Dünden bugüne EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) / Erdinç OZAN

Dünden bugüne EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar)- 8

Emeklilikte Yaşa Takılanlar platformu sosyal medyada örgütlenip ülkenin tamamına yayılırken pekçok şehirde çeşitli etkinliklerle seslerini duyurma çabası içinde oldular. Bu şehirlerden biri de Bursa idi. En yüksek katılımlı miting bu şehirde yapılırken mitinge katılan üç bin kişinin çıkardığı ses diğer kentlerde de ateşleyici etki yapmakta gecikmedi.
Bursa’da EYT etkinliklerini başlatan hareketin öncü isimleri Mithat Dikmen, Yavuz Güleç, İsmail Onuş, Macide Kahraman, Sevinç Deliorman, Ramiz Kiraz, Mustafa Akkaya, Ayhan İkiz, Hasan Yücel, Yılmaz Sami, Fuat Yıldırım, Mustafa Uzun, Ünal Güvendi, Emin Göre, Ramis Ünver’den oluşuyordu. Bugün Bursa’da EYT SYD Derneğinin temsilcisi Yüksel Fidan’la konuştuk.

Sayın Fidan, Bursa’da ilk etkinlik ne zaman oldu?
FİDAN: Ramis Ünver adlı arkadaşımızın organizasyonuyla 2012 yılında yapıldı.

Bursa EYT’nin diğer şehirlerde yapılan etkinliklerde faal olarak yer aldığı söyleniyor.
FİDAN: Doğrudur. Biz Bursa olarak her nerede etkinlik varsa hepsine katılma gayreti içinde olduk. 11 Kasım 2014’te Meclis ziyaretine Bursa Grubu da katıldı. Basın açıklamasında yer aldık. Çalışma Bakanlığı önünde yapılan üç etkinlikte de Bursa Grubu vardı.

Çalışma Bakanlığı önündeki etkinliklere Ankara bölümümüzde değineceğiz. Geri dönüşte sanırım talihsiz bir kaza geçirdiniz.
FİDAN: Evet, Ramiz Kiraz arkadaşımız yaralandı. Ambulansla Polatlı Devlet Hastanesi’ne götürdük.

İzmir, Ankara ve İstanbul’daki etkinliklere de destek verdiniz.
FİDAN: 30 Kasım 2014’te İzmir Karşıyaka mitingine katıldık. Burada İngilizce basın açıklaması yaptık.

Yabancı basın mensupları mı vardı?
FİDAN: Ondan dolayı değil. Onlarca kez basın açıklaması yapmamıza rağmen anlamadıkları için, Türkçe anlamıyorlar İngilizce yaparsak belki anlarlar diye düşündük.

Gerçekten de ilginç bir yöntem. Ankara’daki etkinliklerinize devam edersek.
FİDAN: 13 Ocak 2015 tarihinde Ankara Kızılay Meydanı’nda kefenli eylem ve Çalışma Bakanlığı önünde tabutlu eylem yapan grubun içinde Bursa ekibi de vardı.

Kefen mi giydiniz? Anlamı neydi bunun?
FİDAN: Sadece kefen giymekle kalsak iyi. Tabut taşıyıp temsili cenaze namazı bile kıldık. Anlamı, bizi öldürüyorsunuz demekti. Hakkımız olan emekliliğimizi öteleyerek bizi canlı canlı mezara gömdünüz demekti. İçimizde güç bela yaşamaya çalışanlar olduğunu düşündükçe haksız değildik. Emeklilikte Yaşa Takılanlar çok güç şartlar altında yaşamaya çalışıyorlar. Bu aynı zamanda çaresizlikten intihar eden arkadaşımızın da çığlığını duyurmak içindi.

İstanbul grubuna verdiğiniz destek?
FİDAN: 8 Mart 2015 tarihinde İstanbul Kadıköy’de düzenlenen Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingine katılım sağladık. Macide Kahraman ve Mithat Dikmenle ve ben siyasi partilere, emekli derneklerine ve diğer pek çok Sivil Toplum Kuruluşuna ziyaretlerde bulunup EYT’yi anlattık. En önemlisi ise bundan bir ay önce 8 Şubat 2015’te yaptığımız eylemdi.

Neydi bu eylem?
FİDAN: Bursa EYT’nin öncülerinden Yavuz Güleç’in organizesiyle yaptığımız mitinge üç bin kişi katıldı. Bu EYT tarihinin en geniş katılımlı mitingiydi. Bu mitinge İzmir ve Kocaeli grupları da katılarak destek verdiler. Mitingin sonunda basın açıklaması yapıldı. Bu eylem çok büyük ses getirdi.

Bir ara sessizlik mi oldu?
FİDAN: Evet, iktidardan umudu kesen arkadaşların üzerine sanki ölü toprağı serpilmiş gibiydi. Onca mitingler, görüşmeler, basın açıklamaları, atılan twitler sonuçsuz kalınca insanlarında umudu kırılmaya başladı. Her zaman EYT’nin içinde olan ve aktif durumda bulunan Bursa’dan ses çıkmamaya başlamıştı. Önceki yıllarda hareketi sırtlayan arkadaşlar da yaşları dolunca emekli olmuşlardı.

Sonra tekrar aktif hale geldiniz ve Cumhurbaşkanı adayı Sayın Muharrem İnce’nin Bursa mitinginde en ön safta yer alarak dikkati çektiniz. Sayın İnce de EYT’nin sorununu çözeceğine söz verdi. Sizi tekrardan ateşleyen ne oldu?
FİDAN: O anlarda EYT hareketinin öncü isimlerinden Gönül Boran Özüpak, Nursen Demir, Mustafa Avcı, Serpil Şahin, Saniye Kahraman adlı arkadaşlarımız EYT’yi tekrar ateşlediler. Bursa da bu ateşten nasibini aldı. EYT’li olmama rağmen gündemi dışardan takip ederken kendi kendime ‘Haydi Yüksel elini taşın altına koyma sırası sende’ dedim ve ustalarımın da desteğiyle 21 Ocak 2018’de bir tanışma toplantısı düzenledim. Bu arada dernek de faaliyete geçmişti ve toplantımıza dernek adına Başkan Yardımcısı Mustafa Avcı ve İrfan Işık da katıldılar.

Bursa EYT grubunun EYT SYD Derneğine katılım kararı aldığı tarihi toplantısı 2. Başkan Mustafa Avcı ve İrfan Işık’ın katılımıyla gerçekleşti

Sayın İnce’nin Bursa mitinginde ne söz aldınız?
FİDAN: Çok geniş bir katılımla mitinge katıldık. En ön saflardaydık ve pankartımızı açtık. Sayın İnce’nin bizi fark etmemesi olanaksızdı. Bu kararımız tamamiyle İstanbul EYT SYD Derneği ile yaptığımız istişare sonucunda alındı. Biz tüm siyasi partilerin mitinglerinde pankart açıyoruz ve kesinlikle EYT’yi siyasallaştırmıyoruz, bunu özellikle belirtmek isterim. Ancak şunu da söylemem gerekir ki EYT’nin sesini en fazla sayın İnce duydu.

EYT Bursa temsilciliği zaman zaman istişare toplantıları yapıyor. Bunlardan birinde de EYT SYD derneğinin açılış toplantısına katılma kararı çıkınca topluca soluğu İstanbul’da aldılar. 31 Mart 2018’de İstanbul’da derneğin açılışına katıldılar. EYT SYT Derneği Yönetim Kurulu Üyesi de olan Yüksel Fidan Derneğin illere temsilciler atamaya başlamasıyla birlikte Bursa’yı Turgay Oluc’la birlikte temsil etme görevini yerine getiriyor.

(Devam edecek)

Erdinç OZAN


Erdinç OZAN Kimdir?

1957 Rize doğumlu. Rize Lisesi Edebiyat bölümünü, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize Meslek Yüksek Okulunu ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.
Ekonomist ve yazar.
29 yıl Rize’de, 24 yıl İstanbul’da 6 yıl Karabük’te yaşadı. Ayvalık’a yerleşti ve son bir yıldır burada yaşamakta. Özel sektörde satış ve pazarlama uzmanı ve müfettiş olarak çalıştı. Emekten yana olduğu için kendi deyimiyle 22 kez iş değiştirdi ve 19 işten kovuldu.

Yazı yaşamına 1980 de öykü yazarak başladı. Yüzlerce Sanat-Edebiyat dergisinde ve gazetelerin sanat yapraklarında şiir, deneme, öykü ve eleştirileri yayımlandı. Eleştirel yazılarında eş-dost ayrımı yapmadan yanlışların altını cesurca çizmesiyle tanındı. Toplumcu-Gerçekçi sanat anlayışını benimseyen yazar, tüm karakterlerini yaşamın içinden aldı. Sanal dünyalar ve ütopik duygulardan uzak, hayatın katı gerçeklerini akıcı bir dille gözler önüne serdi. Gerçeklerden yola çıkarak gerçeğe ulaşmayı hedefledi. Yaşanmış ya da yaşanmakta olan hayatları kuytu köşelerden alıp okurlarıyla buluşturdu.

İlk kitabı ”Dağlar da Ağlar” (öykü) Haziran 2014’te yayımlandı. Bu kitaptan sonra kendisine ”Dağları ağlatan yazar” yakıştırması yapıldı. İkinci kitabı ”Dökün Beni Yıldızlara” (roman) Ağustos 2016’da yayımlandı. Hemen her okuyanı gözyaşlarına boğan bu roman emeklilikte yaşa takılanların yaşadığı sosyal dramı gözler önüne serdi. İşsizliğin yol açtığı sebeplerle dağılan bir ailenin anlatıldığı kitap EYT tarafından sahiplenildi. Kitabın İzmir Karşıyaka’daki imza günü develi bir eylemle mitinge dönüştürülerek edebiyat tarihinde bir ilke imza atılmış oldu.

İrem adlı bir kız çocuğu olan Erdinç Ozan, yerel basında aynı zamanda köşe yazarlığı yapıyor. Edebiyat dergilerinde  öykü ve denemeler yazıyor. 2017’nin son ayında üçüncü kitabı doğu ve batı kültürleri arasındaki çatışmayı gerçek bir aşk düzleminde konu alan ‘Narin Safran’ ve ”Balıkçı Kız” adlı romanı yayımlandı. ”Şirin mi Şirin” ve ”Tophane” isimli romanları ise yayımlanmayı bekliyor.

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?