Melih Gökçek ismi Ankara’dan kazınıyor / Tolga YARICI

Melih Gökçek ismi Ankara’dan ‘kazınıyor’

Ankara Atatürk Orman Çiftliği ismini tüm şehirden silip yön gösterici tabelalara bile ‘A.O.Ç’ yazdırarak, ismi çok uzundu diye gerekçe üreten, daha sonra bu kısaltılmış üç harf üzerinden argo terimler üreten bir pespaye. Bugünlerde resmen ufak bir çocuğun elinden zilli bebeği alınmış gibi ağlıyor. Alaşağı edilmiş bir eski FETÖCÜ İbrahim Melih Gökçek…

Bir eski belediye çalışanı tarafından şehrin her tarafından silinen ismine dair haberleri medyaya servis etti diye, sanırım bir anaokul çocuğu tarafından çizilmeye çalışılmış kurşun kalem resmini çöpe attı diye, belediye görevlisine sosyal medya üzerinden ithamlar, hakaretler ve hedef göstermeler…

Geçmişini bilmeyen, geleceğine sahip olamaz. Sen, sana o makamları demokratik, hür, laik, özgür, çağdaş ve ilerici  yönetmen, idare etmen için emanet eden en büyük değere, Atatürk’e, aynısını yapmamış mıydın? Sen değil miydin Atatürk’ün her taşında emeği bulunan, kendi elleriyle, savaşlarda, cepheden cepheye koştuğu silah arkadaşları ile kurduğu ve başkent yaptığı Ankara’dan onun adını silmeye çalışan ve bir de üzerine argo küfürlerle ismini karalamaya çalışan.

Böyle bir zihniyet ve yapıda bir şahsiyetin bugünleri aslında iyi günleri, daha önceki yazılarımdan birinde çatlak macunu olarak, gündem değiştirmek amaçlı kullanılan isimlerden bahsetmiştim. Pek yakındır, döviz kurları yine patladığında, borsa önüne geçilemez bir düşüş yaşadığında veya yaşamsal gıda ürünlerden birinin fiyatı fahiş seviyelere ulaştığında bu pespaye, alaşağı edilmiş şahsın da Adnan Oktar gibi elleri kelepçeli emniyet müdürlüğü kapısından gireceğini görmemiz. Kendisi kendi pisliğinde boğuluyor.

İnsanoğlunun böyle bir duruma düşmesi ne vahimdir. Ailevi değerleri ve insani kriterleri oturmuş bir insan için ufacık olaylar bile onun kalitesini belirlemez mi? Mesela yanlış bir yere park etti diye arabasını çektirmesi ve bundan utanç duyması, akşam evine döndüğünde yanlış bir şey yaptı diye ufak çocuklarına hesap verememesi, o insanın ne kadar kaliteli bir insan ve ailevi değerlerinin ne kadar yüksek olduğunu göstermez mi? Bu tür bir insanın geleceğimiz için yetiştirdiği evlattan ülkeye bir zarar gelebilir mi? Bu şahsın işte bunca karanlık işle, rüşvetle, parsel parsel Ankara’mızı satmasıyla, FETÖ üyeliği ile anılması durumunda kendini kaybettirmesi, susması ve herkesten özür dileyerek adalete teslim olması gerekirken hala yüzsüzce bunca aktif olmasının sebebi, akşam eve gittiğinde hesap soran aile bireylerine karşı eziklik yaşamaması, onların gözünü boyamasından başka bir şey değildir. Kim yoksa sosyal medya hesabından hiçbir özelliği olmadan bu fotoğrafı da karım çekti diye paylaşabilir ki? Ancak bunu açlıktan ağzı kokan ve sağdan soldan verilen sadakalarla eline bir fotoğraf makinesi almış, yapacak bir işi kalmadığı için fotoğrafçılık yapayım da karnım doysun diyen pespaye fotoğrafçılar reklam olarak yapar. Böyle bir niyetle reklam peşindelerse Nü türünden fotoğraflar paylaşmaları daha fazla reklam yapmalarına yol açacaktır; malumunuz ülkemiz kültür ve sanat düzeyinde, bilhassa sosyal medyadan belli, kendini kanıtlamış durumda.

Velhasılıkelam; etme bulma dünyası İbrahim Melih Gökçek. Senin ismin Ankara’mızdan böyle silinmekten öte, tarihte kara bir leke olarak bile kalmaması için şehrimizin üzerinden kazınıp aynı çöpe atılan fotoğrafın gibi yok edilmelidir. Ve zaten bunu seni o makamdan alaşağı edenler, şehre verdiğin zararları ve yerleştirdiğin ucubeleri ortadan kaldırarak, imha ederek yapıyorlar.

Tolga YARICI

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?