MUNZUR'UN GÖZYAŞLARI / Celal TURNA - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

MUNZUR’UN GÖZYAŞLARI / Celal TURNA

MUNZUR’UN GÖZYAŞLARI  /  Celal TURNA
Yorum Yap

MUNZUR’UN GÖZYAŞLARI

Değerli Dostlar…

Bugün 5-10 dakikanızı bu yazıyı okumaya ayıracağınızı ve üzerinize düşen toplumsal görevi yerine getireceğinizi umut ediyorum.

MUNZUR… Dersim’de sadece bir coğrafya parçası değildir. Irmaktır, dağdır, yamaçtır, pınardır, gözedir, Flora ve Faunadır. Börtü-böcektir… Topyekün bir ekolojidir. Vazgeçilmez yaşam ortamımızdır.(Habitatımızdır).

MUNZUR… Aşklarımızın, türkülerimizin, şiirlerimizin, ağıtlarımızın, inançlarımızın ilham kaynağıdır. Dilimiz, kültürümüz ve kimliğimizdir. Gelenek-Görenektir.

Her yeri ‘Ziyaret’ doludur. Yani kutsalımızdır.

Bir Müslüman için Kâbe, bir Hıristiyan için Kudüs, bir Yahudi için Ağlama Duvarı, bir Japon için Fujiyama Dağı, bir Zenci için Klimanjaro Dağı, bir Hindu için Pencap Nehri ne ifade ediyorsa, işte Munzur da bizim için onu ifade ediyor.

Herhangi bir inancın kutsal mekanına saldırı, o inanç sahiplerine hangi duyguyu yaşatıyorsa, hangi travmalara yol açıyorsa, Munzur doğasını güvenlik ya da rant adına yok etmeye kalkışmak bizde de aynı sonuçları yaratmaktadır. Lütfen Munzurluları ve Dersimlileri anlayın. O Dersimlilerdir ki, herkesin inancına, kimliğine hoşgörüyle yaklaşmakla kalmamış; demokrasi, özgürlük ve insan hakları için bu ülkede en ağır bedelleri ödemişlerdir. Ne var ki Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde uygulanan asimilasyoncu politikalar Dersim’e ve Munzur’a zulüm olup yağmıştır.

Dersim Vadileri ve Munzur Vadisi Barajları 164 yıl önce düşünülmüştür. Askeri harekatların kolaylıkla yapılabilmesinin bir aracı olarak görülmüşlerdir. Gizli ‘Dersim Raporları’ bunları hep yazmaktadır.

 

‘Milli Park’ olduğu unutuldu

Munzur ve Mercan Vadileri 21 Aralık 1971 de ‘Milli Park’ ilan edildi. Zengin Flora ve faunası, değerli yaban hayatı ile sayısız endemik bitki ve hayvan türleri barındırması Milli Park ilan edilme gerekçeleriydi. Bu bağlamda ulusal ve uluslararası hukukun koruması altındadır. Kısaca neresinden bakarsanız bakın Munzur’a ‘dokunulamaz’.

Bu mağduriyetleri yaşamamak için yıllardır mücadele yürütülmekte. Ne var ki 144 km’lik Munzur, 45 km’sini Keban Barajıyla, 22 km’sini Mazgirt (Uzunçayır) Barajıyla kaybetti. Mercan ve Peri Vadileri aynı akıbete uğradı. Sırada diğerleri var.

En son geçtiğimiz aylarda, 13 Ocak 2017’de Bakanlar Kurulu, Munzur’un ‘can damarları’ sayılan yerler için acele ‘kamulaştırma kararı’ aldı. Ve Resmi Gazete’de yayınladı. İlk planda, Ovacık’tan Halvori’ye kadar olan 41 km’lik mesafe 110 metre yükseklikte bir su derinliği, 15 km Munzur’un borulara alınması öngörülen Konaktepe -1-2 (Tornova) Barajlarının yapımı hedeflenmekte.

 

Her türlü kaygıyı bir kenara bırakıp birlikte harekete geçmek gerekiyor

Bu olup bitenler karşısında oturup seyredecek halimiz olamaz. İdari, hukuku, eylemsel bir takım çalışmalar yapmak zorundayız. Bu çalışmalar için ise çok az günümüz var. Tapu sahipleri başta olmak üzere, her kurum ve kuruluşumuzun, kanaat önderlerinin, iş adamları ve sanatçıların, belediye başkanları ve muhtarların, milletvekillerinin… Herkesin her türlü kaygısını bir kenara bırakıp birlikte harekete geçmesi gerekiyor.

Bizatihi siyasi iradeye geri adım attırmak lazım. Bu mümkündür. 2009’da bu konuda söz verildi. Yüzleşmeye büyük bir heyetle gitmeliyiz.

DEDEF ve Tunceli Barosu’nun iyi niyetli girişimleri var biliyorum. Bunlar etrafında herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Yeniden bir araya gelip strateji belirlenmeli, durum çok ciddi. Yoksa Munzur’u ve Ovacık’ı kaybedeceğiz.

 

Dersim’den ‘intikam’ alınabilir

Bir hatırlatma yaparak yazıyı bitirmek istiyorum. Sözünü ettiğim çalışmaları referandum sonrasına bırakamayız. Çünkü referandumda en yüksek ‘HAYIR’ oyu Dersim’den gelecektir. AKP ve Erdoğan kazansa da kaybetse de Dersim’den İNTİKAM almaya yönelebilir.

Kalın Sağlıcakla…

 

Celal TURNA

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: