CHP Milletvekili aday adayı Banu Özdemir: Türkiye’nin tecrübe ile harmanlanmış dinamizme ihtiyacı var.

CHP Milletvekili aday adayı Banu Özdemir: Türkiye’nin tecrübe ile harmanlanmış dinamizme ihtiyacı var.

CHP İzmir İl Başkan Yardımcılığından istifa edip milletvekili aday adayı olan siyaset bilimci Banu Özdemir ile hayvan haklarından, LGBT haklarına, kadın sorunundan seçim sürecine kadar geniş bir yelpazede sorunları konuştuk.

Türkiye’de ne yazık ki kadınlara şiddet uygulanıyor. Hatta öyle bir durumdaki bazı cezalar tutuklamalar toplumsal tepkiyle sağlanabiliyor. Seçilirseniz bu konuya nasıl yaklaşacaksınız?

Kadın-erkek eşitliğini anayasal düzlemde birçok ülkeden daha önce sağlamış bir ülke olsak da, ne acıdır ki 16 yıldır toplumsal yaşamda kazanılmış haklarımızı kullanamamaktayız. Bunun sebebi her fırsatta kadın kimliği üstünde tahakküm kuran, kadınları 2.sınıf birey olarak statülendirip toplumsal yaşamdan soyutlama gayreti içinde bulunan iktidardır. Artan şiddet olaylarının, normalleştirilmeye çalışılan taciz, tecavüz ve ölümlerinin de sebebi budur. Bu alanda ciddi mücadele veren sivil toplum kuruluşları var. Ben de hem siyasi platformlarda hem de üyesi bulunduğum sivil toplum kuruluşları ile bu mücadeleyi büyütmeye çalışanlardanım.

İzmir’de polisin koruması altında iken öldürülen rahmetli Ferdane Çöl’ün annesi 80 yaşındaki Suna Teyzenin, mahkeme koridorlarında adalet diye haykıran buruk sesi hala kulaklarımda. Ülkenin bu utancına hep birlikte son vermek zorundayız.

LGBT’li bireyleri ötekileştiren, onlara sözlü hatta fiziksel şiddete varan tepkiler var. Bu durumu nasıl düzeltmeyi düşünüyorsunuz?

•Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa karşı gerekli ve yeterli yasal korumayı sağlamak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne taraf olan tüm devletlerin yükümlülüğüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen devletler, bireylerin cinsel yönelim veya cinsiyet kimlikleri nedeni ile hak mağduriyeti yaşamasına sebep oluyor.

Hep söylerim nefret söylemleri nefret suçlarını tetikler.

Bugün LGBTİ bireylerinin toplumsal yaşamda yaşadıkları her türlü baskının, fiziksel, cinsel ve psikolojik saldırıların sebebi ötekileştiriciliği şiar edinmiş homofobik iktidardır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Seçim Bildirgemizde LGBTI haklarına en geniş yer veren partiydik. Bizim için LGBTİ Hakları İnsan Hakları meselesidir.
İstihdam, eğitim, sağlık gibi temel haklar başta olmak tüm anayasal hak ve özgürlüklerden eşit yurttaşlık çerçevesinde yararlanmaları adına çalışmalar yapacağız.

Ülkemizde şiddete hatta cinsel istismara maruz kalan hayvanlar var. Ne yazık ki çoğuna hiçbir yaptırım uygulanmıyor. Sizi köpeğiniz ile birlikte ekran karşında hem sesli hem işaret dili ile çektiğiniz ‘Hayır’ videonuzla da biliyoruz. Bizlerden sadece sevgi bekleyen bu dostlarımızla ilgili çalışmalarınız nelerdir?

En hassas olduğum konulardan biri.
Yaşadığımız coğrafyanın en dezavantajlı gruplarından biri candostları. Gayrimeşru referandum zamanı sesimiz sizlerle çoğalmıştı. Amaçlarımızdan biri de eşit yaşam hakkına farkındalık yaratmaktı. Bunun çözümü belli. Can dostlarını sahipli/sahipsiz olarak ayıran, onları ‘mal’ olarak tanımlayan kanunun değişmesi. CHP grubu milletvekillerimiz mecliste defalarca dile getirdiler. Nitekim üyesi bulunduğum HAYTAP da kamusal alanda ciddi çalışmalar yaptı, hala yapıyor. Seçilirsem yemin törenine candostum ve onların hak savunucuları ile birlikte geleceğim.

O yasayı değiştireceğiz. Belediyelerimizde can dostlarına yönelik örnek çalışmaların tüm ülkeye yayılması adına da yasal düzenlemeler şart.

Bazı araştırma şirketlerinin yaptığı anketlerde HDP baraj altı görünüyor. %18’lik bir Kürt nüfusu ortada iken onların barajı aşmaması milli iradeye darbe vurmuş olmaz mı?

HDP, ülkemiz seçmeninin %10 oyunu almış olan yasal bir partidir. Başta Selahattin Demirtaş olmak üzere seçmen iradesiyle seçilmiş milletvekillerinin tutuklu olması demokrasi utancıdır. Türkiye OHAL koşulları altında, eşit yarışma hakkından yoksun bir biçimde baskın seçime gidiyor. HDP’nin baraj altında kalması en çok AKP’nin işine geliyor. Çünķü normal koşullarda ortak paydası demokrasi olan muhalefet 25 Haziran günü meclis çoğunluğuna sahip olacak. HDP seçmeninin bu oyunu gördüğünü ve baskıya direneceğini düşünüyorum.

Neden Banu Özdemir dersek?

‘Benim bütün ümidim gençliktedir.’ demiştir Ulu Önder. Türkiye’nin tecrübe ile harmanlanmış dinamizme ihtiyacı var.

Ben eğitimci bir ailenin kızıyım. Akademik bilgilerimi, örgütsel deneyimlerimle birleştirmeye gayret ettim yıllardır. Siyasetin mutfağında üretmeyi, ürettiklerimi sokağa taşıdım.Toplumsal ihtiyaçlara bu sebeple cevap vereceğime inanıyorum.

Etki alanımı yetki ile çoğaltmak gayem. Partime, kentime ve bitap düşmüş memleketime daha fazla katkı koymak için talep açtım. Tüm aday arkadaşlarımızın kendine göre iddiası var. Ortak iddiamız ise 25 Haziran günü sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin bütün dağlarında çiçeklerin açtığı bir sabaha uyanmak.

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?

%d blogcu bunu beğendi: