Geçmişten geleceğe umudunu yitirmeyen bir eylemci: Ankara’nın Perihan Ablası / Ali Haydar ÇELEBİ

Geçmişten geleceğe umudunu yitirmeyen bir eylemci, Ankara’nın Perihan Ablası: Perihan Pulat

Ankara’da Yüksel eylemlerindeki direnişiyle dikkatleri çeken Perihan Pulat ile hayata dair konuştuk.

Aşkı tarif eder misiniz? Aşk, yaşamınıza ne zaman girdi mesela?

Aşk iki bedenin tek bir bedenmiş gibi aynı duygularla yaşamasıdır. Aşkı yaşamadan gitmek bir insan için büyük bir eksikliktir. Aşk, emekçi ahlakıyla, devrimci ahlakıyla son nefese kadar yaşamdır.

15 yaş civarındaydım yani yaklaşık 1958’di. Gündüzleri çalışıp geceleri eğitime gidiyordum. Ekonomi ve maliye okudum sonra Sayıştay sınavlarına girdim.

Biz onunla oralarda karşılaştık, bana aşk dolu ışık ışıl bakardı. Zerafetinin dışında güvenilir biriydi. Çok dert çekmiş biriydi. Bana, akciğerlerinden hasta olduğu için “ben sana kıyamam” dedi. Ben de ona “ben de sana kıyamam” dedim. 82 yaşına kadar yaşadı.

Onun ne doğumu ne ölümü yok benim için, ölümsüz benim için o…

Geçmiş ile ilgili aklınızda kalanlardan kısa bir şey anlatın desem neyi anlatmak isterseniz?

O zamanlar imamlar camide işleri bitince rakı içerlerdi. Bu imamlar kiliselere gider onlara yardım ederdi. Ramazanda papazlar da imamlara ziyarete giderdi.

Sürekli çiçeklerle geziyorsunuz nedenini anlatır mısınız?

Onlar dünyanın en güzel canlıları, ben onlarda tekrar tekrar canlanıyorum.

Behice Boran’ı çok seviyorsunuz, onu anlatır mısınız biraz bize?

1968 olaylarında Ankara’dayım. Behice Boran’nın çok yakındaydım. O Ankara’ya geldiğinde izin alırdım, onun sesi açılsın diye hizmetini görürdüm. Onunla ilgili çok anılarım var.

Behice Boran’ı şöyle tarif ederim: ‘Dünya’nın ve Türkiye’nin aydınlığına ve geleceğine adanmış bir yaşam’. Onun adını kullanmaya çalışanlar var. O öyle olmaz, bu yaşayarak olur.

O, “Ya hep beraber olacağız ya hiçbirimiz derdi”.

Birçok eyleme katılıyorsunuz, bunların arasında unutamadığınız bir an var mı?

Eylem yaparken her anı, birbirinden ayırmadan aklımda kalıyor. Hiçbirini unutmam mümkün değil. Yerde sürüklenerek dahi emek mücadelesinde olsam haklı olarak söylemek istediklerimizi söylemek bizim için önemli. Hiçbir zaman yüreğimde umutsuzluğa yer vermedim.

Cumartesi Annelerinin 700. haftasında sizin de, yüzünüzde morluklar olan, fotoğrafınız paylaşıldı. İnsanlar sizi Cumartesi Annesi olarak paylaştı, bu konu ile ilgili ne söylemek istersiniz?

Cumartesi anneleri 700. haftasında İstanbul’da değildim. Onlar Ankara’ya geldiklerinde beraber meclise gittik. Onların önünde saygıyla eğiliyorum. İstanbul’a her gittiğimde mutlaka onları ziyaret ederim. Ama tabi fotoğraf konusunda yanılan ve Cumartesi Annesi olarak paylaşanlar olmuş. Olsun…

Yalnız kaldığınızda şarkı söyler misiniz?

Evde kaldığımda türkü, şarkı ve marş söylerim. En çok söylediğim türküler arasında Anadolu türküleri vardır. Bunların arasında ise “Ne ağlarsın benim Zülfü siyahım” başta gelir.

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?