Bu da devletin “anne” istismarı / Öykü ARICA - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Bu da devletin “anne” istismarı / Öykü ARICA

Bu da devletin “anne” istismarı / Öykü ARICA
Yorum Yap

Bu da devletin “anne” istismarı…

Terör örgütü PKK’nin ortadan kaybolan gençleri alıkoyup militan yaptığına dair öne sürülen iddialar dahilinde annelerin bir haftayı aşkın süredir Diyarbakır HDP İl Binası önünde devam ettirdikleri eylem, vatandaşın gündeminde… En çok da galeyancıların.

Ne eylemi bu?

Türkiye’nin resmi, siyasi bir partisi olan HDP’ye yönelik “çocuğumun beynini yıkayıp PKK’ye verdi” eylemi…

“PKK’nin esir aldığı çocuğumu sen özgürleştir” eylemi…

Kim söyledi anneye bunu?

“HDP, 2016’da PKK’lilerin üstlendiği patlamadaki merhum canlı bombanın evine taziyeye gitti…” Başka? “Eee… HDP işte. HDPKK!”

“Anne ahına gelmemek için” baştan belirteyim; annenin, evladını ararken, aklının iplerini salması kadar olağan pek az durum vardır; markette farklı reyonlara daldığımızda endişelenendir “anne.” Parkta çocukların arasına karışıp, kadrajından çıktığımızda ayaklanandır o. Hal böyle duyarlı olunca birtakım “efektif güçler”in, annelerin iyi bilinen itkisel özelliklerinden biri olan koruma içgüsününü, kendi emeline hizmet ettirecek minvalde davranması kaçınılmazdır. Hele ki bu güç, içinde yaşadığı; ama siyasal tarihine ve konjonktürüne hakim olmadığı ülkenin vatandaşı olan annenin, “hedeflediği” zihnini yorulmaksızın yönlendirebiliyorsa, yani annenin cehaletinden nemalanıyorsa, annelerin eyleme yönelik güdümlenmesi, hatta gazlanıp ateşlenmesi tabiidir.

Burada annelerin – hatta ailelerin birikim düzeyi, zamanında ne gibi politik durumlarla yüzleştiği (ya da yüzleşmediği), yani deneyim kumbarası; nerede, ne okuduğu ehemmiyet taşımaz; çünkü anne, annedir. O sabun köpüğü kadar hassas olandır, yumuşak karnı da evladıdır; çok kolay yakalanabilen bu hassas bölge, “hedefe on ikiden saplamak” adına elverişlidir.

BENİM ANNEM CUMARTESİ; SENİNKİ PAZAR!

Faili meçhul siyasi cinayetlerde yok edilen çocuklarının kemiklerini, onların hakkını; bir başka anne aynı acıyla sınanmasın diye yirmi yılı aşkın bir süredir oturma eylemi yapan, bu eylemlerde hükümetin üniformalı adalet servisi elemanlarının hakaretlerine ve saldırısına uğrayan Cumartesi Anneleri’ne hak ettikleri ve aradıkları verildiğinde, siz de aynı adaletten faydalanabileceksiniz aslında, Evlat Nöbeti Anneleri!

HUKUK DEVLETİNDE İŞLER, BÖYLE Mİ İŞLER?

HDP’yi ve meseleyi hukuka, kanuna; ayrıca “etiğe” bağlı olarak değerlendirenleri terörist ve benzeri yaftalarla etiketleyenlere, günlük yaşamı terörize edip ölümle sonuçlanacak eylemlerde bulunan her topluluğu, otonomu, örgütü “organize terör örgütü” olarak kabul ettiğimi vurgulayayım. HDP içindeki çatı örgüt KCK’nın mevcudiyetiyle birlikte PKK bağlantıları tartışmaya daima açıktır, ancak bir teröristin taziyesine partinin o dönemki eşbaşkanının gitmesi, tartışmada destek alınacak bir durum olamaz; etik algısında durumun üzerinde durulabilir ve fakat yasalarla değerlendirilemez. Bir partinin kapatılmasını istemek için geçerli gerekçe de taziye olamaz; zira kim, kimin taziyesine gitmek isterse, orada bulunur.

Demokrasinin gereği bu “bulunabilme, yapabilme” halidir. Terör örgütlerine isteyerek katılmış ve/veya alıkonarak içine çekilmiş o çocuklar ise Türkiye vatandaşıdır. Türkiye’yi bağlayan her meselenin muhatabı ise Türkiye Cumhuriyeti değil midir?

“Bir şekilde” seçilmiş cumhurbaşkanı, mevcut iktidar, belirli anayasal hükümet doğrultusunda meseleyi ele almakla mükelleftir; burada, ülkenin resmi bir partisinin il binası önünde, HDP’nin bina merdivenlerinde tünemenin faydası olmadığı gibi hukuki hiçbir geçerliliği, aklanabilirliği olamaz ve dahi medeni kanuna göre, işgalin böylesinin bir cezası vardır!

Yok edilmesine gayret gösterilen belirli anayasal rejimi izlemek zorunda olan bir iktidar var; yanında da ihlal edilen anayasal “dizge” var… Burada açıkça bir partiye yönelik, terör dahilinde, halka verilen gaz var; arka planda ise daima bir hak ihlalleri mevcut; oysa hukuk devletinle işler, böyle mi işler?

SANATÇI ARTIKLARI YEMLENİYOR!

Oysa HDP önüne giden, satılmış medyanın açık artırmasında hiç parasına gitmiş, insan bozması onursuzları; yani sözde sanatçı, özde her siyasi dalavereye elinde tuzlukla koşan; karnı tok, gözü aç, bu “her devrin yılışığı” güruhun bulunduğu her yer, olayların içyüzünü görmeye yeterli olmalı.

Görülmese dahi, en azından şöyle bir göz atmaya illa ki teşvik etmelidir.

Öykü ARICA

https://twitter.com/oykuarica?s=08

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: