Bitmeyen sürgün, büyüyen özlem / Tarık TOPÇU

Bitmeyen sürgün, büyüyen özlem

“Atalarının 1864 yılında sürgün edildiği anavatanına dönüş yapıp Kabardey Balkarya Devlet Üniversitesi’nde geçen sene Rusça eğitimi gören, bu sene de Alman Dili ve Edebiyatı bölümüne kayıt yaptıran TC vatandaşı Tarık Topçu’nun 23 Mayıs 2018’de aldığı 3 yıllık oturum izni iptal edildi ve kendisinden Rusya Federasyonu’nu terk etmesi isteniyor…”

Geçen sene geldim dedemin babası Yemsih’in 1864’te sürgün edildiği; kendimi bildim bileli “vatanım” dediğim Çerkesya’nın kalbi Nalçık’a. Burada çalışmak, yaşamak ve ölünce yedi kat dibine gömülmek istiyordum…

Rusça ( ve Çerkesçe ) öğrenmek için KBGU’ya kayıt yaptırdım. Çünkü burada sosyal kültürel ilişkilere girebilmek, insanlarla iletişim kurabilmek için önce dil öğrenmem gerekiyordu. Artı, belki üniversitede gençlere Almanca dersleri verir, akademik yaşama katkım olur diye düşündüm.

Uzun yıllar yaşadığım ve vatandaşı olduğum Almanya’da, Yunanistan’da, İtalya’da, İspanya’da… alıştığım yaşam standartı yoktu belki Nalçık’ta ama artık “vatanımda”yım, “köklerime, ait olduğum yere döndüm” diyordum.

Mutluydum. Bu sene evimi yaptıracak, belki annemi de buraya getirecektim.

Olmadı. 19 Eylül’de Yabancılar Polisi’nden aldığım bir mektupla, oturumumun iptal edildiğini öğrendim. Ve RF’nu terk etmemi istiyorlar. Anayasaya bir şeyler yapmışım. Bu ülke için tehlikeliymişim… falan filan. Üzgünüm, ama hukuki olarak ne yapılması gerekiyorsa yapacağım, hakkımı arayacağım.

Çünkü burası benim vatanım. Dağlarında, nehirlerinde, ağacının yeşilinde ve kuş seslerinde atalarımı ve geleceğimi görüyorum. Sokaklarında, pazarlarında dolaşmaktan haz alıyorum. Tam olarak anlamasam da sokakta, bakkalda, parkta, minibüste… Çerkesçe duymak beni mutlu ediyor.

Diasporada milyonlarcayız, ama dilimizi, kültürümüzü, gelenek göreneklerimizi yaşatamıyoruz. Yok oluyoruz. Çünkü yaşadığımız ülkelerde azınlığız, dağınığız. Bizim kimliğimizi koruyabilmemiz, geleceğimizi garanti altına alabilmemiz için yeniden vatanımızda birlik olmamız, bunun için vatana dönmemiz gerekiyor.

Belki de “suç”um bu düşüncelerimi anlatmak, yazıp çizmek! Ve vatana dönmek.

Şimdiye kadar hiçbir etnik-dini topluluğa düşmanlık yapmadım. Tarihin tekerleğinin geriye dönmeyeceğine, ayaklarımız-geçmişimiz çamura batmışsa da, yüzümüzü güneşe-geleceğe dönmemiz gerektiğine inandım. Hayalini kurduğum bu gelecekte insan haklarına saygı var, demokratik hak ve özgürlükler var, hukuk ve adalet var. Barış ve kardeşlik var!

Rusya Federasyonu büyük bir ülke. Bu koca coğrafyada bize, artık vatanında yaşamak isteyen birkaç bin Çerkese de yer olmalı. Sürgün bitmeli…

Adalete susadık… Özlemimiz büyüdü…

Tarık TOPÇU ( Hatko Schamis )

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?