Liberal Demokrat Parti: ” ‘Başkanlık sistemi’ni destekliyoruz, ‘Hayır’ diyoruz!”

Liberal Demokrat Parti (LDP): “Başkanlık sistemini destekliyor, ‘hayır’ diyoruz”

Parti programında Başkanlık Sistemi olan Liberal Demokrat Parti, referandumla halk oyuna sunulan sisteme sert eleştiriler yöneltti. Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Aziz Korkmaz 16 Nisan’da yapılacak anayasa referandumunda parti olarak ‘ hayır’ oyu kullanacaklarını söyledi.

 

Duvar’dan A. Erkan Güney’in haberine göre;  Liberal Demokrat Parti (LDP), parti programında ‘Başkanlık sistemi’ olmasına rağmen 16 Nisan’da oylanacak olan Anayasa referandumunda ‘Hayır’ oyu kullanacaklarını açıkladı. Liberal Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Aziz Korkmaz, parti olarak başkanlık sistemine karşı olmadıklarını; ancak 16 Nisan’da yapılacak olan anayasa referandumunun ‘başkanlık’ sistemi ile ilgisi olmadığını ifade etti. Anayasa referandum taslağının bilim insanları, üniversiteler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, SİAD’lar arasında enine boyuna tartışılıp konuşulmadığını; demokratik içerikten yoksun olduğunu belirten Korkmaz, 16 Nisan referandumunda ‘Hayır’ oyu vereceklerini açıkladı.

 

LDP Genel Başkan Yardımcısı Korkmaz, “Yargı, yürütme, yasama, genel itibariyle tek adam demek istemiyorum ama tek merkeze bağlanmış. Hiçbir batı demokrasisinde ülkesinde olmayan antidemokratik bir yapısı var. Dünya genelinde muasır medeniyet ülkelerinde, yasama, yürütme, yargı tek merkezde toplanmaz. Buna başkanlık sistemi demeyelim, başkanlık otoritesi rejim değişikliği diyorlar. Bu ironik bir şey. Yani oylanacak teklif tasarısı Sayın Devlet Bahçeli’nin dediği gibi mevcut yapıya hukuki zemindir, kılıftır. Çok basit şekilde ifade etmek gerekirse ben İstanbul’dan Ankara’ya gidiyorum. Hız limiti ve trafik kurallarını hiçe sayıyorum. Kuralları kendime göre düzenliyorum. Böyle bir uygulamaya kim onay verir? Nasıl bir demokrasi bu?” dedi.

 

Korkmaz’ın açıklamaları şöyle:

 

Bunun neresi demokrasi?

“Birilerinin karikatür çiziyor diye cezaevine gönderildiği bir ülkede demokrasi mi olur? ABD ve diğer batılı ülkelerde hükümet yetkililerine neler yapıldığını gazete ve televizyonlardan görüyoruz. ABD’de ve batılı ülkelerde karikatür çizdi diye cezaevine gönderilen karikatürist duydunuz mu? Ben duymadım. Türkiye’de böyle mi? Bunun neresi demokrasi? ABD’de kurumlar arasında işbirliği var. Türkiye’de böyle bir şey yok. ABD başkanlık sistemi eleştiriye, denetime açık bir sistemdir. Bir firma FBI’ya dava açabiliyor. Bakınız Apple ile FBI davası geçen sene ABD’nin gündemindeydi. Türkiye’de bir firma Emniyet Müdürlüğü’ne veya MİT’e dava açabilir mi?”

 

ÜNİVERSİTELERDE BİLİM İNSANI KALMADI:

Kanun Hükmünde Kararname ile üniversitelerin içi boşaltıldı. Başbakan Binali Yıldırım ‘Kurunun yanında yaşta yanıyor’ diyor. Kurunun yanında yaş da yanmamalı. Bir çok öğretmen, öğretim üyesi açığa alındı. Üniversitelerden el çektirilen öğretim üyesi ve öğretmenlerin yerine kimleri atayacaksınız? Şu an temizlemeye çalıştığınız cemaatlari mi atayacaksınız? Bilim ve teknoloji bu insanlarla mı üretilecek? Hocamın görevden alınmasıyla sıkıntılı günler yaşayan bir yüksek lisans öğrencisiyim. Benim gibi binlerce öğrenci var.

 

Kaç bin insan öldükten sonra Kürtçe ‘Hoş geldiniz’ tabelası asabildi Kürtler?

Kürt sorunun çözümünde Oslo görüşmeleri tarihi bir adımdı. Oslo görüşmelerinden çok umutluydum. Türkiye tarihi fırsatı kaçırdı. İspanya Bask, İngiltere İRA sorununu nasıl çözdü? Türkiye bu deneyimlerden neden yararlanmıyor? Devlet, yörenin sivil toplum örgütleri ve halkını neden muhatap almıyor? İlla karşısına bir düşman alıp çatışmak mı gerekiyor. Kaç bin insan öldükten sonra Kürtçe ‘Hoş geldiniz’ tabelası asabildi Kürtler? Akıl, vicdan işi değil. İspanya’da Endülüs bölgesinde Arapça tabelalar yazılar var. İspanya ne kaybetti? 5 milyona yakın Kürt coğrafyasından insan batıda metropollere göç etti. Bu çocuklar kendilerini nereye ait hissedecekler? Ben de böyle bir ailenin çocuğuyum. Toplumsal yargılamaların birinci el şahidiyim. Talep edene ana dilde eğitim verilmeli. İspanya’da Franco 50 yıl Bask dilini yasakladı da ne oldu?

 

” ‘Biz panzer ve akrepler arasında büyüdük’. dedi. Çok kötü oldum”

Ben Gezi olaylarında gaz yediğimi, çok zor günler geçirdiğimi anlattığımda Diyarbakırlı arkadaşlarım beni eleştirdiler. Bir arkadaşım, ‘Biz panzer ve akrepler arasında büyüdük. Her sokağın başında panzer ve akrep var. Sen iki gaz yedin gelip bunu bana anlatıyorsun, sen bizim çektiğimizi nasıl anlarsın?’ dedi. Çok kötü oldum…

 

HDP ÖNEMLİ ŞANS:

Kürt sorununun şiddetle çözülmeyeceğini yaklaşık 40 yıllık süre gösterdi. Tren kaçmadan sorun derinleşmeden, milli iradenin istediği doğrultuda adımlar atılmalı. Kolombiya’ya bakın ‘Barış’ referandumu yapıldı. Barışa ‘hayır’ denildi. Buna rağmen sorumlu politikacılar barışta ısrar etti. Barış masası tekmelenmedi. 50 yıllık katliam senaryoları sona erdi. Kolombiya’da rejim mi değişti? HDP barış ve çözüm için önemli şans. Bu şansı ülke olarak değerlendirmeliyiz. Referandum da ‘evet’ dersek bu sorunların çözüleceğinin garantisi var mı? Eyalet sisteminden bahsediliyor. Yakın tarihimizde Yugoslavya örneği var. Yerel parlamento bağımsızlık kararı aldı darmadağın oldu koca ülke. Bundan menfaat sağlayan başka ülkeler duruma müdahil oldu. Bosna’ya Sırbistan’a bakın. Bu nedenle sorunun üniter yapı içinde çözümünü öneriyoruz. Biz LDP olarak etnik kimlikten ziyade ortak vatandaşlığı önemsiyoruz. Laz, Kürt, Türk olmak zorunda değiliz. Halihazırda Kürt vatandaşlarımızla diyalog yokken Orta Asya’daki kurum ve kuruluşlarda ilişki kurmaya, dost bulmaya çalışıyoruz.

 

VAHŞİ KAPİTALİZME KARŞIYIZ: 

Türkiye’de liberalizm denildiğinde akla vahşi Kapitalizm geliyor. LDP kurulduğundan bugüne kadar hiçbir gün vahşi kapitalizmi desteklemedik. İşçilerin sendikal haklarını savunduk. Emeğin karşılığını almasını her zaman savunduk. Taşeron sisteminin akla, vicdana, insan haklarına aykırı olduğunu her fırsatta söyledik, söylüyoruz. Ucuz kaçak işçi çalıştırılmasını sert bir dille eleştirdik, eleştiriyoruz da…

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?