Erdoğan kolayca gider mi? Bunca silahlı grup, eğitim kampları, Sadat boşuna mı kuruldu? / Funda ÇAKAR - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Erdoğan kolayca gider mi? Bunca silahlı grup, eğitim kampları, Sadat boşuna mı kuruldu? / Funda ÇAKAR

Erdoğan kolayca gider mi? Bunca silahlı grup, eğitim kampları, Sadat boşuna mı kuruldu? / Funda ÇAKAR
Yorum Yap

Erdoğan kolayca gider mi? Bunca silahlı grup, eğitim kampları, Sadat boşuna mı kuruldu?

Kılıçdaroğlu, doğru bir adım atarak 2. Eklemeddin vakası yaşatmadığına göre birkaç uyarıda bulunmak istiyorum.

Öncelikle Muharrem İnce’nin adaylığını desteklediğimi bildirmekle söze gireyim. Nedenleri ise çok basit. Halktan kopmamış bir siyasetçi olması, Yalova’da gösterdiği inatçı, kararlı ve mücadeleci ruhu, CHP içinde genel başkanlığa adaylığını koyup gösterdiği isyancı ve lider yanı ile birlikte dokunulmazlık konusunda ‘hayır’ dediği için 2. tura kaldığı taktirde soldan ve Kürt seçmenden oy alacak olma ihtimali… Bu ihtimal Erdoğan karşısındaki en güçlü rakip olma özelliğini de katıyor kendisine.

E tabi bir de sahilde bira içerken fotoğraf vermekten çekinmeyecek kadar şeffaf oluşu işimize geldi.

Tüm bunlar bir yana Kılıçdaroğlu’ndan ya da varsa muhalefetten beklenmesi gerekilen ikinci en önemli ve doğru adıma gelelim.

Muharrem İnce’nin adaylığı ben de öyle heyecan falan yaratmadı ama görüyorum ki maalesef büyük bir çoğunluk ‘işte şimdi bittiniz’ moduna çoktan girmiş durumda.

Dolayısıyla bendeki kaygılar daha da arttı. Nedeni ise YSK ve SEÇSİS.

Böylesine bir umut dalgası ve heyecanı doğru yönetebilmek için bir an önce seçim sistemi hakkında da insanlar bilgilendirilmeli ve yalnızca seçime ve sandığa odaklanmış olma ruh halinden çıkılmalı.

YSK’nın tarafsız olmadığını kundaktaki bebek bile anladı. SEÇSİS ile seçim sonuçlarının nasıl manipüle edildiği de açıkken erken atılan bu zafer çığlıkları bana çok anlamsız geliyor.

Kafamda bazı soru işaretleri var. Mesela Erdoğan halâ adaylığını açıklamadı. Neden? (Ben mi kaçırdım yoksa? Zira kendisiyle pek ilgilenmiyorum bu aralar)

İki durum söz konusu olabilir diye düşünüyorum.
Birincisi Erdoğan gölge / kukla aday çıkartarak amaçları doğrultusunda ilerlemeye devam eder. Gölge adayı çıkarma ihtiyacı nereden mi doğar? Söyleyeyim…

Erdoğan’ın tüm Türkiye’den saklanan istenmediği gerçeğini kendisinin biliyor olmasından. Üstüne basarak söyleyelim, Referandum sonrası YSK ile el ele vererek halka aktarılan sonuçların gerçek olmayışını en iyi Erdoğan biliyor. O çoktan kaybetti bunu en iyi kendisi biliyor..

Veya son anda bırakıp kaçar. Tüm bu karmaşa yalnızca dikkat dağıtmak için yapılmış olabilir. (Düşük ihtimal ama bir ihtimal işte.)

YSK ve SEÇSİS ile girdiğimiz bu seçim tüm ittifaklara ve tüm doğru adaylara rağmen Erdoğan’ın zaferi ile sonuçlandığında ülkenin bir B planı olmalı diye düşünüyorum.
Var mı bir B planınız?
Çünkü Erdoğan kazansa da kaybetse de yaşanacak olanlar açıkçası beni ürkütüyor, her haliyle..

En çok korktuğum şey ise halkın direnme azminin kırılması. Her şeye rağmen, tüm bu birlik mesajları, doğru aday göstermeler bir kenara seçim sistemi ve YSK’nın üzerine gidilmezse sandıktan çıkan sonuç ile halkta büyük bir bezginlik ve yenilgi duygusu hakim olabilir. Çünkü bakıyorum da şu aralar lider olduğunu iddia edenlerin ağzında hep duymak istediğiniz yalanlar. Tamamen gaz almaya ve gaz vermeye yönelik söylemler. Ne bir plan, ne bir proje…
Ancak ekonomik söylemler, hamaset dolu laflar. Ekonomiden dem vurmak çok kolay çünkü halkın büyük bir kısmı sefalet içinde, esnaf battı batıyor, üretim sıfır neredeyse, dış borcu yüksek bir ülke olarak doların da hali ortadayken, satılmış onca fabrika, doğal kaynak varken ülke başına kim gelirse gelsin bir felaketin eşiğinde.

İşte Erdoğan’ın bırakıp kaçması için bir neden daha.

İktidarı bilinçli olarak muhalefete teslim edip ekonomik ve askeri yıkımdan sonra ortaya çıkıp “Alın size Cehape! Ülkeyi batırdılar!” demesi işten bile değil. Toplumun büyük bir kısmı süreçten bağımsız sonuca odaklanacağı için, Erdoğan’ın ülkeyi nasıl batmanın eşiğine getirdiğini unutur ve günah keçisi CHP olur. CHP üzerine atılacak bu kara leke de Erdoğan’a bir 15 yıl daha yeter..

Kafama takılan bir konu da Erdoğan’ın kaçması veya yenilmesi durumunda yargılanıp yargılanmayacağı. Bu konuda kimse konuşmuyor. Ankaralıların yaşadığı son örnek Melih Gökçek’tir. Kendisi, kimsenin hesap sormadığı çalıp çırptıkları ve gasp ettikleri ile şahane bir yaşam sürmekte. Yaptıkları yanına kâr kaldı.

Peki aynı şey Erdoğan ve tayfası için de geçerli olacak mı?

Olmayacaksa Erdoğan dokunulmazlığını kaybetmeyi ve yenilmeyi kabul edecek mi? Ederse vatana ihanetten yargılanacak. Cezası malum.
Etmez ise ne olacak? Göze alacak mı vatana ihanetten yargılanmayı? Bunca silahlı grup, eğitim kampları, Işid bağlantıları, Sadat boşu boşuna mı kuruldu? Var mı bir B planınız? Ya da siyasetçilerden duydunuz mu böyle bir şey? Ben duymadım. Duymadığım için de kendimi hiç mi hiç güvende hissetmiyorum ve hiçbir şeyin değişmeyeceğine hatta bu şekliyle devam ettikçe çok kötü olaylar yaşanacağına ve buna halk olarak hazırlıksız ve savunmasız yakalanacağımıza inanıyorum.

Son olarak şunu söyleyeyim; bunca felaket, acı ve kaostan sonra birden bire her şeyin istediğiniz veya beklediğiniz gibi gidiyor olması hiç kuşku yaratmıyor mu?

Bence bir tuhaflık var..

Funda ÇAKAR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: