arap porno sikiş izle bridalarabia.com arap porno hd porno pornovideolab

Ben Sizinle Aynı Gemide Değilim / Serhat HALİS

Ben Sizinle Aynı Gemide Değilim

Son aylarda ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte bir takım milliciler “hepimiz aynı gemideyiz” çığırtkanlığına başladı. Bu koroya katılanlar, “milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde” diye söze başlayan evveliyatlarıyla, ağızlarının ortasına kürekle vurmak istediğimiz o kadim cenahtan oluşuyor. Bu çığırtkan koro, her fırsatta insanlara, geminin batması durumunda hepimizin akıbetinin suyun dibini boylamak olacağını vurgulayarak korku salıyor.

Peki, bu cenah burada batma tehlikesi bulunan gemi metaforuyla neyi kastediyor? Özcesi; ülkenin ekonomik bir kriz neticesinde çökme riskini. Çözüm önerisi olarak da; kemerleri sıkma, azla yetinme, tepedekilerin icraatlarına karşı koymama ve hatta onları eleştirmeme gibi bir norm koyuyor ortaya.

Diyelim ki, gerçekten de iddia edildiği gibi hepimiz aynı gemideyiz ve su almaya başlayan gemiye canhıraş bir el birliğiyle müdahale etmezsek gemi batacak. Bu durumda ortalama bir yaşam azmine sahip her insan, gemiyi, onu paylaştığı diğer insanlarla ortak hareket ederek kurtarmaya çalışacaktır. Madem öyle, o zaman ortalama bir zekâya sahip her insanın şunları dillendirmesi gerekmez mi?

-Madem hepimiz aynı gemideyiz, ben kemerleri sıkarken, onlar neden sıkmıyor?

-Bana yastık altındaki altınları çıkar derken, kendilerinin İsviçre bankalarının mahzenlerinde yatan altın stokları neden günde güne şişiyor?

-“Dolarları bozdurun” diyorlar, oysa kendileri, banka hesaplarındaki dolarlarıyla servetlerine servet katmaya devam ediyor.

-Nasıl oluyor da, benim 500 liralık mutfak masrafımı kısmam gerektiğini söyleyenler Saray’ın aylık 120 bin liralıyı bulan mutfak giderinde en ufak bir laf etmiyor?

-Nasıl oluyor da gemi batarken Saray’ın temizliği için yılda 2 milyon lira harcanabiliyor? Hani hepimiz aynı gemideydik?

-Madem hepimiz aynı gemideyiz, benden kemerimi sıkmam istenirken, cumhurbaşkanının kullandığı araçların lastikleri için bile 728 bin lira harcanmasına neden tek laf etmiyorlar?

Kaldı ki bu gemiyi batıranlar kim?

Gemiyi kurtarmak için en önde çabalaması gerekenler, geminin batmasına vesile olanlar değil mi? Gemi su alırken hiçbiri ortalıkta yok, hepsi kaptan köşkünde rahatlarına bakıyor. Oysa bu tablonun tanrıları onlar.

Ülke yabancı sermayeye peşkeş çekildi. Özelleştirme adı altında kamuya ait olan fabrikalar, arsalar, çiftlikler, binalar ve ormanlar satıldı. Bütün devlet sermayesi yandaşlara servet haline getirildi. Bundan 3 nesil sonra doğacak çocukların ödeyeceği borçlarla köşklerde zevküsefa sürüldü. Denetleyeni yok, soranı yok, eleştireni yok, yazanı-çizeni yok. Polis onların, asker onların, hukuk onların, akademi onların; yargı onların, yürütme onların, yasama onların, medya onların; kısaca her şey onların. Tüm bunlara rağmen bu, “aynı gemideyiz” martavalını yutacak mıyız? Diyelim ki hepimiz aynı gemideyiz salaklığına uyup, elbirliğiyle gemiyi kurtardık, sonrası ne olacak sanıyorsunuz? Ne olacağını söyleyeyim:

-Bizler yine en temel insani ihtiyaçlarımızı karşılamada bile zorlanır bir hayat sürmeye devam ederken; altın varaklı koltuklardan, ejder meyveli smothie içeceklerden oluşan saray sefası kaldığı yerden sürecek.

-Bizler yine en temel demokratik, anayasal, siyasal ve insani haklarımızdan yararlanamazken; tüm meydanlar, parklar ve eylemler bize yasaklanırken; onlar istedikleri meydanlarda, istedikleri etkinlikleri düzenleyebilecekler. Bizler “işimi istiyorum” gibi masum taleplerle oturma eylemi yaptığımızda bile darp edilip gözaltına alınırken; onlar ellerinde silahlarıyla kent meydanlarında istedikleri gibi bağırabilecekler.

-“Türbanlı bacılarımız” edebiyatıyla tüm köşe başlarını kapanlar; ülkenin siyasal, sosyal, ekonomik ve yaşamsal diğer tüm alanlarında ayrıcalıklı olmaya devam edecekler. Yine en başarılılarımızın hakları, mülakatlarda, çapsız ama yandaş olanlara kurban edilecek; yine kamu kuruluşlarında, akademilerde, belediyelerde, herhangi bir işe ya da kadroya alımlarda, öncelik hep onların olacak.

-Bizler yine zorunlu din derslerine maruz bırakılacağız ve bizlerden aldıkları vergilerle Diyanet’e 8 milyar lira verilecek. Ekonomik talan, rant, yandaş kayırma, işkence, hapis, baskı, zulüm, gözaltı yine kaldığı yerden devam edecek. Yani haklarımızı gasp etmeye, onurumuzu ve insanlığımızı elimizden almaya devam edecekler.

O zaman şunu yüksek sesle dillendirmek erdeme sahip biri için zaruridir: “Ben sizinle aynı gemide falan değilim”.

Olası bir faciada ekonomik, politik ve yaşamsal ayrıcalıklarını kaybedecek olanlar arasında da değilim. Zaten bu ayrıcalıklarımın hepsi elimden alınmış durumda. Bu gemi sizin geminiz, ben sadece geminin mahzeninde kürek çeken mahkûmum. Gemi batarsa benim kaybedeceğim çok bir şey yok, ama siz o devasa ayrıcalıklarınızın hepsini kaybedeceksiniz. Siz ayrıcalıklarınızı kaybetmeyin diye büyük çabalar sergileyecek değilim. Ne diyeyim; o halde geminiz batsın!

Serhat HALİS

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

%d blogcu bunu beğendi:

üniversiteli escort üniversiteli escort bayan yeni escort yeni escort bayan oral escort oral escort bayan antalya escort avcılar escort ataköy escort bakırköy escort escort istanbul bakırköy escort istanbul escort escort bayan esenyurt escort göztepe escort istanbul escort mecidiyeköy escort istanbul escort avcılar escort halkalı escort esenyurt escort kadıköy escort bostancı escort avcılar escort şirinevler escort istanbul eskort istanbul escort eskort bağcılar escort fatih escort grup escort avrupa yakası escort escort ataköy ataşehir escort ümraniye escort