Kürtler, AKP ve Türk Sünni ulus devlet ümmetçiliği / Turabi SALTIK

Kürtler, AKP ve Türk-Sünni ulus devlet ümmetçiliği

Emperyalistler, dünyanın pek çok coğrafyasında, her türlü savaş ve saldırılarla, fiili işgallerle sahneden inmediler. Savaşlar çıkarıp katliamlar yaptılar. İnsanları yerinden, yurdundan ettiler. Tüm problemlerin temeli, sömürücü egemen sınıfların sisteminin kendisiydi.

Dünya iki büyük paylaşım savaş gördü. Birincisinde on milyon, ikincisinde 52 milyon insan öldürüldü. Birinci Dünya Savaşında (Birinci paylaşım savaşında) Osmanlılar yenilmişlerdi. Kürdistan bu paylaşım savaşı sırasında Fransız ve İngiliz egemenliğinde dört parçaya bölündü. Başlarda emperyalistlerin egemenliğinde otonomi yönetimler dillendirilirken, sonra emperyalistlerin önderlik ettiği bölge devletleri arasında Kürdistan parçalara ayırılarak farklı devlet sınırlarına verilmişti.

1923 Lozan Konferansı’nda Kemalistlerin -İnönü’nün- Kürt-Türk temsilcisi ittifakı numaralarıyla Musul karşılığında İngilizler, Fransızlar ve Kemalistlerce Kürtler dışarıda tutuldu. Kürdistan’ın ve Kürtlerin sorunları burada başladı.

Kürtler, emperyalistlerce desteklenen bölge devletlerinin uluslararası kuşatması altına sokuldu. Böylelikle kırım ve imha (en son Koçgiri, Dersim) siyasetiyle yıllardır sürdürülen inkâr ve asimilasyonla, Kürt sorununun çözümsüzlüğü bugün de; Türk-Sünni devlet ulus ümmetçiliği ve AKP eliyle “Kürt sorunu yoktur” denilerek, inkâr edilip yeniden savaş tırmandırılmak istenmektedir.

AKP ve Erdoğan bunu neden istiyor?

Bir defa bu cesaret ve istemi; emperyalist-kapitalist sistemin saldırganlığı ve işbirliğinden geliyor. Türkiye’de sömürücü emperyalist-kapitalist sistemli Hanefi-Sünni-Türk ulus devleti kurulduğu günden itibaren; Kürtlere, ezilen ulus ve azınlık milliyetlere, farklı inanç topluluklarına, hiçbir zaman eşit, özgür ve yaşanılabilir koşullar vermedi.

Sünni-Hanefi-Türk ulus devlet inşası, bugünkü durumun otaya çıkmasında önemli bir kilometre taşı olmuştu. Türk-Sünni-Hanefi dışı mezhepler; Alevilerle farklı inançlar din dışı duruşlardı. Bunlar, Sünni-Hanefi diyanet eliyle hizaya getirilmeliydi.

Devlet erkini ele geçirmiş AKP ve Erdoğan, yeni Osmanlıcı yönelimiyle, 2023 planı ve stratejisini hayata geçirmek için savaş istemciliği yapmaktadır. AKP’nin, 2023 plan ve stratejisi, başta Ortadoğu’da ezilen uluslara, Türkiye’de de Kürtlere, her milliyetten azınlık halklara, ezilen, sömürülen geniş kitlelere ve değişik inanç guruplarına bir gram fayda sağlamayacaktır. Olsa olsa Türk ırkçılığına, şovenizmine, Hanefi-Sünni-İslam anlayışı ve ümmetçiliğine, IŞiD gibi çağ dışı örgütlere, tarikatlara fayda sağlayacaktır.

AKP, 2023 plan ve stratejisi ümmet anlayışını terk etmiyor, tersine Türk Hanefi Sünni merkezli olarak, sömürüyü, ümmetçiliği daha da yerleştirilmek istiyor.

Turabi SALTIK

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?