Karamollaoğlu TRT’de: Türkiye’de kıraathane mi açılsın, fabrika mı yapılsın buna karar vereceğiz

Karamollaoğlu TRT’de: Türkiye’de kıraathane mi açılsın, fabrika mı yapılsın buna karar vereceğiz

“Bu ülkeye huzur kutuplaşarak değil, kucaklaşarak gelecek”

Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, TRT’deki ikinci propaganda konuşmasında “Türkiye’de kıraathane mi açılsın, fabrika mı yapılsın buna karar vereceğiz. İş bulamayan, iş sahibi olamayan evlatlarımız kıraathanede kek mi yesin, yoksa bir iş sahibi olup, çalışarak evine ekmek mi götürsün, buna karar vereceğiz” dedi.

Siyasi partilerin propaganda konuşmaları TRT’de yayımlandı. Saadet Partisi adına konuşan Genel Başkan Karamollaoğlu, 24 Haziran Pazar günü kullanılacak oylarla sadece milletvekili ve cumhurbaşkanı değil, Türkiye’nin geleceğinin de belirleneceğini belirtti.

Karamollaoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

-Türkiye’de kıraathane mi açılsın, fabrika mı yapılsın buna karar vereceğiz. İş bulamayan, iş sahibi olamayan evlatlarımız kıraathanede kek mi yesin, yoksa bir iş sahibi olup, çalışarak evine ekmek mi götürsün, buna karar vereceğiz. İnsanımızın emeği sömürü havuzuna mı aksın, yoksa milletin hakkı millete mi verilsin, buna karar vereceğiz. Türkiye, gerilimin, huzursuzluğun, ötekileştirmenin esiri mi olsun, yoksa barış ve kardeşlik yurduna mı dönüşsün, buna karar vereceğiz.

-Bırakın yolu, asfaltı, köprüyü, tüneli, kafeyi, kıraathaneyi, millet bahçesini, hatta bırakın bir ülkenin kalkınmasını, 16 yılda yeni bir dünya kurulurdu. Dünya bu noktaya gelirken, ülkemiz mevcuttan daha da kötü bir hale gitmektedir.

-Tamamlanmak üzere olan yatırımlar, mutlaka devam edecek. Üretime dönük olmayan yatırımları durduracağız. Yerine üretime dönük yatırımlar yapacağız. Bu yatırımların finansmanı için en önemli kaynak işte buradan elde edilecek. Böylece kalkınmada yeni bir dönem başlatacağız.

-İşte üretmek, gelişmek, güçlenmek budur.

“Biz kaynakları üretime Ar-Ge’ye, inovasyona ayıralım diyoruz”

-Bu iktidarın, ülkemizi geliştirmek ve kalkındırmak için 2018 yılında ayırdığı Ar-Ge bütçesi ne kadar? Sadece 4.8 milyar lira, yani takriben 1 milyar dolar. Şimdi soruyorum, vicdanınıza sesleniyorum, Türkiye’nin bir telefon şirketi kadar vizyonu, misyonu, imkanı yok mu? Kaynak yok diyorlar. Biz fabrika diyoruz, bunlar kıraathane diyorlar. Biz üretim diyoruz, onlar tüketim diyorlar. Biz kaynakları üretime Ar-Ge’ye, inovasyona ayıralım diyoruz, onlar kaynak yok diyorlar. 2018 yılında faize ödenecek 71.2 milyar lira ki bu mutlaka artacak. Faize gelince kaynak bulunuyor. Son 10 yılda inşaata, betona gömdüğümüz para 700 milyar TL’yi buldu ve geçti.

-Gösterişli binalar için kaynak bulunduğunu ancak işsizliği çözecek, borcu ödeyecek, ülkeyi güçlendirecek yatırımlara kaynak bulunamıyor.

-Bu arkadaşlar 16 yılda gösterişli gökdelenler diktiler, devasa alışveriş merkezleri açtılar, yollar, köprüler, tüneller, hızlı trenler yaptılar ama bir türlü üretimi artıramadılar. Fabrikalar kuramadılar. Parayı hep betona, toprağa gömdüler ama bir ülkenin kalkınmışlığı ve gücü, devasa binalarla, yollarla ve köprülerle ölçülmez. Üretilen katma değerle, inovasyonla, Ar-Ge’ye ayırdığı bütçeyle, teknolojik yatırımlar ve yazılımlarla, yerli ve bağımsız savunma sanayiyle ölçülür. Benim genç mühendisim, kimyagerim, üniversite mezunu binlerce gencim, kendisini geliştirebileceği bir tesis, çalışacağı bir fabrika olmadığı için AVM’lerde ya tezgahtarlık ya da lokantalarda garsonluk yapıyor. Karın tokluğuna çalıştırılıyor. Maalesef ülkesine olan güvenini ve umudunu giderek kaybediyor.

-Hepimiz, ülkemizde bir değişime ihtiyaç olduğunu biliyor ve görüyoruz. Gelin el ele verelim ve hep beraber ülkemizi değiştirelim.

-Gelin vereceğimiz bir oyla adil bir düzen tesis edelim. 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığı görevini bana verirseniz, huzurlarınızda size söz veriyorum, bana emanet edilen kamu mallarına, yetim malına sahip çıkar gibi sahip çıkacağım. Milletimizin kutsal emanetlerine asla ihanet etmeyeceğim.

-Söz veriyorum ki şehirlerde kibir kulelerinin yükselmesine izin vermeyeceğiz. ‘Yolsuzluk yapılıyor ama çalışıyor.’ anlayışına da son vereceğiz. Yolsuzluk yapılmadan da çalışılabileceğini göstereceğiz. ‘Rüşvet alan da veren de melundur.’ tabelalarını devletin kurumlarına tekrar asacağız. Asgari ücreti açlık sınırı altından çıkaracak, insanca yaşam ücretine dönüştüreceğiz. Emeklimizi seçimden seçime hatırlamayacağız. Emeklinin hakkını seçim rüşveti olarak görmeyeceğiz.

“İnşallah 25 Haziran sabahı yeni bir Türkiye’ye uyanacağız”

-Emeklilikteki prim ve yaş çelişkisini ortadan kaldıracağız. Şundan emin olunuz ki biz iktidara hazırız. Projelerimiz, kaynak paketlerimiz, üretim hamlelerimiz ve Türkiye’nin 81 ilini, 81 ayrı sanayi ve üretim merkezi yapacak kalkınma planlarımız var. Emek olan yerde, bereket olur.

-Bütün kalbimle inanıyorum ki bu ülkeye huzur kutuplaşarak değil, kucaklaşarak gelecek. Kan dökerek değil, ter dökerek, dil dökerek gelecek. Bizim aklımızda, gönlümüzde, dilimizde iyilik ve güzellikten başka bir şey yok ve olmayacak. Emin olun derdimiz makam derdi değil, vatan derdidir, millet derdidir. İnşallah 25 Haziran sabahı yeni bir Türkiye’ye uyanacağız. Hep birlikte güzel yarınları inşa edeceğiz. Birçok vatandaşımızla karşılaştığımda kalplerinin benimle olduğunu ifade ediyorlar. Ama unutmayın ki seçimlerde neticeyi hislerimiz ve duygularımız değil, oylarımız belirleyecek. Bu duygu ve temennilerle hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyor, mutlu ve huzurlu günler diliyorum.

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?