İkiz Kader / Müslüm ASLAN

İkiz Kader

Yürekler efsunu ve ferasetiyle açarsa perdesini tarihin, cennet konuşarak çocuk yağmurlar yağdırır gülümsemelerin kuraklığına. Ve mutluluk o zaman gülmekten iki gözü iki çeşme akar dizlere, yırtarak sayfalardan kefenini ‘yeryüzünü aşkın yüzü’ne dönüştürür.

Tarih rakamlarına sırt çevirip, ışık huzmeleriyle çığlık çığlığa çağlayanlaşıp sesinde yankıya verir hayatı. Kavgasız günlerin depreminde yerle bir olur talihsizliğe mahkûm bırakılan gidişat.

Yaşa başa aldırmadan sözcükleri kan revanda bırakan ey benim yüzyıllık ikiz kaderim, linç iklimim, yaban yüzlerin zulasındaki pusat ve yaban el.

Hani her yaz gelince öterdi turnalar ve enginliklerden nehirlerini koynuna alıp susuzluğa ineceklerdi deriz. Oya teni kanayan türkülerin hüznüyle bir başka bahara ertelenir gözlenen yollar ve gelişler. Turnalar kendi göğünde ve mevsiminde öter, nehirler kendi yurdunda kalır, yurdumda. Linç ikliminde sözcükler kan revan…

Yolunu şaşırırsa barut kokusu, yaşam kucağına sığmayan ölümlerle taşar. Benden, senden, yarından, ertelenen her şeyden geriye acılar kalır. Ertelenen her şeyden geriye bir türlü barışamayan ve rivayete dönen ikiz kaderimiz…

Uğultulu kaygılarla çaresizliğe bürünüyor bekleyişler ve kentler.

Dili lal, sis kirpikli yarınlar sulanıyor körlüğün toprağında. Ana dili Kürtçe serzenişler, boynu bükük kardeşlikle görmezlikten geliniyor.

Linç ikliminde sözcükler kan revan

Artık durmadan rivayete dönüşen ikiz kaderimiz.

Ey ikiz Kader!

Ey duymayan dinleyiş… Sancısında kavgaları emziren hiçbir savaşçı teslimiyete tetiklenmez, yenilgileri hazmetmez. Cesetlerine basarak zafer türkülerini söyleyip umuda gömülenler, aşk ayetlerinin yıldız yıldız birer harfleridir. Hep aydınlık gelişlerle kapılara dikilip, mutluluğu karşılıksız bırakıp minnet etmeden sunanlardır.

Yolunu şaşırırsa barut kokusu, yaşam kucağına sığmayan ölümlerle taşar.

Şimdi rivayet telvesinin karasından, enginliklerden yola çıkarak akan nehirlerle yıkanma zamanıdır. Kan revan sözcüklerin bağırlara basıp sarmalanarak, buruşturarak linç iklimlerini, unutarak dinlemeyişi… Rivayete dönmesin diye ikiz kaderimiz.

Bahtına boyun eğerse ateş, hiçbir yürek ısınmaz

Buzula çalarsa acının kızılı, durmadan benim, senin yarınların ömrünü kirletir. Bütün hikâyeler kül olur.

Müslüm ASLAN

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?

%d blogcu bunu beğendi: