Bir güdük diğer bir güdüğe demiş ki “Gel hadi swing”!

Bir güdük diğer bir güdüğe

demiş ki “Gel hadi swing”!

Vıcık vıcık duygu böcekliğiyle para kazanmış bir yazar, neden bir gün swinger üzerinden yeni kitabının reklam ve pazarlama işlerini yapmaya kalkar? Peki ‘aşk’ ve ‘hüzün’ü mide bulandıracak kadar çok kullanarak kitaplar yazan ve özelikle de kasaba taassubundan kentte gözü açılmaya çalışan genç kadınlar ve evliliğinden tiksinmiş orta yaşa merdiven dayamış kadınlardan büyük ilgi görür? Bu yazar, yıllar sonra artık ‘hafif kitap okumuşun arabesk duygu tacirliği’nde ekmek kalmadığını görünce, grup seks yaptığını söyleyip ardından Türkiyeli çiftlere swinger’ın bir çözüm olabiliceğini önerir? Bu yazar bunu önerdiğinde genci, orta yaşlısı ve yaşlısı tüm kadınlardan ‘gavat’ yakıştırması alacağını bilmez mi, bilir. ‘Duygu tacirliğinin bokunu çıkartan’ bir yazar bilir ki, bu ülkede bokunu çıkartmanın, para kazanmanın, o olmasa bile ününü korumanın yöntemi olduğunu.

Kitap satmak için iç gıcıklatmak
Ne yazık ki, tabu sayılan ama hemen herkesin beyninin bir yerinde gayet de iç gıcıklayıcı bir şekilde duran bir mesele grup seks, ama eğer grup seks yerine olaya swinger yani eş değiştirmeden girerseniz, gündeme lök gibi oturursunuz. Reklamın iyisi kötüsü olmaz, Cezmi Ersöz işte buradan yürüyor ve bence hedefine de ulaştı bile… Dört yıl sonra yazdığı kitabı ‘Şizofren Aşkın Günlükleri’ çok satacak (bu malların ota boka şizofreni yakıştırması da pek komik, ama karşılığı var. Ne hikmetse bu ülkenin gerizekalı kitap okuyanlarının çoğu şizofreniyi farklı olmak, havalı bir şey sanıyor, (yok ulan o bir mental hastalık özenilecek bir halt değil). Yani çok derken işte 10 ila 30 bin aralığında, bizim ülkede bu ‘çok satar’ olmak için yeterli…

Heves kursaktayken hakaret
kitabı ilk önce kapışacak olanlar ise sosyal medyada, kafede, barda ona ‘gavat’ diyen ultra feminist geçinen kadınlar olacak. Tabii ki onu bıyık altından gülerek eleştiren pek bir aydın ve özgürlükçü geçinen yandan ‘entelektüel’ erkekler de kitabı hatmedip, fırsat bulduğunda ‘iş bitirmek’ için malzeme yapacak. Dandik bir barda, sosyal medyada, artık nerede olursa… Topludan girip, swinger’dan bastırarak, farkındalık yaratma çabasının suyu çıkacak!

Sinek ikili kadar grupçu!
Oysa ki ‘vıcık vıcık duyguların güdük Cezmisi’, verdiği röportajda öyle çok saçmalıyor ki, anlıyorsunuz ki grup seksten anladığı iki kadınla bir üçlü denemiş olmak dışında, kesinlikle çeşitli bir grup yapmadığını ve biseksüel olmadığını özellikle vurgulamak ve de eş değiştirmeyi kendisi ve eşine değil, bu topluma önermekle kalıyor. Tabii burada bir de satır arası var, bu duygulu şey sekste başarılı (karşı cins fanlara öküzce mesaj) ama toplumu biliyor, toplum başarısız (yani ben buradayım diğer erkekleri sallayın).

Buradan da yazdığı yeni kitabın bir katmadeğeri, yani onu gerçekten bir şey sanan biraz saf ve bön kasabadan kente göçün dalgalı seyrine kapılmış birkaç kadınla cıvık bir ilişki yaşama ihtimali çıkar! Hem seksi biliyor, hem arabesk duyguların kitabını yazmış, hem de aslında oldukça içi boş bir yazardan daha iyi bir seçenek var mı böyle arayıştaki bir zümreye! Sonuçta bu serbest piyasa; güdük güdüğü güdük bir ortamda yakalar! Zira bu yazarın o zevzek kitaplarında hüzün ve aşk sözcüklerine kanan pek çok kadın olduğunu bilen biliyor.

Sapına kadar erkek ama!..
Ne yazık ki bu tip konular böyle kifayetsiz ve ikiyüzlü tipler tarafından gündeme geliyor bu ülkede… Söz gelimi grup seksi, özünde maço ve kıro biri gündeme getirmiş oluyor. Zira hemen altını kalın kalın çizmeye ihtiyaç duyuyor ki, biseksüel asla değil sapına kadar erkek ama aslında bir yandan da hafif psikanalizden de anlıyor, zira diyor ki; “Erkeğin anneyle, kendisiyle, kimliğiyle ilgili dertleri vardır. Seviştikten sonra onaylandığını düşünür. ‘Evet, bu kadın beni onayladı. Ben bir erkeğim’ der. Bunun yanı sıra ne kadar mükemmel sevişirse sevişsin, hep bir eksiklik duygusu duyar. Çünkü mutlaka o erkekten daha iyi sevişecek biri vardır. Bu yüzden yataktan yaralı kalkar. Cinsellik çoğu erkek için büyük bir yaradır.” Buradan duygulara bağlayacak, zevzekleşecek canısı!

Her sözünde maçoluk, gerilik ve grup seks ya da swinger’ı hiçbir zaman anlayamayacak bir ‘feodal karakter’ (kibar olsun diye bu saçma lafı kullandım, bal gibi hödük, feodal marksist literatürden çıkmış saçma bir laf hiçbir şeyi karşılamıyor) yatıyor. Daha devam edebilirim ama salla gitsin, bu kadarı bile fazla bu yazar için. Mesele şu ki, bu çeşit tabuları kaşıyarak ve aslında hiçbir şekilde içselleştirmemiş, sırf para ve ün için kullanan tipler yüzünden grup seks de, swinger da güme gidiyor.

Öncelikle şunu belirteyim, sekste özellikle bir şeye methiye düzülmez, yaşanır! Yani grup sekse katılan her kişi ne seks ilahı ya da ilahesi olur, ne de swinger’ı deneyen ya da bir tarz haline getiren çiftler her seks olayında uzman, aşmış karakterler falan!

Meraktan ‘bir kezciler’…
Çoğu erkek ve kadın için grup seks, bir ya da birkaç kez meraktan denenen ve sonra ya üzeri kapatılan ya da çok samimi çevrelerde hava atma malzemesi olarak kullanılan bir hikayedir. Çoğu erkek ve kadın bunu eş ve sevgilileriyle paylaşmayı pek de tercih etmez. Yine çoğu için grup seks hetero-şoven zihniyetlerinin gölgesinde kalır ya da böyle de suçlamayalım, işte sınır buradadır, tıpkı güdük Cezmi gibidir bakışları…

Tek sayı çoğunluğa ters!..
Tek sayılı grup seks ise genelde pek tercih edilmez, aslında grup seks diye yapılan bir tür çiftler arasında teşhir özelliği de taşıyan bir eşleşme üzerinden gider. Yani boşta kalma, joker olma ya da dönmeli grup seks biraz zorludur.

Çift hanelilerde ise eş değiştirme oranını bilemiyoruz, ama çok sıkıntılı olabileceğini tahmin edebiliriz. Zaten bu ülkede grup seks daha çok evli erkeklerle seks işçileri arasında yaşanır. Öyle olmasa bile, hani olaya para girmeden tümüyle gönüllülük temelinde olsa da, buna grup seksten çok, ‘birlikte çiftleşme’ demek daha doğru olur sanırım.

Bir bölüm insan için ise grup seks, sınırsız bir hedonizm meselesidir ve olabildiğince kendi içinde daha tutarlıdır, bu sebeple de heteroseksülellikten sıyrılmıştır. Orada herkese yer vardır, tabii bulunursa…

En ahlaki seçim olarak zevk
Bu son gruptaki insanların küçük bir bölümü içinse zevk almanın yanında bir arınma, ahlaki arınma özelliği de taşır grup seks. Çünkü utanmamayı, daha net söyleyeyim sekste utanmazlığı ve zor içermeyen talepkarlığı içinde barındırır, bir o kadar da sınırsız deneyselliği, tabii ki ortaklaşa onay üzerinden. Burada temel sorun bu gruba uygun ortakları bulmaktaki zorluktur. Zira bizzat biliyorum ki, bu tip teklifle gidilen ve pek çok şeyi aştığını söyleyen bir trans, böyle bir teklife, “Be senin sevgilin değil mi, bu kadarı da çüş artık” diyebilir! Ona göre her şey açıktır, ta ki ‘aşk’ın büyüsü girene kadar, sevgili olmaz, ayıptır zira!

Halbuki öneriyi getiren sevgiliyken, ki o kendini ‘sevgili’ değil “çözüm ortağı” olarak tanımlarken…

Yani öyle hikaye cinselliği eksik yaşayanlar için dört dörtlük bir reçete değildir… Çoğu kişide kontrendikasyon yaratabilir. Bambaşka sorunları, değişkenleri ve güzellikleri olan bir meseledir ki, bunu ‘cıvık duygu böcekleri’ anlayamaz, ancak işte böyle reklam malzemesi olarak kullanmaya kalkar.

Açık mısın, üstü açık mı uyudun?
Gelelim zurnanın zırt dediği yere, yani swinger’a… Zorlu iş… ‘Herkese göre değil’i bırakın, çok az çifte göre ancak… Deneysel olduğu kadar fazlaca da olgunluk isteyen bir olay. Zaten ‘open marriage’ ya da daha genel olarak ‘açık ilişki’de yine iğrendiğim bir söz olan ‘ruh ikizi’ değil, ama ‘davranışsal ve düşünsel ikiziniz’i bulmak gibi bir imkanınız olması gerek ki, neredeyse bu ülkede imkansız gibi bir şey.

Türkiye’de var mı, evet sınırlı oranda var, hatta bu insanlar bir aralar ev tutup, bir googlegroup kurup, olay bitince kapatıyorlardı. Kuralları da bir daha birbirini aramamaktı. Bir diğer kural da, ‘aşık olup’ tacizi ve her türlü adiliği yapmamaktı! Büyük olasılıkla da bir bölümü bunu içselleştirmiş, mutlu ve zevkli yaşıyorlardır. Ama bu hikaye, pek Türkiye’de yaygınlaşacak gibi görünmüyor. Hiç erkek egemen kültürle, gelenekle falan açıklamayın, bu güdük Cezmi’nin reklam için söyledikleri karşısında, onu ‘gavatlık’la suçlayan ve kendini feminist olarak tanımlayan tiplerin olduğu bir ülkedeyiz de ondan!

Sen hırtsan, o da gavat!
Meselemiz zira beyinle ilgili biraz. Mesele bireysel özgürlüğün en uç noktalarıyla ilgili de ondan… Öyle bir beyin bulmak da zor ve genelde bu tip ilişkileri başarıyla yaşayanlar da bunu tartışma konusu yapmayan, bundan ‘farkındalık’ yaratmaya çalışan insanlar değil, genelde beyaz yaka ve iyi eğitimli tipler, tartışmak ya da kişisel reklam yapmak gibi bir dertleri yok, hayatı istedikleri gibi yaşamak gibi bir hedefleri var. Paylaşılacak yerde paylaşıp sonra işlerine bakıyorlar. Diğerleri de onlar üzerinden ‘gavat’ benzeri eşek muhabbetiyle komplekslerini törpülüyor!

Ha bir de Cezmi var. Cezmi ne grup seks yapabilir ne de swinger. Cezmi o grupta bir trans olduğunu sonradan öğrense, ağlar ağlar! Grup da fark ederse saldırır, olay yapar. Ya da grupta görmez gelir de işini görür (iş diyorum zira adam geri ancak böyle görebilir, röportajdan çok net belli), sonra olay yapar!

Cezmi swinger yaparsa eşini ya da çözüm ortağını (pardon duygunun sümsük tüccarının ‘canısı’nı) öldürür! Cezmi ancak kitap reklamı yapar, Cezmi grup tüccarlığı yapar, Cezmi bırak swinger’ı, o anatomisiyle swing bile yapamaz! Ortaya böyle kendisi gibi güdük bir tartışma bırakıp imza gününe gider…

Şeytan Tırnağı

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?