Ekonomist Musa Ceylan, Mckinsey’i değerlendirdi

Ekonomist ve ekonomi yazarı Musa Ceylan, AKP’nin Mckinsey şirketiyle yaptığı anlaşmayı değerlendirdi.

“AKP neden Mckinsey şirketiyle neden anlaşma yaptı?”

Bir anlaşma yaptı, dedi ki sen beni denetle. Uygulayacağı ekonomi politikaları Orta Vade dediğimiz Yeni
Ekonomi Programı’nda öngörülen kamu harcamalarının kısılması, vergilerin arttırılarak bütçe açığının küçültülmesi; ben buna uyacağım, gel beni denetle, uymazsam bildir, anlamını taşıyor.

“Niye böyle bir ihtiyaç doğdu?”
Normalde ülkeler ekonomi programı uygularken dış açığı yüksek, dış borç ödemelerinde güçlük çeken ülkeler IMF ile anlaşma yaparlar.

IMF ile anlaşmanın mantığı şudur; uluslararası sermayeye mesaj göndermektir. Yani uluslararası sermayenin gözcüsüdür. Ben hazırladığım programa uyacağım, IMF beni denetleyecek diyerek uluslararası sermayeye güven vermek istenmektedir.

Ve niyet mektubu hazırlanır. Aynı orta vadeli programda olduğu gibi yapacağınız şeyleri taahhüt edersiniz, IMF’ye gönderirsiniz. IMF okur mektubu yapabileceğine kanaat getirirse sizi görüşmeye çağırır.
ANAP döneminde bu oldu.

IMF çağırmadan Türkiye görüşmeye gitti, kapıdan geri döndü.
Diyelim ki çağırdı yapacaklarınız takvimlendirilir.
Biz bugüne kadar 19 stenbay yaptık, bazen de destek sağladık.
Bunu sağlarken desteği dilimlemdirir ilk taksidi verir ve denetler , denetleme sonucunda programa uymadığınızı görürse desteği keser. Arjantin örneğinde olduğu gibi ilk destekten sonra desteğini kesti.
İhtiyati stenbay denen bir şey var, yine programınızı sunarsınız, takvimlendirirsiniz, para istemezsiniz. Uluslararası programa uyacağınıza söz verirsiniz.

Peki neden IMF ile bu program yapılmadı çünkü tekrar IMF’ye yakınlaşmakta tabandan çekinildi. Bunun yerine uluslararası sermayeye güvenmek adına bu şirkete başvuruldu.

Bu şirkette aynı IMF’nin yaptığı gibi denetliyor. Kamu harcamalarını azaltarak kamu gelirlerinde etkinlik sağlayarak bütçe açığını küçültmek yani sıkı bir maliye politikası. Merkez Bankası zaten sıkı bir politika uyguluyor, faizleri yükselterek sıkı duruşunu sergiliyor. Bunun sonucu enflasyonu düşürür. Büyüme hedefi küçültüldü çünkü işsizlik de artacak normal olarak. İki yıllık tahvillerin oranına baktığımızda %26 iken 10 yıllık ise %17 civarında .

Faiz enflasyonu arttırmaz öyle bir ilişki yok, faizin yükselmesi enflasyonu düşürür.

Ali Haydar Çelebi

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?