Son Dakika Haberler

MEMLEKETİN MANZARA-İ UMUMİYESİ / Celal TURNA

MEMLEKETİN MANZARA-İ UMUMİYESİ  /  Celal TURNA
Yorum Yap

MEMLEKETİN MANZARA-İ UMUMİYESİ

Türkiye’nin Başı Dertte…

Ben de dahil, hepimiz 16 Nisan Referandumu’na odaklandık.
Haklıyız, halkız ve kazanacağız. Kazanmak zorundayız. ‘MÜCADELEYE DEVAM’… Bu tamam. Da…? !

Bu arada yaşanan diğer felaketleri gözardı edemeyiz. Etmemeliyiz. Yoğunlaşan faşist baskılar. AKP’nin üniformalı Gestaposu ve Osmanlı Ocakları milislerince sokak ortasında vurulanlar… Yıkılan Kürt Kentlerinden göç eden 700 bin insan. Kışı çadırlarda geçiren binlerce aile. Bölgede iki yıldır okul yüzü görmemiş 500 bin çocuk. Zindanlara doldurulmuş seçilmişler… Ölüm ve açlık oruçları…İşsizlik, enflasyon ve ekonomik kriz… Milyonlara varan Afgan ve Suriyeli mülteci…

Teslim alınan ‘Anayasa Mahkemesi’ ve ‘yargı’. Evlere şenlik ‘Yüksek Seçim Kurulu’, RTÜK ve TRT. Çamur medya, yandaş medya, havuz medya ve REİS medya. Halkı provake etme görevi üstlenmiş ‘AKTROLLER’in sosyal medyadaki algı operasyonları…

Siyasi ve askeri operasyonlar… Kadın ve çocuk cinayetleri ile tecavüzleri. İş cinayetleri ile siyasi cinayetler. Susturulan gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, kanaat önderleri. Teslim edilmeyen cenazeler. Çöken eğitim, tarım, turizm ve ahlak…Kirli siyasetin arka bahçesi haline getirilen camiler, okullar, kışlalar… Suudi Arabistan, Katar ve Körfez kaynaklı ‘sıcak para’ ile dağıtılan ulufeler
Halk, borç üzerinden bütün geleceğini tüketti. Her dört kişiden biri depresyona sürüklendi. Herkes stres içinde. Ruh sağlığı bozuldu.

Ülke, sosyopat karekterlerin kurbanı oldu.

Saymakla bitmeyecek bir ton felaket…

Ulusalcıların dolu-dizgin gittiği Ana Muhalefet Partisi. Kendi eliyle suyunu kaynatan hemşerim Kılıçdaroğlu.

Koltuğu Meral’e kaptırmamak için, Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı Erdoğan’a yanaşan MİT görevlisi “milliyetçi” Bahçeli…

Gerçek bir muhalefet yapabilecek Kürt Siyasal Hareketi ile Türkiye için bir ‘şans’ olan Demirtaş‘ın hapse atılması…

“KORKULAN OLMUŞTUR”

Pekii…. Bütün bunlar başımıza niye geldi? (Emperyalist ve kapitalist politikaların ‘teşhir’ edilmesini başka yazılara bırakarak) İşbirlikçilerinin sabıkalarından karşılaştırmalı bir örnekle 1. yazımı bitirmek istiyorum.

1920’lerin başında, ticarete atılan V. KOÇ. 100 yıla yakın bir süreçte, Türkiye’nin en zengini oldu. İğneden ipliğe her alana el attı. İlişkili yan kuruluşlar hariç, sadece Holding bünyesinde 70 bin kişi çalışıyor. Peki bu imparatorluğun serveti ne kadar? Azami 7-8 milyar dolar. Yani yaklaşık 20 katrilyon Türk Lirası…

Şimdi düşünün… AKP ve Erdoğan’a 15 yılda 15 bütçe teslim edildi. Ortalama yıllık 600 milyar. Toplam 9 trilyon. Bu arada 100 milyar dolarlık özelleştirmeden, 400 milyar dolar dış borç, bir o kadar da iç borçtan gelen para var. Kayda girmeyen paralar bunun dışında.

Köprüler, tüneller, hızlı tren, Marmaray, Avrasya Tüneli, hava alanları ve diğer inşaat hareketleri… Bir de personel giderleri ile ‘Sosyal Güvenlik’ ödemeleri…. Görünen giderler %33 civarında…

Yapılan yolsuzluk ve hırsızlık o kadar uçsuz bucaksız ki… El birliğiyle memleketi soydular… Ayakkabı kutularından dolar fışkırdı. Kamyonetlerle taşınan dolar balyaları günlerce sıfırlanamadı.

Sadece 3. Hava Limanı ‘proje tadili’nden yandaşlara peşkeş çekilen para miktarı KOÇ’un serveti kadar. Yıllardır Sayıştay Raporları bu soygunlar anlaşılmasın diye Meclise gelmiyor.

Çaldıklarını ve iktidarlarını koruyabilmek için, ulusal ve uluslararası ‘müebbetlik‘lik Anayasal suçlardan kaçabilmek için, korkuyla uykusuz geçen gecelerini sabaha çıkarabilmek için, tek çareyi kanla besledikleri faşizmde görüyorlar.

Ama nafile…. Bu MANZARA-İ UMUMİYENİN sürdürülebilir olması diyalektiğe aykırı. Herkes ektiğini biçecek. Etme bulma dünyası.
Sıra onlara da gelecek. Bu düzene #HAYIR

Kalın Sağlıcakla…

Celal TURNA

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)