Ermeni soykırımının 102. yıldönümünde bir kez daha soykırımı tanıma ve yüzleşme çağrısı yapıldı

Ermeni soykırımının 102. yıldönümünde bir kez daha soykırımı tanıma ve yüzleşme çağrısı yapıldı

Ermeni soykırımının 102. yıldönümünde Tünel‘de bir anma programı gerçekleştirildi. Soykırımı anmak için gerçekleştirilen etkinlikte ‘soykırımı tanıma ve yüzleşme çağrısı’ yapıldı.

1915 Ermeni Soykırımıyla yüzleşmenin vicdani bir borç olduğunun vurgulandığı etkinlikte  “102 yıl oldu. 103 yıl olmasını beklemeyin. Özür dileyin!” mesajı verildi.

Birgün’den Zeynep Kuray’ın haberine göre; Ermeni soykırımının 102. yıldönümünde hayatını kaybeden Ermeni aydınları için anma etkinliği düzenlendi. 24 Nisan’ı Anma Platformu’nun çağrısıyla Beyoğlu Tünel Meydanı’nda yapılan anmada, soykırımda yaşamını yitiren Ermeni aydınların fotoğrafları taşındı; “102 yıl oldu yüzleşin”, “Bazı yaralar zamanla iyileşmez” yazılı pankart açıldı.

Agos Gazetesi’nin katledilen Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, EGAM, ABGU temsilcileri, Ermeni diasporası, HDP Milletvekili Garo Paylan, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli ve çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün katıldığı anmada, Ermeni ezgileri çalındı. 24 Nisan akşamı gözaltına alınan Ermeni aydınların isimlerinin teker teker sayıldığı etkinlikte, 24 Nisan’ı Anma Platformu adına açıklamayı Murat Çelikkan okudu.

Çelikkan, soykırım aksamı yaşananları hatırlatarak  “24 Nisan, bir halkın maruz kaldığı şiddetin başlangıç günüdür. İki yıl içinde Anadolu Ermenisizleştirildi. Çankırı ve Ayaş cezaevlerine götürülen Ermenilerin sayısı 250’yi bulmuştu. Tutuklu Ermenilerin 174’ü hiçbir yargılama olmaksızın öldürüldü. Temmuz ayının son günlerinden itibaren yapılan toplu infazlar için, Çankırı veya Ayaş’tan yola çıkarılan Ermeni tutuklu kafileleri, Ankara’dan yürüyerek birkaç saat uzaklıkta bulunan ıssız vadi ve ormanlık yerlere götürüldüler. Önce üstlerinde bulunan her şey alınarak soyuldular. Ardından, genellikle ateşli silahlar kullanılmadan, kesici ve delici aletlerle öldürüldü” diye konuştu.

 

‘BİR HALK İMHA EDİLİRKEN TOPLUMUN TÜM DEĞERLERİ YARALANDI!’

Çelikkan, 24 Nisan 1915 tarihinde bir halk bütün değerleriyle tasfiye edilirken, toplumun tüm değerlerinin yaralandığını, bir arada yaşama kültürünün şiddetli bir darbe aldığını hatırlattı. Çelikkan, Ermeniler gibi, arkalarında bıraktıkları kültürel mirasın izlerinin de yok edildiğini işaret ederek, binlerce tarihi yapı, kilise ve okulun bilinçli olarak harabeye dönüştürüldüğüne dikkat çekti. Çelikkan, “Sanki Ermeniler gibi onlar da bu topraklarda hiç bulunmamışlar gibi davranıldı” diye konuştu.

 

‘KENDİ VİCDANIMIZA OLAN BORCUMUZDUR!’

102 sene önce başlayan ve birkaç sene içinde tamamlanan bu yıkımla yüzleşmek bir zorunluluk olduğunu kaydeden Çelikkan, bu yüzleşme olmadan Hrant Dink’i, Sevag Balıkçı’yı, Marisa Küçük’ü öldürerek 1915’in o korkunç geleneğini sürdüren ve bebeklerden katil yaratan karanlığın üzerimizdeki ağrılığından kurtulmanın mümkün olmadığını altını çizdi. “Bu yüzleşmenin gerçekleşmesi için çabalamak, Hrant Dink’e Sevag’a, Marisa’ya borcumuzdur” diyen Çelikkan, “Dünyanın dört bir yanına dağılan, topraklarından uzakta yaşamak zorunda kalan kardeşlerimize olan borcumuzdur. Kendi vicdanımıza karşı olan borcumuzdur. 102 yıl oldu, 103 yıl olmasını beklemeyin. Özür dileyin!” çağrısında bulundu.

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?