Kılıçdaroğlu Ankara’da konuşuyor: Cumhurbaşkanlığı(Başkanlık) sistemi

Cumhurbaşkanlığı Sistemi: “Meclis, bu değişiklikle ikinci sınıf bir meclis olacak.”

Kılıçdaroğlu, ANKARA’da il ve ilçe başkanlarıyla bir araya geldi. Referandum hakkında görüşmek üzere toplanan partililere seslenen Kılıçdaroğlu, “Konu demokrasi” diyerek “Sen evet diyorsun,ben hayır diyorum diyerek bir kavgaya dönüştürmeyeceğiz. Doğru anlatacağız.” diye uyarılarda bulundu. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, partisinin il ve ilçe başkanları ortak toplantısının açılışında konuşma yapıyor. İşte o konuşmadan satırbaşları:

Heyecanımızı akılla dengeleyeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, hepiniz Türkiye’nin 81 ilinden geldiniz. Beni dikkatle dinlemenizi istiyorum.
Demokrasi oylanacak. Hepimizin sorumluluğu var. Sadece CHP’nin değil bütün partilerin sorumluluğu var.Partilere üye olmayan vatandaşların da sorumluluğu var. Aydınların da çiftçilerin de sorumluluğu var. Çünkü hepimiz bu topraklarda birlikte yaşamak istiyoruz. Yaşam tarzımız, fikirlerimiz farklı olabilir.O nedenle bu referandumun çok önemli bir değeri var. O nedenle heyecanımızı akılla dengeleyeceğiz. Nerede ne konuştuğumuzu çok iyi bileceğiz.

 

“Cumhurbaşkanı taraflı mı tarafsız mı olmalı?”

Düşünerek vatandaşların sandığa gitmesini isteyeceğiz.Soracağınız ilk soru şu olmalı: “Cumhurbaşkanı taraflı mı tarafsız mı olmalı?” Çünkü Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı demokrasinin sigortasıdır. Cumhurbaşkanı taraflı olduğunda yani bir partinin Genel Başkanı olduğunda cumhurun başkanı olamaz. Cumhurbaşkanı 80 Milyonu temsil eder. Peki biz napıyoruz bu değişiklikle, Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin Genel Başkanı olacak böyle olmaz, bunu vatandaşlarımıza anlatacağız.Tarafsızlık ilkesini fiilen kaldıracak ama tarafsız davranacağına dair yemin edecek.
Cumhurbaşkanı’nın tarafsız olmasının ne kadar değerli olduğunu anlatacaksınız.

Tarafsızlık ilkesini fiilen kaldıracak ama tarafsız davranacağına dair yemin edecek. Bir partinin genel başkanı tarafsız davranamaz. Bir partinin genel başkanı olarak anaysa mahkemesi üylerinin 15’inden 12’sini kendisi atayacak.
HSYK’ya AYM’ye Yargıtay’a hakim atayacaksın. Yargının bağımsız olması lazım. Bu düzen dikiş tutmaz. Hakimin tarafsızlığına gölge düşmüş olur. Oradan adalet beklenir mi? Tek kişi hükümdar olamaz. Demokrasilerde denge, adalet, insan sevgisi, düşünce özgürlüğü vardır. Bu mesele bir parti meselesi değildir. Bu mesele bir demokrasi, adalet meselesidir. Yürüyüşler yapacağız… Buradan bir şey çıkmaz arkadaşlar… Ev ev gezeceksiniz. Herkese anlatacaksınız.

 

“Meclisi feshetme yetkisi “ : Bu yetki şimdiki anayasada da var. Ancak diyor ki 45 gün içinde eğer hükümet kurulamazsa cumhurbaşkanının meclisi feshetme yetkisi var. Ancak yeni sistemle şimdiki anayasanın gerisine düşüyoruz. 1924’te cumhurbaşkanına meclisi feshetme hakkı verilmemişti.

“Parlementoda da milli irade tam olarak tecelli etmiyor”: Ön seçim yalnızca bizde var. Bu bütün partilere getirilmeli. Genelbaşkan milletvekillerini seçsin ne olacak diyenler olabilir, milletvekilleri genelbaşkanın gözüne batmayım, hayır demeyim bir daha seçilemem korkusuyla oy veremiyor. Milli irade tam olarak tecelli etmiyor.

Kaç yardımcısı olacağını kimse bilmiyor:  Biz referandum çalışması bayraklarla olacak diye niye diyoruz. Bu parti işi değil ki. AK parti, CHP, MHP, HDP işi değil ki. Kaç kişi yardımcısı olacak, kim olacak belli değil. Başkanın yardımcısı oldu, 50 kişi oldu 100 kişi oldu, kaç kişi olacağı belli değil. Vergi kaçırdı, harcamalar yaptı. Kimse hesap soramıyor. Gensoru yok. Güvenoyu yok. 550 kişi neden 600’e çıkarıldı. Neden gensoru yok?

 

Ortak yapının, değişik siyasi partilerden milletvekillerinin aldığı karar mı doğru, tek başına alınan karar mı doğru.

Gençler, kadınlar, yaşlılar hepimize düşen görevler var. Doğru anlatıldığında, bunlar net olarak anlatıldığında halkın kararı doğru yönde olacak.

Devlette liyakat meselesi bozulur mu? Müsteşarlığı oğluna verebilecek. Bir işi ustasına vermek geleneklerimizde, örfümüzde, adetimizde, dinimizde de var. Peki liyakat neden kalkıyor. Bu kadar yetki tek kişiye verilir mi?

Seçimle gelmeyen Türkiye’yi yönetebilecek: Cumhurbaşkanı vefat etti. Yerine kim bakar, Meclis Başkanı. Meclis Başkanı seçimle gelen kişidir. 3 gün, 5 gün ne fark eder.  Yeni sisteme göre seçimle gelmeyen kişi devleti yönetebilecek.

 

 

 

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?