Son Dakika Haberler

Dursun Çiçek: Siyasette değişim umut yaratır

Dursun Çiçek: Siyasette değişim umut yaratır
Yorum Yap

Dursun Çiçek: Siyasette değişim umut yaratır

Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas davaları sürecinden sonra hukuk ve adalet mücadelesini daha etkin yapmak, vatana onurlu bir siyasetçi olarak hizmet etmek amacıyla 2015 yılı başında siyasete girdiğimizi başta sevgili hemşerilerimiz olmak üzere sevgili okuyucularımız mutlaka hatırlayacaktır. Yaklaşık üç yılı aşan bu süreçte gerçekten yoğun bir siyasi dönem yaşadık. Ön seçim sonucu İstanbul İkinci Bölge gibi zor bir seçim çevresinde binlerce CHP üyesinin desteği ile ikinci sırada adaylaştık. 07 Haziran 2015’de ilk genel seçimde iktidar TBMM’de çoğunluğunu kaybeti ve iktidardan düştü. Ancak daha sonra Sayın Devlet BAHÇELİ’nin erken seçim açıklamaları ile başlayan süreçte ülkemiz terör saldırıları ve güvenlik baskısı altında 01 Kasımda ikinci kez seçime girmeye zorlandı ve iktidar TBMM’de tekrar çoğunluğu sağladı.

Emperyalizmin hizmet hareketi olduğu ortaya çıkan FETÖ militanlarının ihaneti olan 15 Temmuz 2016’daki kanlı darbe girişimi tarihimizde karanlık bir ayaklanma olarak yerini aldı. Bu noktada Siyonizmin eğittiği ve ülkemizde iç savaş çıkarmak için beslediği aleni hale gelen tetikçi FETÖ örgütünün nasıl bu kadar güç kazandığı ve devletin temel kurumlarında etkin hale getirildiği iktidar yetkilileri tarafından tek tek itiraf edildi. Eli kanlı terör örgütünün bir kısım militanları Türk yargısına hesap verirken yıllarca bu suç örgütüne yardım ve yataklık yapan, onlara her istediğini veren siyasetçilerin Türk Milletine hesap vereceği günleri umutla bekliyoruz.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylaması ile ülkemizdeki parlamenter sistemi değiştirme ve tek adam rejimi kurma süreçlerini hep birlikte yaşadık. Arkasından 24 Haziran 2018’deki Baskın erken seçim, siyasi tarihimizde en önemli bir dönüm noktası haline geldi. Kısaca üç yılda çok yoğun siyasi olaylara ve gelişmelere sahne olan ülkemizde başta işsizlik ve ekonomik sorunlar olmak üzere vatandaşların sorunlarını çözmek yerine siyasi iktidarın gücünü daha da artıran bir sistem kurma çabaları ile zaman kaybettik. Yani sistem tartışmaları, PKK, İŞİD ve FETÖ gibi terör örgütlerinin yarattığı güvenlik sorunları ile mücadele içinde olan ülkemizde başta işsizlik olmak üzere ekonomik sornlar her geçen gün büyüdü ve baskın seçimlerin temel gerekçesi haline geldi. Seçimler bitti ama ekonomik sorunlar devam ediyor.

İktidarın eski gücünü koruduğu ve beklentilerin üzerinde oy aldığı Atayurdu Tokat’ta esnafın kepenk kapatma eylemi hazırlığı yaptığına yönelik haberi okuyunca şaşırdım. İşsizliğin göçlere neden olduğu, başta sigara fabrikası, şeker fabrikası, havalimanı gibi ekonomik değeri olan ve istihdam yaratan kurumların kapatıldığı bir Tokat’ta iktidar partisi nasıl seçim kazanır? İnanın bu sonucun bilimsel bir açıklaması var mı diye sorguluyoruz? Bu konuda başta sevgili hemşerilerim olmak üzere okuyan ve eli kalem tutan hemşerilerimi bu soruya cevap bulma konusunda fikir ve düşüncelerini açıklamaya ve bizlerle paylaşmaya davet ediyoruz. TOKAT’a hizmet getirmek ve bölgede istihdam yaratmak yerine, cumhuriyet hükümetlerinin TOKAT’a kazandırdığı tesisleri 16 yıldır bir bir kapatan iktidar Tokatlı hemşerilerimin oyunu nasıl alıyor?

Türkiye’de siyasetin en temel sorunu; siyasetin ana konusunun hizmet yarışı olmaması, bilimsel yöntemlerle yapılmaması ve siyasette değişimin önünü tıkayan kişilerin bu görevi bir meslek haline getirmesidir. Mezhep ve etnik temelde siyaset bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Hizmet yarışını esas alan çağdaş siyaset anlayışında başarısız olanlar gitmeli, başaracak olanlar gelmelidir. Çağımız akıl ve bilgi çağıdır. Ülkeler, kurumlar, kuruluşlar arasındaki yarış ve rekabet, nitelik insan gücünde yaşanıyor.

İyi eğitimli nitelikli insan gücüne sahip olan ülkeler, kurumlar, kuruluşlar rakipleriyle girdikleri yarışta başarılı oluyorlar öne geçiyorlar. Bu durum siyaset ve siyasi partiler için geçerli olmalıdır. Okuyan, akla, bilgi ve projeye dayalı siyaset yapan, hak ve sorumluluğunun bilincinde olan üye ve örgüt yapısına sahip olan, sorunlara çoğulcu ve katılımcı anlayışla çözümler öneren partiler seçmenden destek almalıdır.

Okumayan, bilgi ve projeye dayalı siyaset yapmayan, sorumluluklarının bilincinde olmayan, partinin başarı ve başarısızlıklarıyla ilgilenmeyen üye ve örgüt yapısına sahip olan parti, eylem ve söylemlerinde inandırıcı olamıyor. Siyaset, ilke, değerler ve ideolojiye dayalı olarak iktidar olmak ve seçmenin sorunlarını çözmek için yapılan bir çalışmadır. Bilgi, deneyim ve liyakate dayalı olarak yapılan, halkın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde projeler üreten siyasi partilerin seçmenden destek bulması doğaldır.

Milli mücadeleyi kazanan Mustafa Kemal Atatürk CHP’yi halkçılık ilkelerine, akla ve bilime dayalı kurdu. CHP’nin amacını ve çalışma ilkelerini aklın ve bilim öngörüsünde oluşturdu, yirminci asırda dünyanın en büyük yenilik, değişim ve dönüşüm projesi olan Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Devrimler yapıldı. Devrimlerle hedeflenen toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel değişim ve dönüşümler yaşama geçirildi. Dünyada her şey için en hakiki yol gösterici ilimdir ve fendir, ilim ve fennin haricinde yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, delalettir. Milletimizin siyasi, içtimai hayatında, fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır. “Eğer bir gün sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin” diyen bir liderimiz var. Kendisinden sonra CHP’yi ve ülkeyi yönetecek olanlara aklı ve bilimi miras bırakmıştır.

CHP’nin seçimlerde iktidar olamamasından ve ülkenin geldiği noktada rahatsız olan, değişim ve yenilenme arayışı içinde olan CHP’lilerin yeni sloganı “Değişi ve Umut’tur.” ATATÜRK2ün temellerini attığı ve ilkelerini belirlediği CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine miras olarak bıraktığı akla ve bilgiye dayalı bir iktidar projesi ortaya koymalarının zamanı gelmiştir. Siyasetin yapılma amacını ve halkın oy verme gerekçesini de dikkate alarak halkın başta istihdam ve ekonomik sorunları olmak üzere daha refah dolu bir geleceğe taşınması konusunda seçmen mutlaka ikna edilmelidir. Siyaseti, bilgi, deneyim, erdemlilik ve liyakati esas alarak halkla birlikte yapacaklarını ortaya koymaları halinde mutlaka seçmenden destek alınacaktır.

Halkın değerlerine aykırı söylem ve eylemleri olan, onların ihtiyaçlarına çözüm bulan projeler konusunda seçmeni ikna edemeyen, etnik ve mezhep temelli siyasetin etkisini kıramayan bir siyasi hareketin seçmenden iktidar vizesi olması zordur. İşte bu noktada Atayurdu TOKATlı hemşerilerimizin oyuna talip olan bir siyasi parti; mutlaka bölgede istihdam yaratacak projeler için seçmeni ikna etmelidir, Tarım ve hayvancılığa destek sağlayan projelere öncelik vermelidir. Başta yaklaşan yerel seçimler olmak üzere bütün seçimlerde aday tespitinde seçmenin iradesine saygı göstermelidir. Seçmene kızmak, onun ortaya koyduğu siyasi iradeyi eleştirmek, yenilgiyi baştan kabul etmek akılcı ve bilimsel çalışan bir siyasetçi için kabul edilemez davranışlar olacaktır.

Siyasette değişim en büyük umut kaynağıdır. Değişim olmadan, bilinen yöntemleri ve kişileri tekrar ederek başarılı olmak mümkün değildir. Tokatlı hemşerilerimizin dürüst, adil, liyakat sahibi siyasetçi hemşerilerine her zaman destek vereceğnden hiç şüphe duymadık. Bu konuda en büyük güvencemiz akıl ve bilimi yol gösterici olarak kabul eden sevgii hemşerilerimizdir. Tokat’tan asla hain çıkmaz, şehitler ve gaziler çıkar, Gazi Osman Paşa gibi kahraman komutanlar ve devlet adamları çıkar. İşte bu milli bilinç ve duyarlılık içinde bize Tokatlı hemşerilerimiz ile iletişim imkanı sağlayanlara çok teşekkür ediyoruz. Sevgili hemşerilerimize ve okuyucularımıza selam ve sevgiler sunuyoruz.

Dr. Dursun ÇİÇEK 25-26. CHP Dönem İstanbul Milletvekili…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: