Kristof Kolomb Aslında Kimdi? / Erdinç OZAN

KRİSTOF KOLOMB ASLINDA KİMDİ?

Bugün 9 Ekim, Amerika kendi mucidini yani, kıtayı keşfeden (!) Kolomb’u anıyor. Amerikan halkı mı yoksa Amerikan devleti mi yapıyor bu anmayı bilmiyoruz ama tam da emperyalist Amerika devletine yakışır bir anma olduğunu düşünmek yalan olmaz.

Kimdir bu Kristof Kolomb denen adam? Ders kitaplarımız onu bize hep aynı yöne gidilirse Hindistan’a ulaşılacağını düşünen ve bu düşüncesine İspanya Kraliçesini de ortak edip Kraliçe’nin altınlarını bozup kendisine finans kaynağı oluşturması sonunda yola çıkıp Amerika sahillerine ulaştığında buranın yeni bir kıta olduğunu anlamayıp Hindistan sanan bir kaşif olduğunu öğrettiler. Acaba öyle mi? Yine ezber bozacağız, öyle anlaşılıyor.

Önce Kolomb’un bu yolculuğa niye çıktığını ve arkasında kimlerin olduğunu, kimler tarafından desteklendiğini belirtelim. Kolomb’un İspanya’dan sürülen Yahudilere yeni bir yurt bulmak için yola çıktığı bilinen bir gerçektir ve Yahudi kaynaklarında belirtilmiştir. Kolomb’un başlıca amaçları İslam karşıtı yani Osmanlı İmparatorluğuna karşı bir cephe oluşturmak ve Kudüs’teki Kutsal Süleyman Tapınağını yaniden inşa ettirmektir. Bunun için finansman bulmak amacıyla yola çıkmıştır. Kolomb’un tuttuğu günlüklerde zengin altın yataklarına sahip ”altın ülke” denilen bir yerden söz edilmektedir. Kolomb bu altınların peşindedir. Yolculuğa başlama tarihi de son derece ilginçtir. Bütün hazırlıklar tamam olduğu halde hiçbir neden yokken bir gün beklemiştir. Bu bir Yahudi ritüelidir. Kolomb’un yola çıkmaktan uzak durduğu gün Yahudi takvimine göre av ayının dokuzudur. Bu gün Süleyman Tapınağının yıkıldığı gündür ve Yahudiler bu günü oruç tutarak yas içinde geçirirler. Çok koyu dindar bir Yahudi olan Kolomb yolculuğa çıkışını Yahudi geleneklerine göre belirlemiştir. Tevrat’ı ezbere bilen bu sofu adam aslında Hindistan’a ulaşmak için yola çıkıyor olabilir miydi? Yoksa Viking kaşiflerin araştırmalarından yeni bir dünyanın varlığına mı inanmıştı ve Yahudi dostları için o dünyayı mı arıyordu?

O zamanın şartlarıyla sürekli batıya doğru ilerleyerek okyanusa açılmak büyük ve riskli bir işti. Kral ve Kraliçe buna izin vermiyordu. Ama Kraliçeyi ikna edenler Yahudiler oldu. Yahudi lobiciliği yine kendini göstermiş Kraliçe ikna olmuştu. Kolomb’un bu yolculuktaki kurmaylarının tamamının Yahudi olduğunu belirttikten sonra bu yolculuğun arkasında bir ırk ve inanç dayanışması olduğunu belirtilim. Yolculuğun amacını tekrar altını çizerek yazalım: Süleyman tapınağını yeniden inşa edecek finansmanı bulmak ve Yahudilere rahatça yaşayacakları yeni yerler bulmak. Nitekim öyle de olmuştur. Kolomb’un keşfettiği bu yeni dünya sonraki yüzyıllarda Yahudiler için hep güvenli liman olmuştur.

Şimdi burada sormak gerekir. Amerika’yı keşfeden ve burada koloniler kuran Yahudiler; Sofu bir Yahudi olan ve en büyük amacının Süleyman Tapınağını yeniden inşa etmek olan Kolomb’a destek sağlayanlar Yahudiler olduğuna göre Amerika mı İsrail’dir, yoksa İsrail mi Amerika’dır?…

Amerikan Emperyalizminin sözcüsü durumunda bulunan Hollywood her ne kadar sinema endüstrisi yoluyla Kolomb’u masum göstermeye çalışan filmler yapmış olsa da gerçek öyle değildir. Katliamlar Kristof Kolomb’la başladı. Keşfettiği her yerde İspanyol kolonileri kurdu. Yerlileri köleleştirdi. Yerlilere ağır vergiler konuldu ve İspanya’ya altın ödemekle zorunlu kılındı. Filmlerin ve ders kitaplarının masum bir kaşif olarak göstermeye çalıştığı bu kişi köle ticaretini ilk başlatan kişi oldu. En çok aradıkları şey altındı. Yerlileri yola getirmek için şiddet kullandılar. Ve dünyanın tanık olduğu ilk sömürgeleştirme hareketi Kolomb’la birlikte başlamış oldu. Kolomb, yeni dünyayı Yahudilere güç kazandırıp oranın kaynaklarını Yahudilerin eline geçirmek için keşfetmişti ve amacına ulaşmış oldu. Sömürgeciler arasında çok sayıda Yahudi vardı.

Kızılderililere karşı önyargılı yaklaşan ve yaşamı boyunca onları düşman belleyen General Philip Sheridan şöyle diyordu: ”The only good İndian is a dead İndian.” Yani, ”En iyi Kızılderili ölü Kızılderilidir.” Kızılderili soykırımı Kristof Kolomb’un 1492’de Amerika’ya ulaşmasından sonraki asırlar boyu devam etti. Tam beş asır boyunca Kızılderili ırkı sistemli biçimde yok edildi. Katliam Kolomb’la birlikte başladı. 1515 yılında Hispaniola adasında en iyi tahmine göre savaş ve kölelik yüzünden Tayno Kızılderililerinin toplam nüfusunun yüzde seksenine denk gelen 200.000 yerli katledilmiştir. Sonraki yıllarda bu yerliler tamamen silinmiştir. Küba, Haiti, Dominik, Porto Riko, Jamaika ve Bahamalarda yaşayan Aravak yerlileri İspanyollar tarafından tamamen katledildi. Getirilen her Kızılderili ölüsüne bir sterlin ödül verildi.

Kızılderili katliamları Amerika’nın İngiltere tarafından sömürgeleştirilmesi sonrasında da devam etmiş, Amerika’nın bağımsızlığını kazanmasından sonra da hız kesmemiştir. Bu yazının konusu Kızılderili katliamları değil. O konuyu başka bir çalışmamıza bırakalım. Burada amacımız bizlere ünlü bir kaşif olarak yutturulan Kolomb’un aslında hangi amaçlarla yola çıktığı, amacının Hindistan’a ulaşmak mı yoksa Yahudiler için yeni bir dünya bulmak mı olup olmadığı konusunda konuşmak.  Aytekin Gezici‘nin tutku yayınlarından çıkan ”Şeytan İmparatorluğu Amerika” adlı kitabını yazımıza referans aldık.

Kristof Kolomb amacına ulaştı. İspanya’dan sürülen Yahudilere yeni bir yurt keşfetti.  Ve köleliğin, sömürgeciliğin temellerini attı. Kristof Kolomb varken Hitler’e cani demek bana yeterli gelmiyor.

Erdinç OZAN

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?