arap porno sikiş izle bridalarabia.com arap porno hd porno pornovideolab

Freni boşalmış Noel ‘geyikleri’ / Öykü ARICA

Freni boşalmış Noel ‘geyikleri’

Kutlayanın ruhunda güneş açtığıyla, kutlamayanın protest tavrıyla iftihar ettiği; tercihen salonun kuytu bucağında erekte olan eğreti çam ağacının asli vazife disipliniyle süslendiği; süslemeyip öylece orta yere diken ev sahibinin beğenilmediği, sülalenin biricik komedyeninden adamın biri nüktesine hala katılarak gülenine kadar her soytarının birbirine “Seneye görüşürüz, eheh” bayatlığında şakalar yaptığı; “Pazartesi diyete başlıyorum” yalanına benzer arızi hükümlerin verildiği kaçınılmaz bir 31 Aralık gecesini daha atlattık.

Elbette ilgi kıtlığıyla paylaşılıp “Bir başına girdim yılbaşına” mesajını iletmekle mükellef kedili, alkollü ve kafası çok puslu kadın illüstrasyonları, “Yıla nasıl girersen öyle geçirirmişsin” vurgusuyla yanak yanağa “2019’da da tahammül edeceksiniz bize” çalımı atan batıl ve esrik çift fotoğrafları; daha da fenası, bir sonraki yılı göreceği bugünden meçhul, ihtiyar eşini noel baba kılığına sokup başta sabi sübyana olmak üzere tüm arkadaş çevresine maskara eden evin dişi kuşunun çektiği videoları; bu tutumları yalnızca “Reina saldırısını ne çabuk unuttunuz?” infialiyle taşlamaktan mesul pek aşkın, sağduyulu ve ussal tiplemelerin gönderileri ‘2019’ içeriğiyle tasarlanmış Z kuşağı fotoğraf filtreleriyle anasayfamızı bir müddet daha oyalamayı sürdürecek.
İk kat ağır gelip hizalanmakta güçlük çeken, akşamdan kalma kafalara 1 Ocak sabahı dank eden zam, 31 Aralık gecesinin antipatik ‘parti hayvanları’nı bir sonraki yılbaşının planını yapmaktan alıkoymamış olacak ki, “Biz de seneye hindi değil; tavuk doldururuz, hıh” umursamazlığına her yerde rastlayabiliriz. Pek tabii “İyi eğlendik, şimdi yine duyarlı olma vakti” kararıyla vicdan mastürbasyonu yapan tüm ahı gitmiş; vahı gitmekte noel anneler ve şarlatan noel babalar, partiye dinozor teşrif etmedi diye zırladığı için Jurassic Park oyuncak setiyle geçiştirilen hayalbaz çocuklar, bir başına pinekleyip sabah ağzında pas tadıyla uyanmaya razı alaka düşkünü kadınlar ve bu yıl muhakkak evlenecek aşıklar duyarlı olmaya kaldıkları yerden devam edecekler. Dahası var; sizi küresel problemlerle yeterince ilgilenmemekle suçlayacaklar…

Hay hay… O halde 2016’da Almanya/Breitscheid Meydanı’ndaki Noel panayırına yönelik alçak saldırıyı, takiben 2017 yılında Reina’da yapılan aşağılık kıyımı ve 2018’de Fransa/Strasbourg Noel pazarına kan mevsimini getiren adi tedhişi de, yani devinimin önünü uzadıkça kapatan güdük anmaları bir kenara bırakalım; dünyayı çalkalayan kararlı eylemciler, ardından açıkça “Türkiye’de yeleğe de yeleklisine de özeneni yok ederiz” gözdağını veren mafyöz siyasetçilerin devleşen egolarını üstümüze sürmelerine neden hala izin verdiğimizin kaynağına odaklanalım. Aynı balon vaatleri durmadan tekrarlayıp halkı demokrasi hülyasına inandırmaya davranan klişe ve fakat çok tehlikeli “kimisi”nden yakamızı nasıl kurtaracağımızın üstünde düşünelim. Anamalcı sistemin rijit çarkları dönerken, stagflasyonun merkezinde şok yaşayan halkı sus payıyla oyalamakla görevli, her jesti ve mimiği kolumuzu dürten parmakla aynı rahatsızlığı veren, ‘kimisinin’ imitasyonu olan yeniyetme siyasetçiye ‘ekonomide denge ve istihdama destek’ adına ÖTV, KDV indirimlerinin üç ay daha uzatılmasına tamah etmeyeceğimizi haykıralım.

Mesela Taksim’de yılbaşı kutlaması yapan Suriyeliler’den şikayetçi olmanın suyunu çıkarmaktansa Rusya’nın İdlib’i vurmasının Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini, etkilendiğimiz takdirde olayın içinden en az hasarla nasıl çıkacağımıza dair kafa patlatalım.
“Emlakçısın sen, emlakçı kal” diye yakındığımız, solaryum bağımlısı ABD başkanının güzel ve zavallı eşiyle olan komik ilişkisinin dedikodusunu yeterince yaptık, güldük, bitti; bu bronz ten tutkununun Türkiye’ye tampon bölge güvencesi vermeyi hedeflemesinin ardındaki sebebi indirgeyip ne ile karşı karşıya olduğumuzu ele alalım…

Realizmi tecrübe etmek serttir… Başında kavak yelleri esmesi gereken; doyasıya kahkahalar atabildiği için mahçup olmaktan bıkmış, ayakları ağrıyana kadar raks etmeyi hak eden, hatta yılbaşı hediyesi almayı kalben dileyip ihtimalleri hayalinden geçirerek tebessüm eden, gençliğinin baharında biri olarak, gerçeğin şakağa inen beşkardeşini tanırım…
Bu üç kuruşluk değeri olan kutlamalar, sistemin tekamülü rötara takıldığı için hidetten gözü kararan, içi hıncahınç garez dolmuş bireyler tarafından bozulduğunda, tecrübe daha da katılaşır… Üzer, buruntu yaratır; gözünüzden içirir suyunuzu. Fakat ben ve türüm, sizi üzmek istemiyoruz. Ağıt yakmanızdan nefret ediyoruz. Bu dizge içinde depresyona girip çürüyerek fonksiyonunuzu yitirmenize katlanamıyoruz. Biz sizden agresif olmanızı talep ediyoruz. Biz tözde yatan öfkenizi şaha kaldırıp sizi tedirgin etmek, yazın dinlenceye; kışın uykuya tertiplediğiniz nefretinize kabuslar gördürmek istiyoruz; bu kabusların kininizi canlı tutmasını sağlamayı gaye belledik.

Bizlere kah ‘grotesk’ kabul edin, kah ‘sadece arabesk’ sayın… Palyatif kutlamalarla bizleri meşgul eden bu primitif düzen o ya da bu şekilde başkalaşmalı…

‘HAPPY NEW FEAR AND MERRY CRISIS’

Öykü ARICA

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

%d blogcu bunu beğendi: