‘Barış elçisi’ Tahir Elçi

“Tanrım! Kesmeselerdi ağaçları göçmeyecekti kuşlar. Kasımlarda kuşlar şehirleri terk ederdi.”

Bir hukukçuydu; insan hakları aktivisti, hak/ hukuk savunucusu, barışın elçisiydi Tahir Elçi. “Çatışma, savaş istemiyoruz!” demesinin hemen ardından kurşunlanarak öldürüldü.

Bugün, 28 Kasım 2015’te Diyarbakır Suriçi’nde “Biz insanlığın ortak mekanlarında çatışma istemiyoruz, savaş istemiyoruz” demesinin hemen ardından uğradığı suikast saldırısı sonucu hayatını kaybeden Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin ölüm yıl dönümü.

Tahir Elçi’nin ölmeden önce yaşadıkları, suikast günü, cenaze töreni ve sevenlerinin onu uğurlama anları… 

1966 yılında Cizre’de dünyaya gelen Tahir Elçi, 1991 yılında Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Tahir Elçi, 1992 yılından itibaren Diyarbakır’da serbest avukatlık; 1998-2006 arasında ise Diyarbakır Barosu’nda yönetici olarak görev yapmıştır. Bu süre zarfında Almanya’da bulunan Avrupa Hukuku Akademisi’nde uluslararası ceza hukuku ve ceza yargılaması eğitimi görmüş, birçok ulusal ve uluslararası konferansa konuşmacı olarak katılmıştır.

“PKK, SİYASAL BİR HAREKETTİR”

Elçi, 14 Ekim 2015 tarihinde CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu Tarafsız Bölge programında bir soru üzerine “PKK, terör örgütü değildir. PKK’nin bazı eylemleri terör niteliğinde olsa bile PKK silahlı siyasal bir harekettir. Siyasal talepleri olan toplum çok ciddi bir desteği olan bir siyasal harekettir”  ifadelerini kullandı.

Bu ifadeleri üzerine Elçi hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve gece yarısı gözaltına alınarak İstanbul’a getirildi. Elçi, savcılığın tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk etmesine karşın Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca Elçi hakkında, “terör örgütü propagandası” iddiasıyla 7,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanarak ve yurt dışı çıkış yasağı konuldu.

(“Devlet, Elçi’nin gözaltına alınması görüntüsüyle mesaj vermek istiyordu ve bunu yaparken de baro odasında oturan Elçi’yi firarda gibi gösteriyordu.

Polislerden önce eşi Türkan Elçi hazırladığı bavulla gelmişti barodaki odasına. Çok korkuyordu. Kalp hastasıydı Tahir Elçi, by-pass olması gerekiyordu aslında. İki yıl arayla iki kez stent taktırmıştı ve günde bir torba ilaç içiyordu. Cezaevi koşullarının ona iyi gelmeyeceğini düşünüyordu. Yutkunarak “Tutuklanırsan ben yarın İstanbul’a geliyorum” dedi. İkisi de tutuklama bekliyordu. Türkan Elçi daha sonra sıkça “Keşke tutuklansaydı”diyecekti. “/ Kemal Göktaş- Berbat Bir Senaryo: Tahir Elçi Cinayeti- Diken)

ELÇİ’YE BERAAT VEREN HAKİM: “BAŞKAN, GEL GİDELİM BURADAN, BİZİ YAŞATMAZLAR!”

Tahir Elçi’ye beraat kararı veren hakim Ramazan Faruk Güzel, 28 Kasım 2018’de yaptığı paylaşımda şunları ifade etti:

“10 Eylül’de  ye beraat verdim, Dolayısıyla da 11 Eylül 2015’de ihraç edildim, 1,5 ay sonra da onu vurdular. O vurulmadan az önce de ülkeyi terk etmiştim..ve keşke kendisine şunu deme cesareti gösterebilseydim: “Başkan, gel gidelim buradan, bizi yaşatmazlar!” Diyemedim 🙁 ”

TAHİR ELÇİ, AÇIK HEDEF HALİNE GETİRİLDİ

Elçi, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çatışmada zarar gören 4 ayaklı minare önünde bir grup avukat ile birlikte yaptığı basın açıklamasında öldürülmeden hemen önce şunları söylemişti: “Biz Diyarbakırlılar olarak Diyarbakır barosu olarak tarihi değer ve eserlerimize insanlığın bin yıllık emeğine birikimine bu kadim şehre sahip çıkalım. Biz buradan çağrı yapmak istiyoruz. Biz bu tarihi bölgede bir çok medeniyete beşiklik etmiş ev sahipliği yapmış bu kadim bölgede insanlığın bu ortak mekanında silah, çatışma, operasyon istemiyoruz. Savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bu alandan uzak olsun diyoruz.”

Elçi, 28 Kasım 2015’te Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki 4 ayaklı minare önünde, “Çatışma, savaş istemiyoruz” demesinin hemen ardından açıklamanın yapıldığı sokakta açılan ateşin ortasında kaldı.

“OLAY, TÜM YÖNLERİYLE AÇIKLIĞA KAVUŞTURULACAKTIR”

Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala olayla ilgili, “Diyarbakır Barosu’nun basın açıklaması sırasında bir araç içinden silahlı saldırıda bulunuldu. Saldırıda bir polis hayatını kaybetti, biri ağır iki polis yaralandı. Olay mahallinde teröristlerle güvenlik görevlileri arasında çatışma çıktı. Çatışma sırasında olay yerinde bulunan Tahir Elçi maalesef hayatını kaybetmiş, bir basın mensubumuz yaralanmıştır” dedi ve devam etti: “Olayın tüm yönleriyle incelenmesi için 4 müfettiş görevlendirildi. Olay tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulacaktır. Saldırı milletimizin birliğine, bütünlüğüne yönelik yapılmıştır”…

Elçi, kimin silahından çıktığı belirlenemeyen kurşunun başına isabet etmesi üzerine oracıkta hayatını kaybetti. Her şey kameraların önünde yaşanmış olmasına rağmen Elçi’nin katil veya katilleri bulunamadı. Eşi Türkan Elçi‘nin ifade ettiği gibi  “Tahir’in faili, meçhuller kervanına katılmak üzere”…

Türkan Elçi, cinayetten sonra CNN Türk’teki sözleri nedeniyle eşinin birçok tehdit aldığını söylemiş ve Tahir Elçi’nin hedef haline gelmesinde etkisi olan Ahmet Hakan’ın ise kendisini hiç aramadığını belirtmişti.

“BERBAT BİR SENARYO: TAHİR ELÇİ CİNAYETİ”

“Olay yeri incelemesi, sokağın güvenliğinin olmadığı gerekçesiyle dört ay sonra yapıldı. Ne atış artığı ne de mermi bulunabildi.

Sokakta ateş ettiği görülen polislerin ifadeleri tanık sıfatıyla alındı, üç yılda dosyada bir tek şüpheli bulunamadı.

Sokaktaki işyerlerinin kameralarından sonuç alınamadı. Mardin Kebapevi’nin içini çeken üç kameraya ait görüntüler varken Elçi’nin vurulduğu yeri gören dördüncü kamera çalışmıyordu.

Vurulma anını da çeken polis kamerası görüntülerinde ise 13 saniyelik kesinti vardı. Avukatlar, cinayetten 10 gün sonra polis kamerasına ve hafıza kartına el konulmasını istemişti ama savcılık üç yıl sonra cihazın bulunamadığını duyurdu.

Avukatların soruşturmanın genişletilmesine ilişkin talepleri savcılıkça reddedildi.

Cinayetten sonra başlatılan idari soruşturmada, Mülkiye müfettişleri raporunu tamamladı. Müfettişler bütün görüntüleri izlemiş ve Adli Tıp’tan da görüş almıştı. Rapor, cinayeti aydınlatabilecek bilgiler içeriyor olabilirdi. Ancak İçişleri Bakanlığı, raporu isteyen avukatlara raporun Diyarbakır başsavcılığına gönderildiğini, ancak idari nitelik taşıdığı için avukatlara verilmeyeceğini bildirdi. Avukatların başvurduğu savcılık ise raporun gelmediğini ileri sürdü.” (Kemal GöktaşBerbat Bir Senaryo: Tahir Elçi Cinayeti– Diken)

DEMİRTAŞ: “TAHİR’İ ÖLDÜREN ŞEY DEVLETSİZLİKTİR!”

Tahir Elçi’nin cenaze töreninde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘katil devlet’ sloganları üzerine, “Şunu da unutmayın ki; Tahir’i öldüren şey devlet değil, devletsizliktir!” dedi.

NAZENİN ELÇİ HERKESİ AĞLATTI

Tahir Elçi’nin İstanbul’da okuyan kızı Nazenin Elçi’den babasının öldüğü gizlendi. Babasının ölüm haberini Diyarbakır’a geldiğinde alan Nazenin Elçi’nin gözyaşları herkesi ağlattı.

“TAHİR ARTIK ÖZGÜR!”

Binlerce kişinin katılımıyla Diyarbakır İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirilen cenaze töreninde konuşan Türkan Elçi, “Şimdi Tahir Elçi’yi orada binlerce faili meçhul karşılayacak, onu bağrına basacak. Bugün yurt dışına çıkış yasağı kalktı; Tahir artık özgür!” dedi.

FOTO: RAMAZAN YAVUZ:DHA

Türkan Elçi, eşi yaşarken kazandığı hukuk fakültesinde eğitimine tekrar başladı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin 28 Kasım 2015’te öldürülmesinin ardından Türkan Elçi öğretmenliği bırakıp İstanbul’a yerleşti.

Türkan Elçi’nin eşinin ölüm yıl dönümünde twitter’dan paylaştığı bir mesaj şöyle:

“Tanrım! Kesmeselerdi ağaçları göçmeyecekti kuşlar. Kasımlarda kuşlar şehirleri terk ederdi.”

Türkan Elçi’nin eşinin ölüm yıl dönümünde twitter’dan paylaştığı bir mesaj

BİNLER GÖZYAŞLARIYLA UĞURLADI

CELAL DOĞAN: “ADAM CEVAP VERDİ, HERİFİN ÖLÜMÜNE MAL OLDUN”

Suikast sonrası Tarafsız Bölge’ye konuk olan dönemin HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan, Hakan ile Tahir Elçi konusu üzerinde tartışma yaşandı. Hakan ile Doğan arasında 10 Şubat 2016’da yaşanan tartışma şöyleydi:

Celal Doğan: Siyasette doğru nedir? Halkların talebi nedir? Bu örgüt nasıl buraya nasıl geldi? Nasıl mücadele verdi?

Ahmet Hakan: O zaman bana şunun cevabını verin…

Celal Doğan: PKK’nın avukatlığını bana yaptırıyorsun, ben kendi tespitlerini söylüyorum yani…

Ahmet Hakan: Kendi görüşünü soruyorum ben de zaten size PKK sorusu sormuyorum yani.

Celal Doğan: Birine sordun, adam cevap verdi, herifin ölümüne mal oldun sonra ya.

Ahmet Hakan: Aşk olsun.

Celal Doğan: Ne oldu, öyle olmadı mı?

Ahmet Hakan: Ne yapayım ben, konuşuyoruz, konuşmasın mı yani. Ben mi yaptım, aşk olsun.

Celal Doğan: Müsaade et, ‘yaptın’ demiyorum. Bakın Tahir Elçi bu programda bir tek cümle söyledi değil mi?

Ahmet Hakan: Ben mi yaptım.

Celal Doğan: Allah, ‘dur’ yahu. Ben ‘yaptın’ demiyorum. İnsanların başına gelenleri söylemeye çalışıyorum. Barışı istedi demi, şiddeti istemedi.

AHMET HAKAN: “TAHİR ELÇİ CİNAYETİYLE ARAMDA BAĞ KURMAYA…”

Ahmet Hakan, 18 Ocak 2018’de kaleme aldığı bir yazıda bu cinayetle arasında bir bağ kurulmasına öfkelenerek şunları yazmıştı:

“AŞK ile bir kez daha haykırıyorum:

Tahir Elçi cinayetiyle benim aramda bağ kurmaya çalışan her kim varsa…

Katıksız bir alçaktır, soysuz bir kalleştir, yalancı bir kahpedir.”

…..

LONDRA’DA TAHİR ELÇİ İNSAN HAKLARI VAKFI KURULDU

3 Ağustos 2016’da İngiltere’nin başkenti Londra’da Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı kuruldu.

Tahir Elçi’nin avukat arkadaşı Anthony Gwilym Fisher, avukat ve gazeteci Orhan Kemal Cengiz ve eşi Türkan Elçi’nin kurucuları olduğu vakfın merkezi Londra’da ancak vakfın Diyarbakır’da da bir şubesinin açılabileceği belirtildi.

Türkan Elçi, vakfın kuruluşunu şu sözlerle duyurdu:

“Ayırım yapmaksızın ,haksızlığa uğramış insanların yanında olabilmek ,acılarını duyurabilmek ümidiyle Tahir Elçi Vakfı’nı kurduk.”

KATİLLERİNİ BULAMADIKLARI GİBİ İSMİNE DE TAHAMMÜL EDEMEDİLER

19.05.2017’deki haberlere göre; Van’ın Çatak belediyesine kayyum olarak atanan ilçe kaymakamı Hacı Asım Akgül, Adnan Menderes Mahallesi’ndeki ‘Westaniya Parezer Tahir Elçi’ adlı parkın adını ‘Şehit GK Ali Ogün Parkı’ olarak değiştirdi.

TAHİR ELÇİ’NİN CENAZE TÖRENİNDEN AKILLARA KAZINAN GÖRÜNTÜLER

 

 

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?