Son Dakika Haberler

İnce: 2023’te yine cumhurbaşkanı adayıyım

İnce: 2023’te yine cumhurbaşkanı adayıyım
Yorum Yap

Muharrem İnce yine iddialı: 2023’te yine cumhurbaşkanı adayıyım…

CHP’nin 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Habertürk’te Didem Arslan’ın sunduğu Türkiye’nin Nabzı programında gazeteciler Nagehan Alçı, Gürkan Hacır, Deniz Zeyrek ve Sevilay Yılman’ın sorularını yanıtladı.
İnce, “2023’te yine cumhurbaşkanı adayıyım” dedi.

Habertürk’te Didem Arslan Yılmaz’ın yönettiği programa konuk olan İnce; Nagehan Alçı, Gürkan Hacır, Sevilay Yılman ve Sözcü yazarı Deniz Zeyrek’in sorularını yanıtladı.

Nagehan Alçı, İnce’ye “Ekrem İmamoğlu siyasi rakibiniz mi?” diye sordu. İnce, Alçı’nın bu sorusuna, “Arkadaşım benim. Siyasi akrabam” yanıtını verdi.

Muharrem İnce, Diyarbakır’da çocukları için eylem yapan annelere değinerek 23 Haziran İstanbul seçimleri öncesi terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a oy için çağrı yaptırılması ve kırmızı bültenle aranan Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan’ın devletin televizyonu TRT’ye çıkartılmasına göndermede bulundu.

“Hatalarımı biliyorum”

Muharrem İnce seçim sürecine dair özeleştiride bulunarak ”Hatalarımı biliyorum, apolet tartışmasını fazla uzattım.” dedi.

İnce ayrıca daha çok miting yapmış olması gerektiğini söyledi: ”Erdoğan 32 miting yaptı ben 107 yaptım, yetmez keşke geceleri de yapsaydım, gidemediğim yerler var’.’

Muharrem İnce seçim gecesi bulunduğu yere dair tartışmalara da açıklık getirdi; “Türk bayrağı takmışım, sonuçları Parti’de izlemem Genel Merkez’e gitmem doğru olmaz, İkinci tura kalırsa diğer partilerden oy isteyeceğiz, bir oteli ayarladık. Ben 17.00’de o otelle YSK arasını ölçmek için gittim, 6 dakika olduğunu gördüm. Orda bir açıklama yaptım.” dedi.

İsmail Küçükkaya’ya mesaj: Millet benden duymalıydı

Muharrem İnce, seçim gecesi sonuçlar açıklanmaya başladıktan sonra bir açıklama yapmamış, FOX TV’den gazeteci İsmail Küçükkaya kendisine Whatsapp üzerinden ulaşarak neler olduğunu sormuş, İnce’nin verdiği cevabı da canlı yayında okumuştu.

İnce olayla ilgili olarak, ”Orada bir hatam oldu, millet benden duymalıydı, bir gazeteciden değil. Ben gazeteci olsaydım o mesajı ‘Erdoğan kazandı dedi’ diye iletirdim, bu İsmail’in suçu değil, yorgunluğuma versinler. Türkiye Cumhurbaşkanlığına aday olan kişinin o gece yorulma hakkı yoktur. Yapmam gereken herşeyi de yaptım” dedi.

İnce, seçimden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak tebrik etmesi ile ilgili olarak da “‘Bizim mahalleden bana niye kutladın diyenler oldu. Bu insanlar 26 milyon o insana oy vermiş. O insanlar birini seçmiş, o insanların seçtiği kişiyi ben kutlarım, o insanlardan bir dahaki seçimde oy isteyeceğiz.” dedi.

Söz konusu söyleşiden öne çıkan bölümler şöyle:

“DİYARBAKIR’DAKİ ANALAR İÇİN ÖCALAN’DAN YARDIM İSTENSİN”

  • ALÇI: Diyarbakır’da HDP il binasının önündeki anneleri ziyareti düşünüyor musunuz?

İNCE: Benim gittiğimde böyle bir eylem yoktu. Giderim tabii niye gitmeyeyim. Bu akşam her konu dahil bir tanesini ayrı tutarım, anneyi. Ama Diyarbakır ama Cumartesi annesi ama şehit annesi. Çok dikkatli konuşmayı seçerim. Bu benim hem milli hem dini görevimdir. Asla o anneleri incitmek isterim.

İster HDP’nin ister CHP’nin ister AKP ister Cumhurbaşkanlığı’nın önünde, hiç fark etmez. Bir annenin evladını aramasından daha insani, vicdani şey olamaz. Benim kendi doğrularım vardır. Doğrularım benim vicdanımdır. Ana vatan diyoruz. Ana vatanımızda analara ağıt yaktırıyoruz.

Ana haber diyoruz, ana haberlerde kadın cinayetlerini anlatıyoruz. Anayasa diyoruz ilkellikleri dolduruyoruz içine. Asla eleştirmem, haklarıdır. Ama şunu söyleyeceğim. Bu çocuklar kaçırıldı ya da gönüllü gitti. Nereye gittiler? PKK’ya. Kurucusu kim? Abdullah Öcalan. Nerede? İmralı’da.

Peki Nevruz’da Öcalan’ın mektubunu okuttu mu Erdoğan? Okuttu. Seçimde bir akademisyeni gönderim oy istedi mi istedi? Kardeşini televizyona çıkartıp oy istedi mi? İstedi. Şimdi aynı şeyi analar için yapsınlar. Sen oy için Osman Öcalan’ı televizyona çıkardın. Şimdi analar için yardım istesin. Binali Yıldırım’a oy isterken yapıyorsun bunu. Ben de böyle söylerim.

“2023’TE CUMHURBAŞKANI ADAYIYIM”

İNCE: Meydanlar dolacak Muharrem İnce aday olacak. Bu böyle yarım kalır mı?

  • ALÇI: Ekrem İmamoğlu aday gösterilirse bağımsız aday mı olacaksınız?

İNCE: İmamoğlu benim arkadaşım. Başarılı bir seçim geçirdi. Belki seneye Kasım’da olur seçim. İmamoğlu ile ağzımdan tek kelime alamazsınız.

  • ALÇI: Ben of the record kuralına sadık bir insanım. Erken seçim beklentisi içerisinde olduğunuzu ifade ediyordunuz. 2020 Kasım veya 2021’de erken seçime giderse Türkiye. Siz o zaman bana ‘Abdullah Gül ile, Erdoğan arasında kalsam Erdoğan’a oy veririm’ demiştiniz.

İNCE: Öyle dememiştim ama öyle yazmıştınız.

  • ALÇI: Sayın Babacan’ı ortak aday olarak göstermek istiyoruz dense…

İNCE: Mevcut anayasaya göre bir siyasi parti grubu bir aday gösterebiliyor ya da 100 bin imza. CHP İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, İzmir, Antalya’yı almış. Başarılı çıkmış. CHP’nin kurulması muhtemel olan aday olarak göstermesi CHP’ye yakışmaz. CHP’nin genel başkanı aday olması gerekir.

“İMAMOĞLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN BAŞARILI ÇIKARSA HER ŞEY OLUR”

İNCE: Bir siyasi hareket başlatılabilir. Türkiye’de bir değişim, dönüşüm isteği var. Ben bunu görüyorum. İnsanlar İstanbul seçimlerinde ikinci de 800 bin oyla aldı. Kim bu 800 bin kişi? AKP’liler. Demek ki seçmen değişebilir. İsveç Sosyal Demokrat Partisi’nin tüzüğünün 1. maddesi vatandaşları değiştirmektir. Yeni bir siyasi oluşum tutar mı? Bir başlatan olabilecek mi? Ekonomi, tarım, sanayi, AB, eğitim. Başlatan olabilecek mi? Başlattığı tartışmayı güçlendirebilecek mi? Başlattığı tartışmayı yön değiştirebilecek mi? Başlattığı tartışmayı bitirebilecek mi? Bunu yapabilirse lider olur çıkar. Parti kuracak gelecek CHP’nin adayı olacak. Önce Muharrem İnce’nin hakkını ver de sonra Ali Babacan’ın hakkını verirsiniz.

  • Didem Arslan Yılmaz: Çok tartışılan bir dönemde kayyumlar meselesinde Mardin’de Ahmet Türk’e gittiniz. Destek verdiniz. Neden ihtiyaç duydunuz?

Muharrem İnce: Seçilmiş bir belediye başkanını ziyaret ettim. AK Parti ile çizgim neyse HDP’yle çizgim o. Açılım sürecinde sayın Erdoğan, sayın Ahmet Türk’le görüşmüştü. Ve o gün ‘Başbakan sıfatımla değil AK Parti sıfatımla görüşüyorum’ demişti. Sayın Bülent Arınç’ın dün Ahmet Türk’ün terörle ilişkisi olamayacağını söylemişti. Ahmet Türk’ün terör yanlısı konuşmalarına tanıklık etmedim. Bu kişiler savcılığa gitmişler, halk tabiriyle konuşayım temiz kağıdı, sabıka kaydı almışlar. Sonra YSK demiş ki, ‘sizin aday olmanızda sakınca yok’. Millet de yüzde 51’in üzerinde ‘gel şehrülemin ol’ demişler. Siz diyorsunuz ki, ‘teröre yardım ettiği gerekçesiyle görevden alıyorum’. Eğer böyleyse mahkeme kararının olması lazım. İdare, yürütme, istihbarata dayalı görevden alma yapamaz. Savcı bir sürecis başlatmış olabilir. TBMM’de uzun süre bulunmuş birisi olarak konuşuyorum. Herhangi bir konu yargıya intikal etmişse o konu hakkında soru önergesi verilemez, meclis araştırması istenilemez. Yargı süreci beklenir. Belediye yönetimine el çektiriyorsunuz. Melih Gökçek’i de el çektirdiniz. Hangi gerekçeyle öğrenemedik. Ne yapıyorsunuz, belediye meclisi biraraya geliyor, bir seçim yapıyorlar. Ahmet Türk’e gelince ‘olmaz ben valiyi atarım’. Sayın Erdoğan belediye başkanı iken belediyeden uzaklaştırıldı. O gün RP, ANAP, SHP’li meclis üyeleri vardı. Sayın Erdoğan’ın yerine gelen Ali Müfit Gürtuna’ya sadece RP’liler değil SHP ve ANAP’lılar oy verdi. Seçilmiş bir belediye başkanı el çektirildi, hak RP’nindir. RP’nin önerdiği isme biz de oy vereceğiz dediler.

“Oy kaybeder miyim diye bir kaygım olmadı”

İnce: Fransız devriminde Yahudiler için hiçbir şey, Salomon için her şey diyordu. Bir topluluğun hakkı olmaz, bireylerin hakkı olur. CHP’li belediye başkanı görevden alınırsa savunayım, ama HDP’li olursa Kürt olursa onu savunmayayım?

  • Nagehan Alçı: Neden Ahmet Türk?

İnce: Ahmet Türk yakından tanıdığım isim olduğu için gittim

  • Alçı: Kayyum meselesiyle ilgili Diyarbakır’daydım. Hem görevden alınan Selçuk Mızraklı ile hem vali ile görüştüm. Sizin pozisyonunuzla ilgili CHP içinde kendini ulusalcı olarak tanımlayan çevreler içinde birtakım rahatsızlıklar olduğu söyleniyor. Ne kayyum ne HDP diye bir manşet atmıştı Deniz Zeyrek’in de yazdığı gazete. Yılmaz Özdil, 2020 yılında yumruk yediğinde ‘birçok insanın yüreğine su serpmişti’ diye bir yazı yazmıştı.
    Deniz Zeyrek: Ben o gazetede kayyumu savunanları sert bir şekilde yazı yazdım.
    Alçı: HDP’ye verilen destekle ilgili rahatsızlıklar var mı?

İnce: Bu yaptığım hareketten kazanır mıyım, kaybeder miyim diye bakarsanız halk kaybeder. Fransız siyasetçileri bilim ve akılla tanıştılar ondan sonra Fransa ayağa kalktı. Acaba buradan oy kaybeder miyim diye kaygım olmadı. Ben partiye aykırı bir iş yapmıyorum. İnandığım bir şeyi yapıyorum. Ben bu kayyumları doğru bulmuyorum. Geçmişte dokunulmazlıkların kaldırılmasını doğru bulmadım. CHP yönetimi ‘evet’ verdi ben ‘hayır’ verdim. Ben ilkeli davranılmasından yanayım.’

“Bugün olsa Erdoğan’ı cezaevinde ziyaret ederdim”

  • Zeyrek: Siz Selahattin Demirtaş’ı da ziyaret etmiştiniz?

İnce: Ettim. Bütün adayları ziyaret ettim. Hapisteydi. Yalova milletvekili sayın Şükrü Önder, 70 yaşın üzerinde adamcağız, kalp hastası. Bir tane AKP’li ziyarete gitmedi. Ben İlker Başbuğ’u, Mustafa Balbay’ı da ziyaret ettim.

  • Sevilay Yılman: Erdoğan’ı ziyaret ettiniz mi?

İnce: Zor koşullar yoktu. Kebap partisiyle 4 ayı geçirdi. O zaman etkili değildim. Bugün olsa ziyaret ederim. O günlerde ziyaret edecek konumda değildim.

  • Yılman: O gün ne düşünüyordunuz?

İnce: Erdoğan’ın görevden uzaklaştırmasını da doğru bulmuyordum. İster AK Parti milletvekilinin haksız hukuksuz yere 28 kişiyi bir odaya doldurarak, o sıcakta kalp hastasının bulunmasını doğru bulmuyorum. HDP’li oldukları için ‘teröre destek veriyor’ diyor. Size bir soru. PYD terör örgütü mü Türkiye Cumhuriyeti’nin gözünde. ABD, PYD’ye silah veriyor mu? Evet. Ama ‘dostum Trump’ diyor.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: