Son Dakika Haberler

Evdeki hesap çarşıya uymadı ya da “Topal Şeytan” / Mahmut ÜSTÜN

Evdeki hesap çarşıya uymadı ya da “Topal Şeytan” / Mahmut ÜSTÜN
Yorum Yap

Evdeki hesap çarşıya uymadı ya da “Topal Şeytan”

Bir inancı ya da düşünceyi biçimselleştirenler, en dindar /en solcu/en milliyetçi havalarında ortada ahkam kesenler aslında o düşüncenin ya da inancın şeytanıdırlar. Biz sosyalistler saflarımızda “en keskin” gözükenlere, “en uç”, “en sol” öneriler getirenlere hep “ajan olabilir” şüphesiyle yaklaşmışızdır. Hele bunlarda kötücül bir kurnazlık emareleri varsa ve üstüne üstük bir de bu insanlar “cinsellik”, “para” ve “mevki” konularında belirgin bir zaaflı tutuma sahiplerse artık kesin biçimde “güvenilmez unsur” olarak tanımlanırlardı. Zira böyleleri resmen karşı tarafın ajanı olmasalar bile, fiilen “düzen”in hareket içindeki unsurları olarak iş görürler; maddi ve manevi bakımdan yarattıkları tahribat genelde bir ajanın yaratabileceğinden daha ağır olurdu.

Her geçen gün çok daha açık biçimde görüyoruz ki “dinci”lerde o dinin ajanı yani şeytanıdırlar. Denir ya “şeytan din ile kandırandır” diye; işte bunlar da “en iyi hatta tek Müslüman benim” edasıyla ortada dolaşırlar; kendileri dışında herkesi kafir ya da münafık ilan ederler ve/fakat cinsellik, para ve mevki alanında sapkınlık derecesinde zaaflıdırlar. Bunlar bizim yıllar yılı komşumuz, dostumuz, saygıdeğer büyüklerimiz olan mahallemizin “hacı amca” ve “hacı teyze”lerden çok farklıdırlar. Onların hoşsohbetleri, toleransları, sevgi dolu yürekleri bu dinci zübüklerde zerrece yoktur. Bu zübüklerin gözlerinden sevgi, hoşgörü, hakkaniyet değil para, iktidar hırsı ve nefret okursunuz. Fena halde kötücül bir zekaya, kurnazlığa sahiptirler. Çıkarları için din dahil satışa çıkaramayacakları, paramparça edemeyecekleri hiçbir değer, kural, kanun vb. yoktur.

Şu son günlerde yaşadıklarımıza bir bakar mısınız? Anadolu insanının “şeytana bile pabucunu ters giydirir” diye nitelediği şeytani kurnazlıkların, hinliklerin, ar damar çatlamasının bini bir para. Attıkları her adım hile ve sahtekarlık yüklü. Planlı, organize bir sahtekarlık şebekesiyle karşı karşıyayız.

Bu kadarını yapamazlar dediğimiz her şeyi yapıyorlar. Para ve iktidar hırsı için yapamayacakları hiçbir kötülük olmadığını her adımlarıyla bize bir kez daha kanıtlıyorlar.
Önceden aldıkları hileli tedbirlere rağmen, olur da yine de büyük ve en kritik illerde seçimleri kaybedersek diyerek, bu durumda seçim sonuçlarını nasıl tartışmalı hale getirip boşa çıkarabileceklerini hesaplamışlar, planlarını kurmuşlar, iş bölümlerini yapmışlar…

Kaybedecekleri belli olan bazı bölgelerde seçilmesi kesin olan belediye başkanlarına organize bir kumpas kurmuşlar, ki seçildiklerinde belediye başkanlıkları ellerinden alınabilsin. Yusufeli, Muş, Diyarbakır, Şırnak, Ankara, İstanbul, Büyükçekmece vb. vb. Buralarda yapılan her şey iktidarı kaybetmemek için hesaplı, kurnazca ve çifte standartlı…

Ama muhalefet Kürtlerle ilgili körlüğünü ve aymazlığını hala ve ısrarla sürdürmeye devam etse de bu kez sandık oyunları konusunda her zamankinden daha akıllıca ve hazırlıklı davrandığı için “evdeki hesap çarşıya uymuyor”.

Ekrem İmamoğlu’nun dediği gibi, eğer muhalefet her zamankinden daha organize davranıp tüm ıslak imzaları erken bir saatte toplamayı başaramasa, yılmadan sandık başında 7/24 nöbet tutmasa, Büyükçekmece tuzağını erkenden fark edip karşı bilgi ve belgeleri cebinde hazır etmese vb. seçim çoktan çalınmıştı bile.

Yine de ve her şeye rağmen vazgeçmiyorlar… Ama bu kez şok olmuş bir şaşkınlıkla adım attıkça duvarlara toslamaktalar. Artık “şeytanın bacağı kırıldı” ve her girişimleri kısa sürede tersine dönüyor.

Kaybediyorlar ve çırpındıkça yalnızca sonlarını hızlandıracaklar ve daha trajik hale getirecekler…

Mahmut ÜSTÜN

Görsel: MedyaFaresi

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)