Son Dakika Haberler

Mazallah / Gökhan ÇELEBİ

Mazallah / Gökhan ÇELEBİ
Yorum Yap

Mazallah

“Mazallah, ya başka servetleri de paylaşmak istersek… Değil mi?”

İnsan ne kadar irrasyonel bir varlık. Ya da bizim toplum demeliyim belki de. Kendini ilgilendiren olumsuz ihtimallerin gerçekliğine dair matematiksel oranlara inanmaz ve sonuçları kurgulanamaz olayların yönetiminde kendini yetkin sayar. Sigara içmek, sürat yapmak, kavgaya girişmek, ekonomik kriz, vesaire vesaire.. “Bişey olmaz” en basit argümanıdır.

Gel gör ki, olumlu ihtimallerin gerçekleşme ihtimalini ise çalışıp çabalamak yerine tamamen kadere bağlayan bir inanışa sahiptir.
Weber’in, kapitalist sistemin gelişiminin temeli saydığı, hani herkesin kaderinin doğuştan belli ve değiştirilemez olduğu Kalvinist düşüncenin bizde tembellik ve çekememezlik olarak yansıması çok da şaşılası değil belki de.

Bunlar nereden aklıma geldi? Yılbaşı bileti için yine Nimet Abla’da yüz metre kuyruk olmuş. Biletlerin 3’te 1’i orada satılıyorsa illa ki yüzde 33.3333333… şansın oluyor. Tabi tüm biletleri alırsan.

Konu, istatistiksel veriyi irdeleyecek düşünceye sahip olmayan insanların cahilliği de değil… Konu, sistemin hayallerin, hayal olarak daha değerli olduğu algısını zihnimize ekmesi.

Rahat mutlu bir yaşamın ulaşılabilirliğinin hayalinin bile sayılı kişiye bahşedilecek bir kader olduğu inancını yaymanın en basit yolu da peri masalını canlı tutmak.

Çünkü tek gecede zengin olmak, çalışılarak ulaşılabilecek toz pembe bir dünyanın varlığından daha inandırıcı geliyor. Ama bu iki fikir arasındaki denge öyle hassas ki…

Bu yüzden “çalışıp” ayrıcalıklı dünyanın kapılarını aralamış “seçilmişler”in “hak edilmiş” kazanımları korumanın en sağlam yolu, paylaşım ve eşitlikle değil de ilahi bir “seçilmişlik”le bu kazanımlara ortak olabileceklerine insanları inandırmak oluyor.

Gerçekten adaletçi ve eşitlikçi bir dünya olsaydı, bırakın tüm servetin ortak paylaşımını, hiç olmazsa 1 kişiye 80 milyon lira verilmez de, 1000 kişiye 80’er bin lira ikramiye dağıtılırdı.

Ama bu irrasyoneliteye aykırı olurdu değil mi?

Mazallah, ya başka servetleri de paylaşmak istersek… Değil mi?

He bir de şu var; bizim millet tam da bu yüzden başarılı insanı sevmez. Çalışmak tabiatına aykırı olduğundan, işbitirici, uyanık insanı rol model alır da, zekasıyla bir yere gelen insanın başarısının arkasında illa ki bir hile hurda arar ve ilk tökezlediğinde de tekme atmak için fırsat kollar.

Gökhan ÇELEBİ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: