Birleşik İşçi Kurultayı İstanbul’da gerçekleşti

Birleşik İşçi Kurultayı İstanbul’da gerçekleşti

İşçi gazetesinin düzenlediği Birleşik İşçi Kurultayı Su Tiyatrosu’nda iş cinayetlerinde yitirilenler adına saygı duruşuyla başladı.

Kurultaya farklı iş kollarından katılım oldu. Deri Konfeksiyonu, Tekstil, Kargo-Lojistik, Çağrı merkezi, turizm -otel, taşeron, inşaat, metal, market-mağaza, kitabevi çalışanları birçok sektör kurultayda yer aldı. Konuşmalarda meslek lisesi öğrencilerine de yer verildi. Çesitli sandıklardan ve kurumlardan da katılım oldu. Limter-İŞ’ten Kamber Saygılı da kurultaya katılanlar arasındaydı.

Özgür Narin ve KHK ile ihraç edilen Cemal Yıldırım, Birleşik Metal iş Sendika Uzmani İrfan Kaygısız da işçi hareketi üzerine sunum yaptı.

Kurultayda iş cinayetlerinde kaybedilen işçi gazetesi okuru Duran Baysal da unutulmadı.

Açılış konuşmasında İşçi Gazetesi temsilcisi İrfan Taşkıran, “Biz işçileriz, her gün hayatı yeniden yaratan, soğukta duraklarda titreyen de, kendini yakan da, her şeyi yaratan da biziz. Bu koşullarda bu kurultaya geldik. İşçilerin örgütsüz, sendikasız olduğunu görüyoruz. İşçilerin bugün ekmekten çok onura ihtiyacı var. İşimizi kaybedebiliriz, yarın bunları kazanmak mümkün ama onur kazanılmaz. Nerede işçi eylemi olsa, saldırıp tomaları gönderiyorlar. En çok biz işçilerin bir araya gelmesinden korkuyorlar. Bizleri atomize ediyorlar. Taşeron, özel sektör, yarı zamanlı gibi bölüyorlar. Bugün bunları engellemenin yolu örgütlenmektir. İşçilerin kendi öz örgütlülüklerini yaratması gerekmektedir. Bu kurultay bunu amaçlamaktadır. Bu kurultayın işçi sınıfının kaldıracı olması ümidi taşıyoruz.” dedi.

Deri Konfeksiyon işçileri adına konuşan Kenan Kalkan şunları söyledi:

“Bizim en büyük sorunumuz örgütsüzlük. Sigortasız çalışma, düşük ücret ve sezonluk gibi sorunlarla karşılaşıyoruz. Biz deri sektöründe bodrum katlarında çalışanlarız. Maaşlarımız yetersiz. Bu kötü koşullara yönelik 2013 yılında sendika üyesi olup bir grev başlattık ve hakkımızı aldık. Bu bizim birlik ve örgütlü olmamızdan kaynaklandı. Kendi gücümüzü görmeliyiz, köle değiliz.

Deri-Tabakhane sektörü başka bir çalışan ise; “Bizlere kürsü ve konuşma hakkı verilmediği bu günlerde bu kurultayda olmaktan mutluluk duyuyorum. Bizler yoğun kimyasal ve makine gürültüsü olan ortamlarda çalışıyoruz. Bunun yanı sıra can güvenliği yok ve zorunlu mesai var.” dedi.

Kurultayı selamlayarak söze başlayan Limter İŞ’ten Kamber Saygılı, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Dünyada çoğuz ama çok olmak yetmiyor. Bizi yönetenler çok az. Ama önemli olan örgütlü olmak. “Örgütlüysek her şeyiz; değilsek hiçbir şeyiz” olan kurultayın şiarı çok anlamlı. Binler olabiliriz ama örgütlüysek milyonlarız.

Bir tekstil çalışanı ise şunları kaydetti:

“Kayıt dışı ve çocuk işçi, göçmen işçi bu iş kolunda çok yoğun. Ağırlıklı olarak ise kadınlar çalışıyor. En temel sorun, aldığımız ücretin az ve işçinin söz hakkı olmaması. Çocuklar asgari ücret altında çalıştırılıyor. İş kazaları da çok yoğun. Sınıf bilincinin olmaması örgütlenmemizde oldukça engel. Kadın işçilere yönelik çok fazla  yönelik taciz oluyor. Çalıştığımız iş yerinde buna yönelik çalışmalar başlattık.”

Kargo-Lojistik Çalışanı ise “yoğun taşeronlaştırma, yoğun tempo, kötü yemek, psikolojik baskı, sendikasızlık başlıca sorunlarımız.” dedi. Çalışan, “Yemeklerden salyangoz çıktığını bile gördüm.” ifadelerini kullandı.

Kurultaya Soma maden işçisi de katıldı.

Katılan tüm işçiler doğal delege olarak kurultayda yer aldı.

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?