CIA ve Türkiye… İlişkiler ağı / Atilla YÜCEAK

CIA ve Türkiye… İlişkiler ağı

Ant-i emperyalist sadece devrimcilerdir.

Amerikan emperyalizmi elçiliği önünde bomba patlamıştı…

Philip Agee’yi tanıyan var mı bugün?..
Agee, eski bir CIA yöneticisiydi;
20 yıl boyunca Amerikan Emperyalizminin, CIA’nin bütün kirli işlerini gördükten sonra illallah etti ve ayrıldı.

Bütün bu soysuzlukları deşifre ettiği ”CIA Günlüğü” kitabını yazdıktan sonra uzun süre öldürülme korkusuyla gizlendi.

ABD onu aforoz etmişti artık,
çünkü Latin Amerika’daki bütün ajanların listesini de yayınlamıştı.
Sonunda,
Che’den derin şekilde etkilenerek yerleştiği Küba’da yaşamını sürdürürken 2008’de öldü.

Şöyle diyordu kitabının bir yerinde:
”CIA;
uzun yıllardan beri MİT ile yoğun bir işbirliği içindedir. Bu örgütün eğitimi ve donanımını CIA sağlar.
CIA’nın Türkiye’deki görevi Doğu Bloğu ülkelerinin misyon ve operasyonlarını kontrol etmek,
Amerikan etkinliğinin devamını sağlamaktır.”

Anlaşılmayan bir şey var mı ?
Nasıl?!
Ne kadar güzel açıklanmış değil mi?

Seçilecek ajanlar olayların gelişimini CIA’nin istediği biçimde sağlayacak
en yüksek kademedeki politikacılar,
bilim adamları, iktisatçılar ya da askeri önderlerdir.

”CIA merkezi izinli polis memurlarından ya da dost bir siyasi partinin militanlarından zorba ekipler kurarak
komünistlerin aşırı solcuların toplantılarını basar gösterilerini engeller ve yıldırma yoluna gider.”
Bunları da ben söylemiyorum ha,
bunu da Bay Agee söylüyordu.

Dost siyasi partiyi tanıyabildiniz mi?
Adı zaman zaman değişen kadroları hep aynı kafatasçı…
İpucu ister misiniz ?..
Peki şu nasıl?
”Amerikalılar;
bizim istihbaratımıza hakimdiler.
Para veriyor,
teşkilatımıza nüfuz ediyorlardı.
Milli Emniyet’in bütün dosyaları CIA kontrolündeydi.
İstanbul’daki Milli Emniyet’e ait okul,
servisin İstanbul Örgütü ve Yeşilköy’deki Soruşturma Teşkilatı,
tümüyle Amerikalıların emrindeydi.”
Vallahi bu yazdıklarım da bana ait değil.

Bilin bakalım bunu kim söylemiş ?..
Mezarında,
aklınıza gelen
her siyasi liderin diz çöküp gerdan kırdığı
Adnan Menderes’in;
kirli işlerini yürüten işbirlikçi Müsteşarı Ahmet Salih.

Peki sizce şunu kim söylemiş olabilir:
”MİT, 1950’lerden itibaren Amerikan servisiyle beraber çalışmaktadır.
Kullandığı bütün teknik malzemeler CIA tarafından temin edilmiştir.
Personel Amerikalılar tarafından yurt dışında kurslarda eğitilmiş.

Yakından bildiğim ve içinde yaşadığım sorgu odalarındaki teçhizat,
en eskisinden en modernine kadar CIA tarafından verilmiştir.
Personel,
senelerden beri CIA ajanları gibi çalışmaktadır.”

Sizi de daha fazla merakta bırakmayalım;
bir biçimde harcanan eski MİT İstihbarat Başkan Yardımcısı Sabahattin Savaşman.
Adam hiç de sallamıyor,
anılarında yazmış bir güzel.

Hadi şunu tahmin edin bari;
”MİT’le CIA arasında o dönemde işbirliği anlaşması var,
o işbirliğinin anlamı şu:
istihbaratı paylaşacağız,
gerçek anlamı ise şu;
Türkiye’deki her şeyi ben bileceğim,
ama, size bir şey vermeyeceğim…”
Bunu söyleyen de
dansöz tezgahına düşürülen
eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş.

Gidin bakın,
Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu tutanaklarında var.

Yüz puanlık bomba son soru:
”Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da terörle mücadelede CIA ve FBI ile işbirliği yapacaklarını,
2000’li yılların başında da Türk Hizbullahı’na karşı CIA ve FBI’ın işbirliğini gördüğünü”
söyleyen Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı kimdir ?
Hrant Dink adından anımsayacaksınız;
Tabii ki meşhur FETÖ’cü Ramazan Akyürek !

Şu Erhan Tuncel meselesi hani…
Nerede söylüyor bunu?

O yıllarda;
Amerika’da yüksek lisans,
doktora programlarına devam eden (Allah zihin açıklığı versin!) emniyet mensuplarınca kurulan Türk Polis Çalışmaları Enstitüsü’nün NATO katkısıyla Washington’da düzenlediği ”Uluslararası Terörizm” konferansında.
Ne zaman söylüyor?
2006 yılının Eylül ayında.

Anımsarsanız;
Hırant Dink daha öldürülmemişti o günlerde ama Trabzon’da ve Pansilvanya’daki çiftlik/karargahta geleceğe yönelik hummalı bir hazırlık sürüyordu…

Başımı derde sokmayın.
Vallahi benden bu kadar,
gerisini de siz bulun bakalım.

Geçmiş yıllarda;
ülkemize gelen CIA Başkanı David Petraeus;
Simit Sarayı’nda çift kaşarlı tostu kimlerle,
nasıl yemişti acaba ?

Yoksa siz;
12 Eylül 1980 sabahı göbek atan CIA istasyon şefi Paul Henze’nin ”Bizim çocuklar” derken o zamanın MHP/FETÖ’cülerini değil de Kenan Evren’i kastettiğini mi sanıyorsunuz hala?

6. Filoya direnen devrimci gençler Amerikan düşmanı Komünist ilan edilerek saldırıya uğradığında başı çekenler bu günün palazlanan sağcılarıydı.

İskendurun’a patriot füzeleri yerleştirilmesine karşı çıkan da sadece devrimcilerdi,
anımsayınız.

Amerikan elçiliğinin önünde feda eylemiyle bomba patlatılmıştı!
Halkın evladı;
#AlişanŞanlı’yı ve emperyalist işgale direnen her devrimciyi saygıyla anıyoruz.

Anılarına saygıyla…

Atilla YÜCEAK

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?