Nar / Dilek FİDAN - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Nar / Dilek FİDAN

Nar / Dilek FİDAN
Yorum Yap

NAR

Narlar çiçeğe durdu buralarda. Güzün kızıl tesellileri. Kral tacına benzeyen tepesiyle, soylu bir lütuftur ellerimizin arasında tanelenişi. Anneannem “Narın tek bir tanesini yere dökmeden yiyen cennete gidermiş.” derdi; öbür dünya inancını sevimli bir yolla vurgular gibi.

 

Bu narin ve kişilikli meyvenin ilk ortaya çıkışı hayli efsanevi: Ferhat’ın Şirin’i başka başka bir erkekle, İran Kral’ıyla evlidir. Ferhat’tan, karısının heykelini dağa oymasını ister. Derken Ferhat hem karşısında her gün Şirin’i gördükçe hem de aşkın imkansızlığını dağın bağrını deşerek fark ettikçe hezimetiyle günbegün ezilir. Dağdaki sanat eserine saygısından belki hançeri yüreğine saplar ve yüreği nar olup saçılmaya başlar. Aşkı aşk yapan göklere çıkarıp ilahlaştırma şiddetimizdir. Yani herkes kendi narıdır saçılmışlığının.

 

Hiç, bir köy düğününde evlenmek istediniz mi? İlkel lambalar altında toprak bir alanda, buruk sazlardan tınlayan meyan türküler, muzip oyun havaları. Türlü gelenekler arasında kapıdan girerken bolluk, bereket adına nar kırılır. Ön yargı kırılır, bekârete dirayet kırılır. Ferhat’ın döşünden kırsal damadımızın ayağının ucuna saçılan nar halâ aynı hipnozunu koruyor bolluk vaat etme babında.

 

Canan Berger

Aşk ateşi anlamındaki nâr da çokça geçer türkülerde;

“Ben yandım aşkın nârına

Meyletmem dünya malına

Ölürsem ben mezarıma

Gelme gayrı gelme leyli leyli”

Kavuşamayınca türkü olunuyor; Yanmak yüceltilmek ister.

Her iki nar, iki uç manada olsa da derinlerde, detaylarda birleşiyor sanki. Biri görüntüde biri imgede, ikisi de aşkı çağrıştırıyor. Ağaçtaki nara değil de yürekteki nâra içilir ama. Bir nar şarabı etrafında, Ferhat’ı, Neşet Ertaş’ı ve o müzmin yangınımızı hayret ve aşkla yeniden yad ederek mesela.

 

Dilek FİDAN

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: