Son Dakika Haberler

Çorlu Tren Katliamı duruşması TCDD’nin basiretsiz yönetimini gözler önüne serdi

Çorlu Tren Katliamı duruşması TCDD’nin basiretsiz yönetimini gözler önüne serdi
Yorum Yap

Şeker: Çorlu Tren Katliamı duruşması TCDD’nin basiretsiz yönetimini gözler önüne serdi…

CHP Milletvekili Ali Şeker, 10-11 Eylül 2019 tarihlerinde gerçekleşen Çorlu Tren Katliamı duruşmasına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’a soru önergesi verdi.

8 Temmuz 2018 tarihinde yaşanan, 25 yurttaşımızın hayatını kaybettiği, 318 yurttaşımızın yaralandığı Çorlu Tren Katliamı’nın 10-11 Eylül 2019 tarihlerinde Çorlu Halk Eğitim Merkezi salonunda gerçekleşen duruşmasını takip eden CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, duruşmada dile getirilen ihmalleri bir önerge ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’a sordu.

8 Temmuz 2018 tarihinde Kapıkule’den İstanbul’a doğru hareket eden yolcu treni Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Sarılar Köyü mevkiinde hareket halindeyken; gün içerisinde bölgedeki yoğun yağış nedeniyle hat üzerindeki bir menfez ile raylar arasındaki kumlu toprak ve balastın (mıcır) boşalmasından dolayı raylar ve zemin arasında boşluk oluşması sonucu 5 yolcu vagonu devrilmiş; trende yolculuk yapan 25 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 318 yurttaşımız da yaralanmıştı. Kazanın oluş şekli, yaşanan ihmallerin ortaya çıkması ve çok sayıda yurttaşımızın hayatını kaybetmesi nedeniyle kamuoyunda Çorlu Tren Katliamı olarak anılan olayın üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra yargılama geçtiğimiz günlerde başladı.

Bölgeyi bilen “yol bekçileri”ni işten çıkaran AKP, kazalara davetiye çıkardı

Duruşmayı takip eden CHP’li Şeker, “10 ve 11 Eylül 2019 tarihlerinde gerçekleşen duruşmalarda dile getirilen gerçekler, yaşanan kaza/katliamın neden gerçekleştiğini ve demiryolu ağımızın son 20 yılda tehlike ve kazalara nasıl açık hale getirildiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte büyük önem verilen demiryolu ağının insan odaklı bir kontrol sistemi vardı. Sorumluluk alanları belirlenmiş ve o bölgede yaşayan insanların istihdam edildiği “yol bekçisi” kadrosuyla istihdam edilen işçiler aracılığıyla kontrolü sağlanan demiryolu ağı, AKP’nin tek başına iktidara gelmesinden sonra yaşanan politika değişikliği ile kontrolsüz bırakıldı. 2002’den itibaren kaldırılan yol bekçiliği kadrosu yerine yeni bir sistem ikame edilmeyince, Edirne’den Kars’a demiryolu ağı her türlü riske açık hale getirildi. Yaşanan bu denetimsizlik yıllarında Pamukova, Ankara ve Çorlu faciaları gibi tren kazaları yaşandı” dedi.

CHP’li Şeker, duruşmada dile getirilen ihmaller ve hatalar zincirine ve TCDD’nin kötü yönetilme sürecine ilişkin olarak Bakan Turhan’a aşağıdaki soruları yöneltti:

-Çorlu Tren Katliamı’ndan sonra açılan davada oluşturulan bilirkişi heyetinde, TCDD’ye sinyalizasyon, menfez, köprü işlerinde hizmet veren şirketlerin temsilcilerinin yer aldığı, bu isimlerin aynı zamanda anılan konularda TCDD’ye danışmanlık hizmeti veren isimler olduğu doğru mu? TCDD ile maddi ilişkileri olan isimleri davayı açan başsavcılığa kim verdi?

-Çorlu tren faciası davasında bilirkişi olarak atanan ve açılan davanın dayanağı olan bilirkişi raporunu hazırlayan isimlerin TCDD, TCDD’ye hizmet veren firmalar, TCDD proje yüklenicisi olan firmalar veya alt taşeronlarıyla maddi gelir sağladıkları iş, danışmanlık, yöneticilik veya başka bir ticari ilişkisi var mıdır? Varsa bu iş ilişkileri nelerdir?

-Demiryolu ağının kontrol sisteminin dayanağı olan Yol Bekçileri kadrosu ne zaman kaldırıldı? Bu sistemin yerine çağın ve teknolojinin olanak sağladığı herhangi bir kontrol sistemi ikame edildi mi?

-Seçim öncesi İŞKUR üzerinden on binlerce işçi işe alınıp tanımsız işlerde çalıştırılırken; Türkiye demiryolu ağlarında uzun yıllardır var olan, demiryolu ağı boyunca rayları, menfezleri, köprüleri kontrol eden “yol bekçisi” kadrolarının tasarruf amacıyla lağvedildiği iddiası doğru mudur?

-TCDD mevzuatına göre halen “yol bekçisi” kadrosu ile istihdam edilmiş personel var mı? Son 20 yılda bu kadro ile istihdam edilen personelin yıllara göre sayısı nedir? Yol bekçilerine verilen sorumluluk alanları kaç kilometredir?

-TCDD bünyesinde görev yapan “yol bakım sorumlusu” personel sayısı kaçtır? Bir yol bakım sorumlusu personelin hat sorumluluk alanı kaç kilometredir?

-TCDD bünyesinde görev yapan “köprü bakım sorumlusu” personel sayısı kaçtır? Bir köprü bakım sorumlusu personelin hat sorumluluk alanı kaç kilometredir? Sorumluluk alanı üzerinde kaç köprü, menfez ve viyadük bulunmaktadır?

-Çorlu Tren Katliamı davasında sanık olarak yargılanan TCDD köprü bakım sorumlusu Çetin Yıldırım’ın duruşma salonundaki ifadesinde dile getirdiği “Eskişehir’den Edirne’ye 700 kilometrelik hatta bulunan 239 köprü ve 2468 menfezden sorumlu tek köprü bakım sorumlusuyum” ifadesi doğru mudur?

-Çorlu tren katliamının yaşandığı tarihlerde, kazanın yaşandığı sorumluluk bölgesinde “yol bekçisi”, “yol bakım sorumlusu” ve “köprü bakım sorumlusu” veya başka bir unvanla hattı kontrol ve onarımla sorumlu olarak çalışan personel sayısı kaçtır?

-Katliamın yaşandığı bölge üzerinde bulunan demiryolu hattına ilişkin, son 5 yılda, oto veya trenle hat üzerinden geçilerek yapılan gözle muayene sonucu tespit edilen sorunları ifade eden ve ilgili birimlere iletilen risk raporu var mıdır? Kaç rapor verilmiştir? Bu raporlara göre bakım, onarım, yenileme işlemleri yapılmış mıdır?

-Davada yargılanan sanık Turgut Kurt’un son beş yıl içerisinde hattın kontrol edilmesi amacıyla yol bekçisi kadrosu istihdam edilmesine dair bir raporu var mıdır? Bu rapora göre bir istihdam yapılmış mıdır? Yapılmadıysa sebebi nedir? Bu talebi reddeden sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

-Sanık sorumlu köprü şefinin sorumlu olduğu hat boyunca birçok menfez için “risk taşıyor” gerekçesi ile rapor düzenlediği ama bu raporlara yönelik çalışma yapılmadığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu raporu dikkate almayan kişiler hakkında adli ve idari bir işlem başlatılması düşünülmekte midir?

-Demiryolu standartlarına göre rayların kurulduğu altyapı platformunun genişliğinin 6 metre olması gerekirken, kazanın olduğu yerde bu standarda uyulmadığı, uygunsuzluğun rapor edildiği ancak rapora yönelik tedbir alınmadığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu raporu dikkate almayan kişiler hakkında adli ve idari bir işlem başlatılması düşünülmekte midir?

-YHT hatlarının açılışının siyasi gerekçeler ile aceleye getirildiği, bu sebeple sorumlu müteahhit tarafından tamamlanmamış bir bölgenin idare tarafından eksikleriyle teslim alındığı, müteahhitte 72 gün ek süre verilerek bu süre içerisinde hattın eksiklikleriyle işletmeye açılmasının kabul edildiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise, sorumlular hakkında adli ve idari bir işlem başlatılması düşünülmekte midir?

-YHT hattında müteahhit tarafından taahhütleri yerine getirilmeden teslim alınan ilgili bölgede yaşanacak kazalarda tüm sorumluluğu idarenin üstlendiğine dair bir belge imzalandığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise, bu belgeyi imzalayan yetkililer hakkında adli ve idari bir işlem başlatılması düşünülmekte midir?

-Çorlu Tren Katliamı sanıklarından Turgut Kurt’un avukatının mahkeme salonunda bilgisayar sunumuyla desteklediği değerlendirmesinde “Türkiye’de bulunan menfezlerin yüzde 96’sının durumu kazanın yaşandığı menfezden daha iyi durumda değildir” ifadesi üzerine herhangi bir araştırma başlatılmış mıdır?

-Son yıllarda yeni menfez ve köprü yapımı ile mevcut köprü ve menfezlerin bakım, onarım, yenileme ihalelerinin mevzuatın zorunlu gördüğü standartları gerçekleştirecek yeterlilikte uzmanlığı olmayan firmalara verildiği, imalatların bozuk ve eksik yapıldığı, yoğun yağmur alan bölgelerde menfezlerin, balast ve rayların ciddi zararlar gördüğü doğru mudur? Bu iddialarla ilgili herhangi bir araştırma başlatılmış mıdır?

Neler yaşandı?

Çorlu’daki tren kazası ile ilgili ara karar

Mahkeme heyetinin verdiği ara kararda, bir sanığa adli kontrol tedbiri uygulanması, 2 sanığa uygulanan adli kontrol tedbirinin devamı, bir sanığın da adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmedildi.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı tren kazasına ilişkin davadan çekilen heyete dosyanın iade edilmesi sonrası davanın görülmesine devam edildi.

Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nin salonunda devam edilen duruşmaya, sanıklar TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Halkalı 14. Demir Yolu Bakım Müdürü Turgut Kurt, Çerkezköy Yol Bakım ve Onarım Şefi Özkan Polat, köprüler şefi Çetin Yıldırım ve hat bakım onarım memuru Celaleddin Çabuk, kazada hayatını kaybedenlerin yakınları ve yaralananlar ile tarafların avukatları katıldı.

Duruşmaya verilen aranın ardından müşteki ve mağdur ifadelerine devam edildi.

Kazada 9 yaşındaki oğlu Oğuz Arda Sel’i kaybeden Mısra Öz Sel, kaza günü oğlunun, ayrıldığı eşiyle tirene binerek dedesi ve babaannesini görmek için Uzunköprü ilçesine gittiğini söyledi.

Oğlunun Uzunköprü’den dönüşte trenden kendisini görüntülü aradığını anlatan Sel, şu ifadeleri kullandı:

“Ben çocuğumun eve gelmesini beklerken, televizyonlarda, ‘Tren kazası oldu’ şeklinde alt yazı geçti. Hemen yola çıktım. Ben yoldayken habere yayın yasağı gelmişti. Saat 20.00 gibi olay yerine ulaştım. Önce su taşıyan araca bindim, ardından traktörle kaza yerine ulaştım. Sonra beni hastaneye yönlendirdiler. Saat 23.00 gibi oğlumun öldüğü haberini aldım.”

Sel, adalete inandıklarını ve yargı sürecini beklediklerini vurgulayarak, “İki bilirkişiden şikayetçiyim. Sadece 4 sanık buraya getirildi. Diğerleri dışarıda bırakıldı. İddianameyi de kabul etmiyorum. Tüm yetkililerden şikayetçiyim.” dedi.

Daha sonra TCDD A.Ş vekili avukatlar ile Tekirdağ Barosu avukatları davaya müdahil olma talebinde bulundu.

Taraf avukatlarının dinlenmesinin ardından cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi.

Savcı mütalaasında, TCDD A.Ş ve Tekirdağ Baro Başkanlığının davaya müdahil olma taleplerinin reddini, bilirkişi tespiti açısından üniversitelerden bilirkişi vasfına sahip öğretim üyelerinin isimlerinin belirlenmesini, TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Demiryolu Bakım Servis Müdürlüğünde bakım servis müdür vekili Mümin Karasu, Tevfik Baran ve Levent Kaytan’ın dinlenmesini, talep edilen delillerin toplanması için usul ve işlemlerin yapılmasını, kazada yaralananların tedavi gördüğü hastanelere müzekkere yazılarak tedavi evraklarının istenmesini, sanık Turgut Kurt’un adli kontrol altına alınmasını, sanıklar Özkan Polat ve Çetin Yıldırım hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamını, sanık Celalettin Çabuk hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi.

Mahkeme, aranın ardından, TCDD A.Ş ve Tekirdağ Baro Başkanlığının davaya müdahil olma taleplerinin reddine, bilirkişi tespiti açısından üniversitelerden bilirkişi vasfına sahip öğretim üyelerinin isim listelerinin istenmesine, TCDD görevlileri Mümin Karasu, Tevfik Baran ve Levent Kaytan’ın tanık olarak dinlenmesine, suç duyurusunun deliller toplanmasından sonra değerlendirilmesine, talep edilen delillerin toplanması için usul ve işlemlerin yapılmasına, sanık Turgut Kurt’un adli kontrol altına alınmasına, sanıklar Özkan Polat ve Çetin Yıldırım hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına, sanık Celalettin Çabuk hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti.

Duruşma, 10 Aralık’a ertelendi.

“Bir an önce sonuçlanmalı”

Bu arada CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, duruşmanın görüldüğü Çorlu Halk Eğitim Merkezi önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, davanın bir an önce sonuçlanmasını beklediklerini söyledi.

Davada yargılanan sanıkların sorulan bazı sorular karşısında sessiz kaldığını öne süren Öztrak, şunları belirtti:

“Burada sanık sıfatıyla oturan dört kişi, bu ihmallerin kendileri tarafından yapılmadığını… ‘Peki bu ihmal kimin tarafından yapıldı?’ dendiğinde, susup kalıyorlar. Mağdurların ifadelerinde şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Hem kaza öncesinde hem de kaza sonrasında ciddi eksiklikler var. Bütün bunların hesabının sorulması lazım. Gerçek yetkililerden sorulması lazım. Bu ülke, yetkililerinin sorumluluklarını bildiği ülke olmalıdır.”

Öztrak, kazanın ihmalden kaynaklandığını savunarak, “Bir an önce bu davanın sonuçlanması ve mağdurlara haklarının verilmesi lazım. Gerçek suçluların dava sonucunda ortaya çıkması lazım. Bunu bekliyoruz. Bunu mecliste de zorladık. Hemen kaza sonrası yazdığımız raporda da zorladık. O raporda bir tespitimiz vardı. Bunun sorumlusu ne yağmurdur, ne de tabi olaylardır. Olağanüstü nitelikli olmayan meteoroloji raporlarına göre, bu yağışlar nedeniyle ortaya çıkan kazanın ortaya çıkmaması için gerekli önlemleri almayan yönetimdir.”

Heyet çekilmişti

Temmuz ayındaki ilk duruşmada, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, duruşma salonuna alınma sırasında yaşanan arbededen avukatların kendilerini sorumlu tutması nedeniyle davadan çekildiğini açıklamış, dosya Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

Mahkeme heyeti, davadan çekilmenin CMK’nin 30/2 maddesine uygun olmadığına karar vererek, dosyayı işlemlerin yapılması için yeniden 1. Ağır Ceza Mahkemesine geri yollamıştı.

Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi de dosyayı kabul ederek, davanın dün Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde görülmesine karar vermişti.

Tren kazası

Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018’de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi yaralanmıştı.

Dava iddianamesinde, “kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu” bulundukları gerekçesiyle sanıklar Turgut Kurt, Özkan Polat, Çetin Yıldırım ve Celaleddin Çabuk’un “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak” suçundan 2 ile 15 yıl arasında hapisle cezalandırılması istenmişti.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: