Çüklerin Seyahati / Gülfer AKKAYA - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Çüklerin Seyahati / Gülfer AKKAYA

Çüklerin Seyahati / Gülfer AKKAYA
Yorum Yap

Çüklerin Seyahati

Soluduğumuz hava hariç her şeyden vergi kesiliyor.

Alışveriş yaparken, telefon alırken, telefonla konuşurken.

Diyelim size miras kaldı.

İşyeriniz mi var, birikiminiz mi var…

Ev mi aldınız, araba mı aldınız?

Çocuk bezi mi aldınız? Kadın pedi mi?

Makarna mı, bulgur mu? Sigara, alkol…

Hepsinden çatır çatır alınır vergiler.

Vergi ödeyemeyecek haldeyseniz sık sık “vergi af “fı çıkar.

Maksat öyle ya da böyle sizden o parayı almaktır.

Milletin parasını sermayeye, yandaşa, eşe dosta, siyasal çevreye yedirerek kasayı boşaltan iktidarın yeniden boşalan kasayı doldurmak için mevcutların yanı sıra yeni vergiler çıkartması hiç zor değil.

Çıkartırsın kanunu, toplarsın parayı. Zaten vergi dediğin milletin cebinden kanun zoruyla alınan paralar değil mi?

Verginin aslan payı zenginden değil, fakirden alınır. Fakirden alınıp en çok zengine verilir.

Ülkeyi dinci, cinsiyetçi kadrolarla yönetmek isteyen AKP şimdilerde vergilerimizi yandaşların yanı sıra aktaracak yeni bir kesim üretti. Erkekler.

Bu yeni kesim sermaye sahibi erkeler değil, çoğunluğu imam hatip mezunu, oradan yandaş sınavlarla yüksekokullara, üniversitelere sokulmuş kadro erkekler.

star gazetesi

“Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) koordinasyonunda Türk Hava Yolları (THY), Anadolu Ajansı (AA) ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) iş birliğinde düzenlenen” ‘Afrika Tecrübe Paylaşım Programına’ katılan öğrenciler yola çıktı. Afrika ülkelerini ziyaret edecek kafilenin tamamı erkek öğrencilerden oluştu. Hiçbir kadın öğrencinin kafilede yer almamasına büyük tepki oluştu.

 

Program kapsamında 200 üniversite öğrencisi, Libya, Cezayir, Tunus, Etiyopya, Somali, Tanzanya, Kenya, Senegal, Gine, Kamerun, Nijer, Çad, Sudan, Burkina Faso, Gana, Uganda, Ürdün ve Lübnan olmak üzere 18 Afrika ülkesine gönderileceği açıklandı.”

Biz biliyoruz ki bu işler boşa yapılmaz. Erkeklerden oluşan 200 kişilik kadro dönüşte bu üç kuruma yerleştirilecek.

Çüklülerin çüklüleri kayırdığı, kamusal alanı sadece çüklülerden oluşturmayı hedeflediği, kamunun olanaklarını sadece çüklüler için kullandığı, kamu kurumlarını çüklülerle doldurmayı hedeflediği bu hamle cinsiyetçidir. Kabul edilemez.

Cinsiyetçiliği de dincilikle beslenmektedir. Radikal cinsiyetçi bir hamledir.

Diyelim ki bu gezilere erkeklerle beraber kadınlar da katıldı. O zaman sorun yok mu diyeceğiz?

Tabii ki hayır.

Çünkü bir yerde kadınların olması önemli ama kadınların olması demek oranın cinsiyetçi olmadığı anlamına gelmez. Malum şimdilerde TRT, Anadolu Ajansı ve THY’de kadınlar yok mu? Var!

Nasıl varlar, kadınlar lehine işler yapıyorlar mı bu da önemli.

Bu üç kurumu parti teşkilatı gibi kullanan AKP’nin bu kurumlardaki çalışma işleyişi de cinsiyetçi. Çünkü AKP kadın erkek eşitliğini kabul etmiyor.

Ona destek veren, yandaş olan, çıkarları için yanında yöresinde dolanan kadın ve erkekler de cinsiyetçi. Hepsi erkeklik lehine çalışıyor.

Oysa bizim bilhassa şimdilerde erkek egemen ideolojilere karşı açıktan mücadele eden kadınlara ve hatta erkeklere ihtiyacımız var.

Eşitlikten taraf olmayan, hak, emek bilmeyen, milletin cebine göz dikenlerle hesabımız olmalı.

Toplumun yüzde 50’si olan kadınlar arasında çalışma yaşamına girebilecekler işgücüne katılımda yok sayılırken, sıra vergiye gelince hiç unutulmuyorlar.

200 çüklü uluslararası seyahatlere yollanıp “kalifiye işgücüne” dönüştürülürken bunun faturası kadınlara ödeniyor.

En az yüzde 50’si kadın çalışanlardan oluşması gereken kurumlara kadınların çalışma hakkı gasp edilerek erkeklerin yerleştirilmesiyle fatura yine kadınlara kesiliyor.

Böylece kadınların yaşamı nice 200 adet herife bağlanmış oluyor.

Bu gidişi durduramazsak bırakın kadınların çalışma hakkını ve mülk sahibi olmasını, kendileri metalaştırılacak.

Kapıdaki tehlike bu. Bunun olmaması için güçlü kadın direnişinden başka yol yok.

Gülfer AKKAYA


Gülfer AKKAYA Kimdir?

1972 Şubat’ında, Sivas Kangal’da Alevi köyü olan Kürkçü’de (Qurcik) doğdu.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü’nden mezun oldu. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde “Kadınların paralı günleri” konulu yüksek lisans tezini tamamladı.

Çok uzun yıllar dergi ve gazetelerde editörlük yaptı. Aynı zamanda haber portallarında, internet sitelerinde, dergi ve gazetelerde halen yazmakta.

2000 yılından bu yana çeşitli dergilerde yayımlanan çok sayıda makalesi bulunmakta.

2008 yılında “Unutulmasın diye… Demokratik Kadınlar Derneği”,

2011 yılında “Sanki Eşittik, 1960-1970’li yıllarda devrimci mücadelenin feminist sorgusu”,

2014 yılında “Sır İçinde Sır Olanlar: Alevi Kadınlar”,

2017 yılında “Yol Kadındır” adlı kitapları yayımlandı.

Maddeci radikal feminist ve sosyalist.

Okumayı söktüğünden bu yana okur-yazar.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: