Kadınlar Düşledikleri Özgür Dünya İçin Sempozyumda Buluştu

Kadınlar Düşledikleri Özgür Dünya İçin Sempozyumda Buluştu

Kadınlar düşledikleri özgür dünyayı anlatmak ve bu dünyayı kurmak için Emekçi Kadınlar (EKA) tarafından “Şimdi Kadınların Özgürlük Zamanı” şiarıyla İstanbul, Beyoğlu’nda Cezayir Toplantı Salonu’nda düzenlenen sempozyumda buluştu.

Kadınlar düşledikleri ve yaşamak istedikleri özgür dünyayı anlatmak ve bu dünyayı kurmak için neler yapabileceklerini konuşmak üzere Emekçi Kadınlar (EKA) tarafından “Şimdi Kadınların Özgürlük Zamanı” şiarıyla İstanbul, Beyoğlu’nda Cezayir Toplantı Salonu’nda düzenlenen sempozyumda buluştu.

Sempozyumun düzenlendiği salon “Şimdi Kadınların Özgürlük Zamanı”, “Dünyaya Başkaldırıyoruz” yazılı pankartlar ile Ekim Devrimi’in de yer alan Clara Zetkin, Roza Luxemburg, Nadejda Krupskaya gibi devrimci kadınların fotoğraf ve sözlerinin yer aldığı ozalitlerle donatıldı.

Şimdi Kadınların Özgürlük Zamanı Sempozyumu Selvi Ekşi’nin Emekçi Kadınlar (EKA)’dan Sempozyumun amacı ve program akışına ilişkin giriş konuşmasının ardından saygı duruşunda bulunarak başladı.

“Kadınların Özgürlük Zamanı” Sempozyumu’nda ilk bölümünde “Paris Komününden Bugüne Devrimler ve Kadın” konusunu Sibel Özbudun (Akademisyen / Yazar) venFatma Yıldırım (Emekçi Kadınlar EKA) işledi.

Sibel Özbudun Paris Komünü’nden önce Fransa’daki kadınların toplumsal durumunu aktarıyor. Özbudun açlık sefalet ve bütün gün çalışarak ancak bir ekmek parası kazanabilir durumda olan kadınların devrimci süreçte örgütlenmeye başladıklarını ve sokaklarda ön saflarda olduğunu belirterek “Fransız Devriminde sokaklara dökülen kadınları anlatarak başlıyor. Ardından kadınların başını çektiği Paris Komünü… Emeği ve üretkenliği, bedeni, yaratıcılığıyla bu tarihi süreçte önemli bir rol almıştır” diyerek aktardı.

Ekim Devrimi öncesin de Rusya’da kadınların yine korkunç bir yoksulluk ve gericiliğe mahkum olduklarını ve en çok özgürlüğe ihtiyaç duyanlar olarak devrim mücadelesinde yer aldıklarını belirten Özbudun, bir çok grevde ayaklanmada kadınların ön saflarda yer aldıklarına değindi.

Devrimler sınıfsaldır ve devrimler sınıfsal içeriklerine göre kadınlara Özgürlük sağlar. Özbudun, Ekim Devrimi’nin bir poşete Devrimi olması nedeniyle toplumsal iş bölümü ve kadınların bir çok anlamda Özgürlüklerini kazanmalarını sağlayan devrim olduğunu belirtti.

“Kadınların Özgürlük Zamanı” Sempozyumunun ikinci bölümünde “Komünist Kadınlar Ekim Devriminde Nasıl Rol Oynadılar?” başlığı altında EKA Kolektif Çalışma Grubu’ndan Av. Seher Dursun, Nurten Karahancı, Özlem Oral ve Ezgi Yergin tarafından kadınların özgürlük devrim mücadelesine katılmasına öncülük eden ve Ekim Devrimi’in de önemli rol oynayan devrimci kadınlardan Clara Zetkin Rosa Luxemburg Nadejda Krupskaya Aleksandra Kollontay’ın mücadelesinden kesitler aktardılar.

Sempozyuma Tiyatro Simurg oyuncuları Hale Üstün ve İnci Bilaloğlu da kadınların mücadelesini ve düşlerini anlatan şiirler ve şarkılarla katıldı.

“Kadınların Özgürlük Zamanı” Sempozyumu’nda üçüncü bölümde ise “Ekim Devrimi ve Sanat” konusu Akademisyen Lütfıye Bozdağ ve Önsöz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Songül Yücel tarafından ele alındı. Rusya’da avangart (öncü) sanat ve Batıdan anlayışı ile sunuma başlayan Bozdağ, Ekim Devrimi ve sonrasında gelişen toplumsal gerçekçi sanat anlayışı ve buna karşı emperyalistlerin soyut sanat anlayışını yayma çabasına dikkat çekti.

“Sanat varoluşu gereği daima devrimcidir ve toplumların ileriye doğru gidişinde yol göstericidir” diyen Bozdağ, Ekim Devrimi’nin sanat ve hayatın birbirinden kopuk olmadığını, sanatın hayatın parçası olduğunu gösterilmesini sağladığını vurguladı. Sanatın devrimci yönününe kadınların sanat eaerlerinden örneklerle yer veren Bozdağ “Bu coğrafyada kadınların acıları varsa onların üretimi de sanatı da vardır ve biz tarihimizi yazacağız. Bu yüzden buradayız” dedi.

Önsöz Dergisi Genel Yayın yönetmeni Songül Yücel ise toplumcu gerçekçi sanat anlayışı üzerine tartışmalar, sanatın sadece biçimsel olarak ele alan anlayışa eleştirileri dile getirerek başladığı konuşmasında Ekim Devrimi sonrasında kimi sanatçıların geçmişi reddeden anlayışına değinerek “Geçmiş yok sayılarak toplumsal gerçekçi sanat yapılamaz” dedi. Devrimlerin özgürlüğe en çok ihtiyaç duyanların mücadelesiyle varolur şunu ifade eden Yücel, kadınların da toplumların özgürlüklere en çok ihtiyaç duyanları olarak devimlerde yer aldıklarını vurguladı. Ekim Devrimi ve Sanatçılar ve müzik, edebiyat, tiyatro, sinema eserlerinden örnekleri aktardı. Kendi düşünüyorum anlatan Yücel sözlerini, Lenin’in “Düşlere yaşam arasında bir bağ varsa gerçek olması da mümkündür” sözünü aktararak bitirdi.

Kadınlar ve Ütopyaları/ Kadınlar Nasıl Bir Dünyada Yaşamak İster?” bölümünde katılamayan İnsancıl Dergisinden şair Berrin Taş’ın mesajı okundu.

Ayışığı Ekin Sanat Derneği’den Sena Şat tarih boyunca öne çıkmış ütopyaları ele aldı. Şat: Ütopyaların hemen hepsinin ortak yönü özgür küçük bir ülke/ada tasvir edilmiş ama burada da sınıflar ve düşman bir karşı grup var. Bu da ütopyaların sınırlılığını gösteriyor’ dedi.

Ütopyalarda sınıflar, aile, kadın, toplumsal yaşamın nasıl tasvir edildiklerini ele alan Şat, “Ütopyalarınızı gerçekleştirmek mümkündür. Bunun yolu harekete geçmek ve mücadele mücadele mücadele…” diyerek sözlerini tamamladı.

Ayışığı Ekin Sanat Derneği’den Gamze Nihal İyidoğan düşlediği dünyayı aktardı. Ardından zindanlardaki özgürlük savaşçısı kadınların mesajları ve yazıya döktükleri düşler paylaşıldı. Çeşitli ülkelerden özgürlük mücadelesi veren kadınların mesajları ve düşlerinin yer aldığı videolar izlemen sempozyum kadınların düşlerindeki dünyayı kurmanın mücadelesini vermek üzere bir arada mücadeleyi yükseltme çağrısıyla sona erdi.

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?

%d blogcu bunu beğendi: