Eğitim ve toplum / Bahar Nare KIZIL - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Eğitim ve toplum / Bahar Nare KIZIL

Eğitim ve toplum / Bahar Nare KIZIL
Yorum Yap

Eğitim ve toplum…

Konuk yazar: Bahar Nare KIZIL

Kötü duyguların kontrolünü irade yeteneğiyle kontrol altına almanın önemini bugün, geldiğimiz toplumsal durumdan anlayabiliyoruz.

Soyut iradenin ne çok önemi varmış toplumsal etkileşimde meğer!

Her insan kötü duygular gibi iyi duygular da taşımaktadır. Kötü duygular insana kötülükler yaptırırken, ki bu olumsuz duygular üzerinde soyut irade ile kontrol sağlanmaz ise bu olumsuz duygular bireylerden canavarlar yaratabilmektedir.

21 yy toplumları insanı, kurallarıyla denetleyemez bir şekil almıştır. Yani kişiliğin eğitilmesi konusunda ne aile kurumu ve ne de eğitim kurumları yeterli işlevdedir.

İnsan, sosyal bir varlıktır. İyi bir eğitimle özel yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi mümkündür. Aileler çocuklarının eğitilmesi için fırsatlar sağlar ama öğrenmek sonsuz olduğu gibi, bir dalda gelişmek de bireyin kendi çabasıyla mümkündür.

Evet, eğitimde istikrar ve disiplin olmalıdır. Bu aile içindeki çocuk eğitimi için de geçerlidir, okuldaki eğitim için de böyledir. Eğitim konusunda istikrarlı ve disiplinli toplumlar sanat ve edebiyat üretmişlerdir (bknz, Çîn).

Bizim gibi toplumların gerileme nedeninin başında, temel bilimsel eğitimde istikrar ve ciddiyetin eksik olduğudur. Bugün eğitim alanında aldığımız sonuçlardan belli oluyor zaten tablomuzun çok eksik olduğu.

İnsanlar, her çocuğa çocukluk döneminin her evresinde ilgi ve özen göstermeli ki, sağlıklı ve sorunların/anomilerin en asgari yaşandığı toplumlar oluşabilsin.

Sosyoloji disiplinin klasik sosyologlarından Durkheim’ın dediği gibi “her toplumda anomiler olmalıdır”; bu, o toplumun sağlıklı olduğunu gösterir. Çünkü o anomiler üzerine çalışmalar yapan sosyologlar, toplumların değişimi ve dönüşümlerini de sağlamış olurlar.

Geldiğimiz noktada küçük anomilerin varlığından bahsedilemez. Devleşmiş kontrolü bir türlü sağlanamayan can alıcı sosyolojik sorunlar oluşmuş ve toplumda insanların birbirlerine karşı saygı ve güven duygusu bitme aşamasına gelmiştir!

Sağlam yapılar, temellerinin sağlamlığıyla ayakta kalırlar.

Yaşamın getirdiği sarsıntılara karşın sağlam temelli bireylerin sarsıntıdan az hasarlı etkilendiği gibi, bu durum sağlam yapılı toplumlar ve ülkeler için de aynen geçerli bir durumdur.

Bir toplum çökmeye yüz tutmuş ise bu, o toplumun eğitim kurumlarının yetersiz ve disiplinsizliğine bağlı bir durumdur. Eğitim kurumları toplumdan da sorumludur. Çünkü etkileşim içinde olduğu canlı organizmadır toplum.

Örneğin Dersim toplumu eğer dimdik ayakta kalabildiyse bilinç ve eğitim seviyesinin sağlam olmasından kaynaklıdır. Dersim, bu ülkede bir çok konuda rol model bir toplum olduğundan, örnek verdim.. (benim welatım olduğundan değil 🙂 )

Düşünün ki tarihini ve sosyolojisini bilmeyen bir toplum olsaydı, dört dağ içinde sadece kalıntıları kalmış olurdu.

Bütün bu sebeplerden ötürü, eğitimin rolünün insan ve toplumların şekillenmesinde ve ebedi bir hal almasında büyük bir önemi vardır.

Yine, aile içindeki eğitime dönecek olursak, şiddet içerikli eğitimin hiçbir insana yararı olmadığını ve insanın asıl yurdunun çocukluğu olduğunu söyleyen bilim insanları şiddetin, ancak öfkeli ve öz güvensiz insanlar yetişmesine neden olduğunu da çalışmalarıyla kanıtlamışlardır..

Eğitim ve ögretim, bilimsel bir çizgiden şaşmamalı, aile sevgisi ve şefkatiyle de lezzetlendirilmelidir.

Dünyamız, planetimiz ancak bu formülle dengesini sağlayabilir…

Bahar Nare KIZIL

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: