Fatih Tezcan… Ya çalışıyor! / Tolga YARICI

Fatih Tezcan… Ya çalışıyor!

Cahil olmak utanılacak bir şey değildir, gurur duyulmaya başlandığı zaman çok tehlikeli olur. Ve işte “KEEKKKKK, TATAR BÖREEEE, ÇAYYYY!” bu gururlu ve onurlu duruşun haykırışlarıdır. Son kertede bu onurlu duruşa dâhil olmuş güruh içerisinden sıkı bir tekme yiyeceğini hisseden, Fetö terör örgütünde bile bir yer edinememiş, onun paçalarından düşen kırıntılarla beslenmiş aç kalmış bir soytarı Fatih Tezcan.

“TÜRK KÖYLÜSÜ
Topraktan öğrenip
kitapsız bilendir.
Hoca Nasreddin gibi ağlayan
Bayburtlu Zihni gibi gülendir.”
Diye başlar Nâzım’ın şiiri ve devam eder, nefeslerimizi keser, aklımızı başımızdan alır. Ve ardından “Köylü Milletin Efendisidir” sözü ile elbet de Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü anımsatmadan geçemeyiz.
Nâzım’ın şiirindeki Anadolu insanımız ile bir ahmağın gerçekleştirdiği eylemin boyutunun alakası yoktur. Zaten sözünü ettiğimiz “AHMAK” Anadolu’nun köylüsü tarafından ilk başta kovulacak kişidir ama Anadolu insanı değil midir; Çanakkale savaşında kendisine kurşun sıkan İngiliz askerini yaralandığında sırtına alıp taşıyan ve Anadolu insanı değil midir ki hoşgörüsü ve misafir perverliği ile dünyalara nam salan.

İşte bu hoşgörüyü ve alçakgönüllü oluşu suiistimal eden bir ahmaktan başka bir şey değildir Fatih Tezcan.
Toplumun kanını donduran, bir videosunu yayınladı bu ahmak. İtiraflarından anlaşılacağı üzere şahıs Fetö terör örgütü mensubu ancak burada bile kendine yer edinememiş yandaş oluvermiş arafta kalmış. İş o ki ihtimalle aldığı duyum üzerine bu fetö örgütündeki maceraları dolayısıyla, kendisi pek yakın bir zamanda örgüt arkadaşları yanında bir koğuşta ranza sahibi olacağını anlamış. Bir türlü kabul görmediği, bir fetöcü daha kollayacak, koruyacak, savunacak yerimiz kalmadı diyen partililere yalakalık yapmaya başlamış.

Af geleceği artık kesin. MHP bu affı kabul ettirecek, üzerine birçok şey yazmak ayrı bir konu onlara burada değinmeyeceğim. Ancak bu şahsın tek amacı fetö terör örgütü suçlaması ile yargılanmadan önce, Atatürk’e hakaret ve toplumun değerlerine hakaret ve toplumun provoke etmek suçlarından, mahkeme sürecini başlatmak böylece alacağı ceza süreci başlamadan. Af edilmiş olacak, bu suçlamayla bir af aldıktan sonra, kendi ifade özgürlüğünden aldığı cezayı bahane ederek, bir başka ülkeden irtica hakkı isteyecek. Bu filmin başka bir versiyonunu Reza Zarrab’tan hatırlıyoruz hepimiz.

17 Temmuz gecesi bu videoyu tarafıma ulaştıran ve izlememi isteyen koruma görevlim arkadaşım, gözlerinden yaşla elinde akıllı telefonu ile geldi. Yaklaşık beş bin sayfa Fransızca, yayınevimin çıkaracağı, bir kitabın çevirisi ile uğraşırken sabahın 03.00’ünde elindeki telefonda, izleyin lütfen dediğinde aklıma ilk gelen Kemal Kılıçdaroğlu videosu mu yayınladılar acaba oldu. Bir Anadolu çocuğu gözlerinden yaşlarla bunu tarafıma izletti, dayanamadım ve yazmaya başladım. Hemen ona söylediğim ilk söz şu oldu; “Birkaç ay evvel yandaş ve tetikçi medya yayın kanalı Akit tv’de bir tip vardı, hani rezil oldu o nerede şimdi? Ne yapıyor? Kovalandığı zaman nasıl özürler diledi, ne itiraflarda bulundu hatırlıyor musun?” Hemen gülümsettim kendisini. İşte okur bu, izlediğimiz videodaki şahıs onun değerinde bile değil, asla da olamayacak.
Onun için bizlerin çağdaş, demokratik, laik ve aydınlık yarınlarımızı yok etmeye çalışan sistemin uygulamaları ve boş teneke seslerine yoğunlaşmamız yerine, bu eylemleri, dolayısıyla acı çeken, yaşamları ile oynanan, ölen, sakat kalan, insanları konuşmamız lazım. Soma adalet bekliyor, abisi ve dayısından çocuğu olan bir kız evladımız ne halde? Peki, Dolar 4.80 kimin umurunda, tamamı ithal bebek mamalarından kaç kişi feragat etti? …vb.

Dünkü yazımda Fazıl Say için bir çatlak macunu yapıldı demiştim, işte size bir başka macun. Yemin törenleri, atamalar, anma törenleri, bir türlü işletmenin faaliyetleri başlayamıyor. Sürekli gündem başka şeylerle sarsılıyor eğer bir durulursa bugün 4.80 dediğimiz doları büyük olasılıkla 7.00tl seviyelerinde ve insanlarımızı karne ile ekmek kuyruklarında görmeye başlayacağımız kesindir.

Tolga YARICI


Tolga YARICI Kimdir?

1975 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Resim bölümü mezunu ve Belçika Kraliyet Akademisi Görsel Sanatlar Bölümünde eğitim yaşamını tamamladı. Görsel sanatlar alanında fotoğraf ve grafik çalışmaları ile birçok uluslararası başarı kazanmış ve çok sayıda sergisi gerçekleştirmiştir.

1993 yılından günümüze değin uluslararası birçok haber ajansının fotoğrafçıları arasındadır. 2002 yılından itibaren Magnum Ajans ile çalışmaktadır.

Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği AA Plus kategorisinde bir sanatçı olarak aynı zamanda sanatsal çalışmaları devam etmektedir.

Filistin, Irak, Libya vd. diğer ülkelerde savaş muhabirliği yapmıştır. Birçok fotoğrafı uluslararası medya organlarında yayınlanmış bu alanda 8 ayrı ödül almıştır.

Ülkemizde 3 ayrı üniversitede görsel sanatlar ve grafik tasarım bölümlerinde öğretim görevlisi olarak çalışmaları olmuştur.

1993 yılında başladığı doğa fotoğrafçılığı sayesinde yüksek irtifa dağcılığı sporunda profesyonel yaşamı 2012 yılına kadar sürmüştür.

1900 yılında kurulan Türkiye’nin ilk fotoğraf stüdyosu olan aile şirketini devralarak, İzmir merkezli Boyoz Yayınları, Boyoz Dergi ve Kuklahane Marionette Kukla tiyatrosunu kurmuş, çalışmalarına bu şirket çatısı altında devam etmektedir.

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?