Evlilik / Atilla YÜCEAK

Evlilik

Evlilik;

Gönülleri birbirine bağlıyoruz!

”…Çok yakışıklı,
güzel ama beni mutlu edebilir mi?
Seviyorum ama acaba sonra değişir mi?..”

Eş adayınızla yıldızınız,
yaşam biçiminiz,
dünyayı ve toplumsal yaşamı sorgulama ve yorumlama anlayışınız ve ona uygun davranış biçiminiz,
renkleriniz ve kişiliğiniz gerçekten uyuşuyor mu?

Unutmayalım ki;
Evlilikte denklik çok önemli ve olmazsa olmazlar arasındadır.

Genç kardeşlerim;
Mutlu birliktelikler için,
evlilik öncesi;
renk,
kişilik ve uyumluluk analizi yaptırın,
son kararınızı öyle verin.
Siz yine de tüm bunlarla beraber;
sizleri bekleyen devasa bir düzen sorunu olduğunu bilerek hareket edin.

Aile ve evlilik içinde kronikleşmiş sorunlar vardır.
En başta gelen ve de en önemlisi olan ekonomik sorunlardır.
Kapitalizm içine düştüğü bunalımı öncelikle emekçi halka yansıtmaktadır.
Yeni yatırım alanları olmayışı,
işsizlik,
üretim alanlarının daraltılması,
tarım ve hayvancılığın ortadan kaldırılması, aile bireylerinin işlerini kaybetmesi ya da ellerinden siyasi nedenler ile alınması…

Bu sorunlar,
kuşaktan kuşağa aktarılan ve çoğunun,
zaman içinde olanları tanımlayamadığı ve çözümleyemediği konulardır.
Öyle ki;
bu sorunlar yadırganmaz,
aile üyeleri tarafından kanıksanmış olup
artık çözüm için,
bir yolun aranmadığı pozisyondadır.

Kendi evim dahil birçok yuvada;
çoğu zaman;
yokmuş gibi davranılır ve kimse sorunun bir parçası olabilme olasılığını hiç düşünmek istemez.
Suç;
hep eşlerden ötekindedir ve herkes kendince çok haklıdır.
Bu durumda çözümsüzlük kader olmuştur.

Oysaki aile;
bir sistemdir ve aile üyelerinin her biri,
bu sistemin birer parçasıdır.
Dolayısıyla üyelerden birinin yaşadığı sorun,
diğerlerine de yansır ve
sorun, çok boyutlu yaşanmaya başlar.

Bu süreçte aile üyeleri arasında saygı yok olur da bir sınır olmazsa,
sorunlar derinleşip kronikleşmeye başlar.
Çünkü asıl sorun ne yaşadığımız değil,
nasıl yaşadığımızdır.

Sorunu nasıl algılayıp ona nasıl tepki gösterdiğimize göre sorun,
ya çözümlenir ve işlevsel hale gelir ya da derinleşip kronikleşir.

İnsan,
içinde yaşadığı durumu göremez.
En yakınına kördür.
Çünkü bir şeyi sağlıklı görmemiz için,
belli bir mesafeden bakmak gereklidir.

İçinde bulunduğumuz duruma bir de duygusal süreçler eklendiği için,
bazen sorunlar içinden çıkılmaz hal alır.

Bu,
sorunun çıkılmaz olduğunu değil,
bizim o süreçte çıkılmaz halde algılayıp yaşadığımızı gösterir. Dolayısıyla bu durumlarda dış destek çok önemlidir.
Ancak bu dış destek objektif gözle bakabilecek ve süreci yapılandırabilecek donanım ve güvenilirlikte olmalıdır.

Aksi halde sorunları yansıttığımız kişi,
eğer daha da sağlıksız değerlendirecek biri ise sorun içinden çıkılmaz hal alır.
Bu yüzden çözüm odaklı olmalı,
çözümü doğru yerde aramalıyız.

Çok zor durumda kalmışsak profesyonel destek alabiliriz.
Alacağımız bu destekler;
Birçoğumuzun sandığının aksine kalıcı ve sağlıklı çözümler üretebilmektedir.

Ancak bu tür katkılarda düzenlilik ve devamlılık önemlidir.
Eğer inanır,
güvenir,
emek verir,
çabalar ve gerekli bedeli ödersek -ki bedel ödenmeden asla sonuç alınamaz- doğru,
sağlıklı ve kalıcı sonuçlar alabileceğimizi ifade etmeliyim…

#AşkÖrgütlenmektir!
#ŞairŞiirSokakta

Atilla YÜCEAK

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?