Fotoğrafta Süleyman Soylu’yu ‘promil’ ölçümü yaparken görüyoruz / Havin HİVDA

Fotoğrafta Süleyman Soylu’yu ‘promil’ ölçümü yaparken görüyoruz

AKP hükümetinin en başarılı olduğu konu nedir, biliyor musunuz? ‘Kibir!’ İktidara geldikleri günden beri kusursuz görünmeyi, kendilerini iyi pazarlamayı bu yöntemle başardılar. Sorun ne kadar ‘zor’, ne kadar ‘büyük’ olursa olsun hafife al, yok say ve yoluna yürü. Bu duruma dair birkaç örneği hatırlatmak istiyorum:

Ahmet Davutoğlu (IŞİD hakkında): ‘Bir grup öfkeli genç’…(Davutoğlu başbakanlıktan gönderilene kadar IŞİD’e terör örgütü diyemedi. ‘Terörle arasına mesafe koyamadan’ gönderdiler.)

Tayyip Erdoğan (Hatun Tuğluk’un mezarına saldıranlar için): ‘Alkollü bunlar’  değerlendirmesinde bulundu. (Ya ‘alkol alanlar kendini kaybedip mezarlıklara saldırıyor’ bahanesiyle alkol yasağı gelecek ya da saldırganların CHP’li olduğu düşündürülmeye çalışılıyor. Yoksa neden ‘faşist saldırı’ demekten kaçınsın?!)

Ankara Valisi : Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılan saldırıyı değerlendirirken ‘Sataşma’ sözcüğünü kullanmayı uygun gördü. (‘Küçücük’ bir ‘sataşma’… Olay aslında bu kadar basitti ve Vali Bey olayı abartmaya gerek duymadı. Yalnız ‘sataşma’nın bir ilkokulda değil de ülkenin başkentinde yaşandığını ve bir milletvekilinin annesinin cenazesine yapılan ‘sataşma’nın ‘faşist bir saldırı’ olduğu gerçeğini  hatırlatmakta fayda görüyorum.)

Zonguldak Valisi (Alkol cezası kesilen 2 kadın doktor hakkında): “…Polis kendisine gelen ihbarı değerlendirmek zorundadır.  Polisimiz görevini yapmıştır. Son derece nezaket içerisinde de görevini ifa etmiştir. Ama evet, sanki bir iki bayanın plajda başında dikilmiş polisler görüntüsünü, fotoğrafı çeken arkadaşların sanat kabiliyetine yormak lazım. Görüntü itibariyle rahatsız edici bir durum olsa da olayın içeriği itibariyle polisin rutin bir işidir ve görevini yapmıştır”   (Vali, durumun dışarıya çirkin yansımasını ‘sanatsal bakış’a bağlamış. Polis kesinlikle ‘alkol’ sebebiyle ceza kesmemiş, kadınlar çevreyi rahatsız etmiş. Ama nasıl? Mayolu erkeklere laf atıp tacizde mi bulundular, denizin içinde erkeklerin etrafını mı sardılar?)

…Ve daha niceleri. Bunlar yalnızca hafızalarımıza kazınanlardan ve son birkaç gündür yaşananlardan bazı örnekler.

Peki nasıl oluyor da rezalet denilecek boyuta varan, insan olmaktan tiksindiren olaylar ‘incir çekirdeğini doldurmayacak sorunlar’mış gibi hafife alınıyor? Nasıl oluyor da tüm bu konular çok bilmiş tavırla, üstten bir bakışla yorumlanıyor?

Yukarıda sunduğum birkaç örnekte ülke çalkalanırken, insanlar dehşete kapılırken verilen cevapları görüyorsunuz. Nasıl zahmetsiz, nasıl özensiz… Nasıl ‘saf’ yerine koyan açıklamalar. Sanki hiçbiri de büyütülecek bir konu değil. Mesela insanlar “aman canım, mezar mı yok, birkaç serseri sataştı diye ağzımızın tadı kaçmasın. ” demeliymiş gibi!

Bakın bu da Süleyman Soylu’dan ‘kral hareket’! Cenazeye saldırı olayını ‘vicdanları kaldırmadığı için’ ciddiye almış ve olayı yerinde inceliyor. Soylu’yu gözaltına alınarak karakola getirilenlerin bizzat ‘promil ölçümü’nü yaparken görüyoruz.

Sadece bir merak: Ne olsa utanırsınız?

Havin HİVDA

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?