Kimse yoksa sanatçılar var! Erdoğan’ın yeni hedefi Deniz Çakır

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, partisinin grup toplantısındaki yeni hedefi oyuncu Deniz Çakır’dı

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada bu sefer de oyuncu Deniz Çakır’ı hedef gösterdi. Tanık ifadeleriyle yalanlanan ve Deniz Çakır’ın video görüntüleriyle ifadelerini kanıtlayabileceğini açıklamasına rağmen Erdoğan, “Bu ülkenin başörtülü hanımlarına ‘Suudi Arabistan’a gidin’ demek faşistliğin en sefil halidir “dedi.

Oyuncu Deniz Çakır’ın türbanlı kadınlara “Arabistan’a gidin” dediği öne sürülmüş ancak bu iddia olaya tanık olan garson tarafından yalanlanmıştı.

Erdoğan, bugünkü grup toplantısında oyuncu Deniz Çakır’a yönelik sert ifadeler kullanarak “Bu ülkenin başı örtülü genç kızlarına Suudi Arabistan’a gidin demek faşistliğin dik alasıdır” dedi. Erdoğan, şu ifadeleri kulandı:

“Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanı’nı bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır. Bu ülkede başörtülü hanımlara Suudi Arabistan’a gidin demek faşistliğin en sefil halidir. En son bir konserden çıkan başı açık örtülü kızlarımıza orada gelip bu şekilde sataşıp Suudi Arabistan’a gidin burada ne işin var diyenlerin halini düşünün adı da sanatçıymış. Dert başka ne derseniz deyin bu ülkede insanların yaşam biçimi ile uğraşan CHP zihniyetidir. AK Parti tam aksine bu ülkede yaşam çeşitlerini garanti altına alan bir siyasi zihniyettir. Bu CHP zihniyeti inşallah önümüzdeki seçimlerde milletimizden hak ettiği dersi bir kez daha alacaktır”

YILMAZ ÖZDİL VE RUTKAY AZİZ DE HEDEFTEYDİ: FAŞİŞSTİLİĞİN DİK ALASI

Erdoğan, konuşmasında gazeteci Yılmaz Özdil ve sanatçı Rutkay Aziz’e de tepki gösterdi.

Erdoğan, “Tayyip Erdoğan bir tane bira içmiş olsaydı bugün çok daha iyi bir Türkiye olurdu” diyen gazeteci Yılmaz Özdil ve “Cumhurbaşkanı bir Mozart bir Beethoven dinlesin. Belki iyi gelir” ifadesini kullanan sanatçı Rutkaz Aziz’e de tepki gösterdi. Erdoğan, “Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanı’nı bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde bulunan mekanda oturan, türbanlı 7 kadın, oyuncu Deniz Çakır’ın kendilerine hakaret içeren söylemlerde bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

BAŞSAVCILIK HAKARET SUÇUNDAN SORUŞTURMA BAŞLATTI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suç duyurusu üzerine, oyuncu Deniz Çakır hakkında ”hakaret” suçundan soruşturma başlatmıştı.

DENİZ ÇAKIR’DAN AÇIKLAMA

hakkında soruşturma başlatılan Deniz Çakır ise Instagram hesabından bir açıklama yayınladı. Çakır, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Zorunlu Açıklama”

Sustum, çünkü böyle bir suçlama karşısında savunma yapmayı bile zul gördüm. Şimdi okuyacaklarınız da bir savunma değil, bilgilendirmedir. Belli ki bunu yapmadığım zaman bazı kişiler iftira ve karamalarına devam edeceklerdir.

30 Aralık 2018 günü, öğleden sonra iki kadın arkadaşımla doğum günümü kutlamak üzere gittiğim mekanda yaşananlar ile ilgili kamuoyuna yansıtılanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Arkadaşlarımla gittiğimiz mekanda önce yan masamıza oturan kişiler hal ve hareketleriyle bizden rahatsızlık duyduklarını belli ettiler. Hatta bakışları ve vücut dilleri zaman zaman tacize de yaklasmistir. Bizi bilinçli olarak huzursuz ettiler. Daha sonra bizim kutlama ortamimizdan hoşnut olmadıklarını belli ederek yer değiştirip başka bir masaya geçtiler…”

‘GÖRÜNTÜLER İNCELENEBİLİR’

“Arkadaşlarımla kutlama yaparken doğal olarak birbirimizin fotoğraflarını çektiğimiz sırada, bu sefer kendi fotoğraflarını çektiğimizi ima ederek bize sözlü olarak da sataştılar ve bu noktada aramizda kısa bir sözlü tartışma yaşandı. Konu uzamadı kapandı. Aynı ortamda yaklaşık 20 dakika daha oturduk. Mekanda kameralar mevcuttur,görüntüler incelenebilir.. bu konuda hiçbir kaygı yaşamamaktayım…”

Bu gönderiyi Instagram’da gör
Zorunlu Açıklama Sustum, çünkü böyle bir suçlama karşısında savunma yapmayı bile zul gördüm. Şimdi okuyacaklarınız da bir savunma değil, bilgilendirmedir. Belli ki bunu yapmadığım zaman bazı kişiler iftira ve karamalarına devam edeceklerdir. 30 Aralık 2018 günü, öğleden sonra iki kadın arkadaşımla doğum günümü kutlamak üzere gittiğim mekanda yaşananlar ile ilgili kamuoyuna yansıtılanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Arkadaşlarımla gittiğimiz mekanda önce yan masamıza oturan kişiler hal ve hareketleriyle bizden rahatsızlık duyduklarını belli ettiler. Hatta bakışları ve vücut dilleri zaman zaman tacize de yaklasmistir. Bizi bilinçli olarak huzursuz ettiler. Daha sonra bizim kutlama ortamimizdan hoşnut olmadıklarını belli ederek yer değiştirip başka bir masaya geçtiler. Arkadaşlarımla kutlama yaparken dogal olarak birbirimizin fotoğraflarını çektiğimiz sırada, bu sefer kendi fotoğraflarını çektiğimizi ima ederek bize sözlü olarak da sataştılar ve bu noktada aramizda kısa bir sözlü tartışma yaşandı. Konu uzamadi kapandı. Aynı ortamda yaklaşık 20 dakika daha oturduk. Mekanda kameralar mevcuttur,görüntüler incelenebilir.. bu konuda hiçbir kaygı yaşamamaktayım. Tartışmanın, benim açımdan giyim, kuşam, türban, baş örtüsü gibi kişisel tercih ve özgürlüklerle ilgisi yoktur, olmamistir olamaz da. Ancak tam tersi, söz konusu kişiler mekanda beni gördükleri andan itibaren benim tercihlerimden rahatsız olduklarını ortaya koymuşlardır. Yaşamımın her döneminde ezilenin, haklının, kadınların, yanında oldum. Kişisel özgürlüklerin savunucusu oldum. Hal böyle iken üzerime atılmak istenen islenmemis bir suçtur ve utanç vericidir. Kamuoyunun bilgisine sunarım.”

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?

%d blogcu bunu beğendi: