CHP’li Ali Akyıldız, özelleştirilmesi planlanan 14 şeker fabrikasıyla ilgili konuştu: “Meydan kanser üreten Amerikalı Cargill şirketine kaldı.”

CHP’li Ali Akyıldız, özelleştirilmesi planlanan 14 şeker fabrikasıyla ilgili konuştu: “Meydan kanser üreten Amerikalı Cargill şirketine kaldı.”

CHP Sivas Milletvekili Ali Akyıldız, özelleştirilmesi planlanan 14 şeker fabrikasıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir konuşma yaptı.

Akyıldız, “Şimdi meydan kanser yani NBŞ üreten Amerikalı Cargill şirketine kaldı.” dedi.

Ali Akyıldız’ın konuyla ilgili sözleri şöyle:

“696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle Türkiye’de Şeker Kurumu kapatıldı. Kurumun görev ve sorumlulukları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına devredildi. 14 şeker fabrikasının özelleştirileceği Resmî Gazete’de ilan edildi. Şimdi meydan kanser yani NBŞ üreten Amerikalı Cargill şirketine kaldı. Şöyle ki: Türkiye’de sakaroz kökenli ve nişasta kökenli olmak üzere iki tür şeker üretimi yapılmaktadır. Sakaroz kökenli şeker üretimi şeker pancarından, nişasta kökenli olarak glikoz şurubu, izoglikoz ve kristal fruktoz üretiminden yapılmaktadır. Bu nedenle, özelleştirilen şeker fabrikalarının önümüzdeki süreçte kapanacağını ve yerlerine AVM veya gökdelen dikileceğini tahmin etmek için kâin olmaya gerek yoktur diye düşünüyorum. Bu nedenle, şeker pancarından elde edilen şeker üretiminin sonu gelecektir.

Söz konusu bu olumsuzluğun gerçekleşmesi hâlinde, çoluk çocuğunun nafakasını şeker pancarı üretiminden sağlayan benim milyonlarca çiftçim açlığa ve yoksulluğa terk edilecek. Doğal olarak şekerin yerini de Türkiye’de bazı firmalarla ortaklığı bulunan ve Bursa’daki tarım arazilerinin büyük bir bölümüne sahip olan Amerikalı Cargill şirketinin ürettiği kısa adı NBŞ olan nişasta bazlı şeker alacaktır. “Cargill” denen bu firma, DNA’sı değiştirilmiş mısırla başka kimyasalları karıştırarak “tatlandırıcı” dediğimiz şurubu üretiyor. Bu şurup hem çok ucuza mal ediliyor hem de tadı şekerden kat kat daha tatlı.

Peki, bu şurubun insan sağlığına, çocuklarımızın geleceğine nasıl etki ettiğini müsaade ederseniz beraber sohbet edelim burada. Ham madde olarak kullanılan mısır, nişasta bazlı tatlandırıcılar, doğrudan doğruya tüketilmiyor, daha çok şekerli ürünler sanayisinde girdi olarak kullanılıyor. Bu tatlandırıcıların başlıca kullanım alanlarını sayalım. Şekerlemeler, şekerli ve unlu ürünler, geleneksel tatlılar, dondurma, helva, reçel ve marmelat; alkollü ve alkolsüz içecekler, asitli içecekler ve meşrubatlar olmak üzere hemen hemen tüm bisküvi, gofret, çikolata, pastaneler ve marketlerde satılan hazır pasta çeşitlerinde ve maalesef ekmekte de bu zehir kullanılmaktadır. NBŞ, insan metabolizmasıyla uyumlu değildir. Bu zehir, sindirim sistemini darmadağın eden kimyasallardan oluşmaktadır. Mısır şurubu elde edilen mısırın da GDO’lu olma ihtimali çok yüksektir. Mısır şurubundan elde edilen yüksek fruktozlu şeker iç organlarda ve karın içinde yağlanmanın en önemli nedenlerinden biridir. Mısır şurubu kronik hastalıkları salgına dönüştürmektedir. Söz konusu zehir, şeker hastalığı, kolesterol, kısırlık başta olmak üzere her türlü hastalığı yapmaya müsait maddeler içermektedir.

En büyük üretici olan Amerika Birleşik Devletleri’ne ait Cargill şirketinin Amerika’daki üretim kotası yüzde 10’dan yüzde 2’ye düşürülürken Türkiye’de Cargill şirketinin daha fazla kazanması için Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 10 olan üretimi yüzde 50 artırılarak yüzde 15’e çıkarılmıştır. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde Cargill gibi gıda teröristinin üretimine izin verilmezken Türkiye’de bu zehri üreterek geri kalmış ülkelere de göndermektedir. Cargill’in piyasaya tamamen hâkim olmasıyla havayı temizleme özelliği olan şeker pancarı da maalesef bitecektir.

Emperyalist ülkelerin silahla yapamadıklarını genetiğini bozdukları gıdayla yaptıklarını lütfen unutmayalım. Türkiye’de bir yılda binlerce kişi kanserden can veriyor. Şu anda ülkemizde 4 bin dolayında çocuk kanserle savaşıyor. Gelin, Cargill gibi uluslararası sermayenin taşeronluğunu yapmaktan artık vazgeçin. Benim milletimin şeker fabrikalarını birilerine peşkeş çekerek, çiftçilerimizi mağdur ederek ekmeğe muhtaç olmaktan ve büyük şehirlere göçüp oralarda, maalesef varoşlarda yaşamaya mahkûm etmekten vazgeçin. Gelin, her fırsatta yerli ve millî olduğunuzu söyleyerek milleti kandırmak yerine, gerçekten özde de yerli ve millî olmaya gayret edin.”

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?

%d blogcu bunu beğendi: