Güzelsin Sevgilim, Ama Çok Yakından / Zeynep Derya Yıldız

O Bir Cemal Süreya

 

“Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni”

 

İkinci yeniciler deyince ilk aklımıza gelenlerden Cemal Süreya. Doğum adı Cemal Süreyya, ama artık hepimiz bir iddia sonucu soyadındaki ‘y’ harfinin birini kaybettiğini biliyor. Resmi kimliktekini saymazsak doğduğu günü bilmiyoruz. 1931 yılında Dersim’in Pülümür ilçesinde doğar Cemal Süreya. 1938’de ailesi ile birlikte sürgün edilir hiç bilmedikleri bir şehre. Cemal Süreya o günleri sonradan, ikinci eşine yazdığı mektupta şöyle anlatıyor:

 

“Bizi kamyona doldurdular,
Tüfekli iki erin nezaretinde,
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular,
Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar,
Tarih öncesi köpekler havlıyordu.”

 

Sürgüne gittikten 6-7 ay kadar sonra henüz 20’li yaşlarının başında olan annesi Gülbeyaz’ı kaybeder Cemal ve içinden hiç atamadığı anne eksikliğini;

 

“annem çok küçükken öldü
beni öp, sonra doğur beni.”

 

dizeleriyle bize aktarır. Annesini kaybettikten sonra babasının evlendiği ilk kadın da kendi tabiriyle ‘deli’ çıkınca acılı ve işkence dolu bir çocukluk geçirir Cemal Süreya ve henüz babası hayattayken;

 

“Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü, kör oldum.
Yıkadılar, aldılar, götürdüler.
Babamdan ummazdım bunu kör oldum.
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum.
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taslara gelince hamam taslarına
Taslar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taslarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?”

 

şiirini yazmıştır. O, derdini, tasasını, düşüncesini şiirle taçlandırmıştır. Şimdilerde güzel fotoğraflar altına şiirlerinden alıntılar yapılan ve bir ‘aşk şairi’ olarak tanımlanacağını bilseydi ne derdi bilemiyoruz elbette. Ancak o bizim için; daha çocuk yaşta acıyla, ölümlerle, sürgünlerle tanışmış ve bunu edebiyatına da bol bol yansıtmış bir şair ve yazar. Öyle ki Ülkü Tamer, Cemal Süreya için;
“Tanrı
Bin birinci gece şairi yarattı,
Bin ikinci gece cemal’i,
Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı,
Başa döndü sonra,
Kadını yeniden yarattı” demiştir.

 

Geleneklere karşı duran insan, şiirde de geleneklere karşı durmuş ve diğer şairler ile birlikte bizim ikinci yeniciler akımını başlatmıştır. Kadıköy’de yaşadığı sokağa da ismi verilmiştir. Belki Kadıköy’ü çok sevmemin sebeplerinden biri de, bu semtin sokaklarından bolca şair geçmiş olmasıdır. Sokaklarda gerçek bir edebiyat sever olarak dolaşırsanız kimbilir, belki rastlaşırsınız bir köşebaşında Cemal Süreya ya da Özdemir Asaf ile.

 

Sanatçı aynı zamanda aydın olmak sorumluluğu da taşımak zorundadır. Çağının ötesinde yaşamak ve ilerici olmak gibi sorumlulukları vardır. Cemal Süreya bu konuda bizim aydınlık yüzümüzdür. Cemal Süreya’nın dizeleriyiz. O böyle buyurmuşsa başımız gözümüz üstüne

 

“Özgürlüğün geldiği gün
O gün ölmek yasak!”
Cemal Süreya

 

                                                     Lütfen hayatta kalın, ve hala hayattaysanız özgür kalmaya çalışın

 

                                                                                                                               Zeynep Derya Yıldız

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?