradaydık. Ancak şu an değinmek istediğim farklı bir mevzu. Direniş sırasında şahit olduğum bir olayı paylaşmak istiyorum sizlerle.

TV10 yönetim kurulu başkanı Veli Büyükşahin konuşma yapıyordu. Bizler de pankartlarımız, sesimiz ile ses oluyorduk. Haliyle merak eden durup dinliyor ve pankartları okuyordu. Polis kortejine bir anne ve 2 kızı yaklaştı. Pankartları okudular ve anne okur okumaz kızlarını çekiştirmeye başladı. “Bunlar Alevi. Erdoğan düşmanları. Bakmayın, çabuk gidiyoruz” diyerek çocuklarıyla uzaklaştı oradan.

Alevileri bu denli kötü gösteren bir zihniyetin getirisi de böyle oluyor elbette. Hiçbir tarihte Alevilerin katliam yaptığını görmemişsinizdir. Hiçbir canlıya zarar verdiklerine şahit olamazsınız. Her canlı kutsaldır onlar için. Sevgi, kardeşlik, dostluk, barış gibi unsurlar düşmez dillerinden. Türküleri de, eylemleri de hep bu yöndedir. İnsan ayırt etmezler. Herkese açarlar kollarını. Ancak bu ülkede ötelenen yine de onlar olurlar. Çünkü malum zihniyete göre onlar sapıktır, yoldan çıkmıştır. Sünni baskısı altında varlık mücadelesi vermekle geçiyor Alevilerin ömrü ama yine de düşman onlar öyle mi!

Onca Alevi katledildi şimdiye kadar; çoklarcası zulüm gördü ve çoklarcası da işinden edildi, ötelendi. Fakat yine de sevgiyi, barışı bırakmadılar asla. Asıl onlara bunları reva görenlere düşman olmaları gerekirken, onlar yine de vazgeçmediler insanlık adına direnmekten.

Tüm bunlar olurken, bir de Meral Akşener’in Alevi açılımı düştü gündeme. Açılım şu şekilde:

Din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarında Alevilik ile ilgili verilen bilgiler ve cemevi konusu dahil Alevilerin bütün sorunlarıyla ilgilenecek ve dini ihtiyaçları karşılanacak. Alevi kültürünün inanış ve uygulamalarını çalışacak bağımsız bir ‘Araştırma Merkezi’ kurulacak. Ülkemizde ve ülke sınırları dışında bulunan Alevi kültür mirasının envanteri çıkarılacak tahrip olan eserlerin restorasyonu yapılacak”

Akşener, MHP zihniyetinden gelip parti kurmuş bir kişi. Keza destekçileri de öyle. Bir partiye “İyi” ismi koymakla iyi olunmuyor elbette. Siyaseti iyi bildiği muhakkak. Hemen bir kesimi kullanarak açılım yaptığına göre! Her açılım yapana inanıp oy verseydik, faşist/onursuz olurduk kesinlikle! Akşener’in yaptığı sadece oy toplama politikası. Aleviler üzerinden bu oyuna başlaması yeterince mide bulandırıcı. Şimdiye kadar hangi Alevinin yanında olup destek sağlamışlar diye sorsak, gıkları çıkmayacaktır hiçbirinin.

Bizler sizlerin oyunlarını biliyor ve görüyoruz. İster Alevi olsun ister Sünni, merkezine “insan”ın, “canlı”nın değerliliğini koymuş hiçbir kişi kanmayacaktır bu oyuna! İnsan, hayvan, doğa, siyasete alet edilemeyecek kadar kutsal ögelerdir ve asla izin vermeyeceğiz pis ellerinizle bu kutsalları kirletmenize!

Hızır Alevilerin yoldaşı olsun diyerek, sözü bir Alevi deyişine bırakıyorum…

Yezit’e Lanet

Ben Kızılbaşım

Yanıyorum dört yanım ateş
Sivas’ta semah dön döne on binlere karşı otuz beş
Dersim’de deyiş söyleye söyleye binlerce kez
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Ben Kızılbaşım

Dara dururum hak divanında
Pir Sultan olurum kadı huzurunda
Seyit Rıza olurum efendiler katında
Ben Kızılbaş evladı Kerbelayım
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Ben Kızılbaşım

Kızıbaş demiş bana gidi yezit
Önünde baş eğmediğim it oğlu it
Tarih olsun ki bana şahit
Ben Kızılbaş evladı Kerbelayım
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Ben Kızılbaşım

Erenler dilinde türkü olur söylenirim
Bin defa Kerbelada kum olurum
Susuz kalır divane olurum
Kellemi ortaya koyup yezide nalet okurum
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum

Ben Kızılbaşım

Sesim çığlık çığlık faşiste etmem kulluk…
Bin yanar bin bir anadan doğarım…
Ali’den geldim, Pir Sultan Abdal aşkına semah dönerim …
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Tülay Yıldırım EDE


Tülay Yıldırım EDE Kimdir?

Selçuk üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü mezunu.

Medya ve İletişim bölümünde eğitimine devam etmektedir.

2008 yılından bu yana gazetecilik yapıyor.

Yeni Marmara Gazetesi, Bölgede Değişim Gazetesi, Yerel Gaste’de köşe yazarlığı ve araştırmacı gazeteci konumunda görev aldı.

Yazıları yerli/yabancı dergi ve sitelerde yayımlandı.

Basılmış bir kitabı ile biri şiir kitabı olmak üzere basıma hazır iki kitabı bulunmaktadır.

Ab-ı Hayat, İştiraki, Devrim, Sosyal Adalet dergilerinde çalışmaları yer almıştır.

Birçok sitede editörlük yaptı.

Uzun yıllardır aktif olarak din, dil, ırk ayırt etmeksizin gerek maddi gerekse manevi olarak ezilenler, mazlumlar, ihtiyaç sahipleri için mücadele etmektedir. Türkiye’deki Afrikalılar, sokak çocukları, evsizler, Suriyeli göçmenler, Ezidiler, translar, zorla fuhuş yaptırılan seks işçileri vs ile adalet ve özgürlük noktasında haksızlığa uğrayan tüm insanlar için.

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?