Dünden bugüne EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) / Erdinç OZAN

Dünden bugüne EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar)- 11

On yıldan bu yana, 1999 yılında, büyük depremin hemen ardından çıkarılan 4447 sayılı kanuna karşılık hak arama mücadelesi veren EYT, İstanbul’da dernekleşerek sivil toplum kuruluşu oldu. Bu oluşumun neden ve sonuçlarını EYT SYDD Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gönül Boran Özüpak’a sorduk.

Erdinç OZAN: Sayın Özüpak, dernek kurma fikrinin sebepleri neydi?

ÖZÜPAK: Öncesine ve sonrasına bakmak gerekir diye düşünüyorum. EYT, çeşitli grupların altında dağınık bir mücadele veriyor ve ortak noktada tek ve yüksek bir sesten mahrum kalıyordu. Çok sesliliği giderip net ve gür bir sesle hakkımızı istemeyi uygun gördük. Böylece hem dağınıklığı önleyecek hemde ilkeli, bütünlük içerisinde mücadele edecektik.

Erdinç OZAN: Dağınıklık mı vardı? EYT, tek ses değil miydi?

ÖZÜPAK: Platform adı altında sosyal medyada kaç grup açıldığını kime sorsanız sağlıklı bir yanıt alamazsınız. Yaklaşık 200.000 kişilik grup da var, 50 üyeli grup da. Bu dağınıklığı dernekleşerek, STK olarak resmileştirmek istedik.

EYT SYDD Başkanı Gönül Boran Özüpak, Eskişehir toplantısında dernekleşmenin önemini anlatıyor.

Erdinç OZAN: Ne derece başarılı oldunuz?

ÖZÜPAK: Her geçen gün biraz daha büyüyor ve güçleniyoruz. Üye sayımız sürekli artış gösteriyor. Her ne kadar istediğimiz sayıya ulaşmış olmasak da insanlar EYT’li olduklarını anladıklarında bizi arıyorlar.

Erdinç OZAN: 200.000 Kişilik gruptan bahsettiniz. Bu durumda on binlerce üye kaydı yapmış olmanız gerekir. İnsanlar EYT’li olduklarını anladıklarında dediniz. Yani bilmiyorlar mı?

ÖZÜPAK: (Gülüyor) Rakamı söylemeyeyim. İnanın her evde en az bir EYT’li var ve bunun farkında bile değiller.

Erdinç OZAN: Üyelik şartlarınız çok mu ağır? Ya da nedir şartlarınız?

ÖZÜPAK: (Yine gülüyor.) Ayda 3 TL. 10 TL de bir kereye mahsus olmak üzere kayıt ücreti. Başkaca bir şartımız yok.

Erdinç OZAN: Bu durum EYT’nin kendi davasına sahip çıkmayışı olarak mı algılanır yoksa derneğin başarısız olduğunu söyleyebilir miyiz?

ÖZÜPAK: Derneğin başarısız olduğunu söylemek için çok erken. Tam tersine şu kısacık zaman dilimi içerisinde dahi son derece önemli görüşmeler yapmış olduğumuz bir gerçek. Derneğimizde ağırladığımız konuklarımızın sayısına bakarsak derneğimizin amacına ulaşmış olmak yolunda önemli adımlar attığını görürüz. Öncesinde biz siyasilerle görüşmelere giderdik. Şimdi ise pek çok siyasetçiyi derneğimizde ağırlıyoruz. Özellikle 24 Haziran seçimleri öncesinde çok yoğun günler yaşadık. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı, CHP Milletvekili Didem Engin, Kani Beko, İyi Parti yöneticileri de konuklarımız oldular.

Erdinç OZAN: Ne derece başarılı oldunuz?

ÖZÜPAK: Her geçen gün biraz daha büyüyor ve güçleniyoruz. Üye sayımız sürekli artış gösteriyor. Her ne kadar istediğimiz sayıya ulaşmış olmasak da insanlar EYT’li olduklarını anladıklarında bizi arıyorlar.

EYT SYD Derneği Merkez çalışma ofisinde Başkan ve çalışma ekibi.

EYT SYD Derneği Merkez çalışma ofisinde Başkan ve çalışma ekibi.

Erdinç OZAN: Derneğin hak arama davanızda itici güç olacağına inanıyor musunuz?

ÖZÜPAK: Herkes karşısında yasal bir kurum görmeyi tercih eder. Grup veya platform adı altında insanlarla iletişime geçmek yerine bir STK olmayı tercih edişimiz daha derli toplu olmak, siyasetçilere derdimizi anlatırken, hakkımzı ararken arkamızdaki gücün büyüklüğünü görmeleri içindi.

Erdinç OZAN: EYT kendi davasına sahip çıkmadı mı?

ÖZÜPAK: Takdir edersiniz ki yıllardır süregelen bir sosyal medya grup alışkanlığı var. Birden bire farklı bir mecra içinde olmak bu insanlara itici gelmiş de olabilir veya kendisini bir kuruma bağlamak istememiş de olabilir. Ancak günden güne sayımızın arttığını söyleyebilirim. Evet, şu anda istenen sayıya ulaşmış değiliz ama biz çok büyük bir grubuz.

Erdinç OZAN: Dernek masraflarını nasıl karşılıyorsunuz?

ÖZÜPAK: Her ay düzenli olarak gruplarda gelir gider tablomuzu yayınlıyorum. Başlangıçta belirttiğimiz şeffaflık ilkemiz doğrultusunda bunu yapıyorum. Ofis kirası, elektrik, temsil ağırlama giderlerimiz gibi tüm giderlerimiz elbette üye aidatlarından karşılanıyor. Harcama yaptığımız her kalemi ayrıntılı olarak her ay üyelerimize hitaben yayınlıyoruz.

Erdinç OZAN: Aidatlar masrafları karşılamayınca ne oluyor? Örneğin herhangi bir ilde toplantı yapacağınız zaman yol masraflarınız dernek bütçesinden mi karşılanıyor?

ÖZÜPAK: Asla. Bugüne kadar pek çok şehirde toplantı yaptık. Masraflarımızın tamamını kendi cebimizden karşıladık. Aidatların masrafları karşılamadığı durumlarda da aynısını yapıyoruz.

Erdinç OZAN: Bu durumda maaşınızın bir kısmını EYT davası için feda etmiş oluyorsunuz. Bu takdir ediliyor mu?

ÖZÜPAK: (Gülüyor) O konuya hiç girmeyelim. Sadece şu kadarını söyleyeyim. Bu davaya gönül vermiş, öncülüğünü yapmış olan herkes kendi cebinden masraf etmiştir. Çok zor durumlarda olmalarına rağmen hiçbir zaman bunun lafını bile etmemişlerdir.

Erdinç OZAN: Yani bu davaya gönül vermiş, hareketin öncüleri kendi ceplerinden harcamalar yapıyor ve asıl büyük kitle ayda 3 TL veremiyor. Peki sizin bu konudaki öz verinizi takdir ediyorlar mı?

ÖZÜPAK: Edeni var etmeyeni var. Dua eden de var, hiç aldırış etmeyen de. Bu konuyu geçelim mi?

Erdinç OZAN: Peki. Hassasiyetinizi anlıyorum. Şimdi 24 Haziran öncesine gelmek istiyorum. Taraf olduğunuzu beyan ettiniz. Sebebi neydi? Bu konuda üyelerinizden veya gruplardan gelen bir dip dalga mı vardı?

ÖZÜPAK: Dip dalga vardı. Açıklama yapmaya yönetim olarak karar verdik. Hemen her mitingde EYT sorununu çözeceğine söz verenden yana olduk. Biz asla EYT çatısı altında siyaset yapmadık. Kapımız her siyasetçiye açıktı. Hak arayışı içinde olduk. Hakkımızı kim dile getiriyor, çözeceğine söz veriyorsa ondan yana taraf açıklamak zorunlu hale gelmişti. Yine de son ana kadar bekledik.

Erdinç OZAN: Kendi siyasi görüşünüzle çelişse bile mi?

ÖZÜPAK: Elbette. Nitekim EYT SYDD yönetiminde olanların hepsi aynı siyasi görüşte değil ki. Biz tabii ki biliriz birbirimizin siyasi görüşünü. Taraf açıklamak benim kendi şahsi fikrim değildi. Yönetim olarak konuştuk ve bu karara vardık. Tekrar söyleyeyim, yönetimde olan arkadaşların hepsi aynı siyasi görüşte değildir. Buna rağmen taraf açıkladık. Sadece bu durum bile bizim partiler üstü tavır içinde olduğumuzun kanıtıdır.

Erdinç OZAN: Yönetimde olanların farklı siyasi görüşleri neler?

ÖZÜPAK: Parti ismi vermeyeyim. Arkadaşların kişisel olarak farklı partileri benimsediklerini biliyorum. Ancak ortak davamızda parti ayrımı yapmayarak hakkımızı verecek olduğunu beyan edenden yana biz de beyanda bulunduk. Tabii ki arkadaşlarımın sandığa gittiklerinde kime oy verdiklerini bilemem.

Erdinç OZAN: Milyonlarca kişiden oluşan EYT ailesi sizin taraf beyanınıza uydu mu?

ÖZÜPAK: Hiç sanmıyorum…

Erdinç OZAN: Beyanınızda taraf olduğunuz siyasi kanadın seçimi kaybetmesi durumunda yönetim olarak topluca istifa edeceğinizi de açıklamıştınız.

ÖZÜPAK: Sözümüzü tuttuk. Topluca istifa ettiğimizi açıkladık. Üyelerimizin baskısı sonucu aralık ayındaki genel kurula kadar görevde kalmaya karar verdik. Genel kurul sonunda göreve devam edip etmeyeceğimiz belli olcak.

Erdinç OZAN: Milletvekili Sayın Arzu Erdem’in meclise sunduğu 5510 sayılı kanuna ek olarak bir geçici madde var. Son günlerde bu konu gündemde. Arzu Hanım’la bizzat görüştünüz mü?

ÖZÜPAK: Ben de, yönetimdeki arkadaşlar da Arzu Hanım’la bizzat konuştuk. Arzu Hanım EYT davasına sahip çıkan bir vekilimiz. Daha önce de kanun teklifi sunmuştu.

Erdinç OZAN: Umutlu musunuz? İstediğiniz bu muydu?

ÖZÜPAK: Son derece umutluyuz. Sayın Arzu Erdem’e bize gösterdiği ilgi için teşekkür ediyoruz. İstediğimiz bu muydu derseniz, tam olarak değil. Biz tüm mağdurların emekli edilmesini ve aylık bağlama oranının yükseltilmesini de bekliyoruz.

Erdinç OZAN: Mücadeleniz devam edecek mi?

ÖZÜPAK: Evet, son mağdur emekli olana kadar bizimle veya görevi devralacak arkadaşlarla bu mücadele sürecek.

Erdinç OZAN


Erdinç OZAN Kimdir?

1957 Rize doğumlu. Rize Lisesi Edebiyat bölümünü, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize Meslek Yüksek Okulunu ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.
Ekonomist ve yazar.
29 yıl Rize’de, 24 yıl İstanbul’da 6 yıl Karabük’te yaşadı. Ayvalık’a yerleşti ve son bir yıldır burada yaşamakta. Özel sektörde satış ve pazarlama uzmanı ve müfettiş olarak çalıştı. Emekten yana olduğu için kendi deyimiyle 22 kez iş değiştirdi ve 19 işten kovuldu.

Yazı yaşamına 1980 de öykü yazarak başladı. Yüzlerce Sanat-Edebiyat dergisinde ve gazetelerin sanat yapraklarında şiir, deneme, öykü ve eleştirileri yayımlandı. Eleştirel yazılarında eş-dost ayrımı yapmadan yanlışların altını cesurca çizmesiyle tanındı. Toplumcu-Gerçekçi sanat anlayışını benimseyen yazar, tüm karakterlerini yaşamın içinden aldı. Sanal dünyalar ve ütopik duygulardan uzak, hayatın katı gerçeklerini akıcı bir dille gözler önüne serdi. Gerçeklerden yola çıkarak gerçeğe ulaşmayı hedefledi. Yaşanmış ya da yaşanmakta olan hayatları kuytu köşelerden alıp okurlarıyla buluşturdu.

İlk kitabı ”Dağlar da Ağlar” (öykü) Haziran 2014’te yayımlandı. Bu kitaptan sonra kendisine ”Dağları ağlatan yazar” yakıştırması yapıldı. İkinci kitabı ”Dökün Beni Yıldızlara” (roman) Ağustos 2016’da yayımlandı. Hemen her okuyanı gözyaşlarına boğan bu roman emeklilikte yaşa takılanların yaşadığı sosyal dramı gözler önüne serdi. İşsizliğin yol açtığı sebeplerle dağılan bir ailenin anlatıldığı kitap EYT tarafından sahiplenildi. Kitabın İzmir Karşıyaka’daki imza günü develi bir eylemle mitinge dönüştürülerek edebiyat tarihinde bir ilke imza atılmış oldu.

İrem adlı bir kız çocuğu olan Erdinç Ozan, yerel basında aynı zamanda köşe yazarlığı yapıyor. Edebiyat dergilerinde öykü ve denemeler yazıyor. 2017’nin son ayında üçüncü kitabı doğu ve batı kültürleri arasındaki çatışmayı gerçek bir aşk düzleminde konu alan ‘Narin Safran’ ve ”Balıkçı Kız” adlı romanı yayımlandı. ”Şirin mi Şirin” ve ”Tophane” isimli romanları ise yayımlanmayı bekliyor.

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?