Ömer Faruk Eminağaoğlu MHP’nin gündeme getirdiği af konusunu değerlendirdi

Ömer Faruk Eminağaoğlu MHP’nin gündeme getirdiği af konusunu değerlendirdi

Eski YARSAV Başkanı ve eski CHP Milletvekili Ömer Faruk Eminağaoğlu, MHP’nin sunduğu af tasarısını değerlendirdi.

Eminağaoğlu, konuyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“MHP’nin sunmuş olduğu teklif, kamuoyunda ‘ceza indirimi’ olarak; Anayasa Mahkemesinin şimdiye kadar bütün kararlarına baktığımızda koşulsuz olarak cezadan belli bir süreden indirilmesi ‘özel af’ olarak tanımlanıyor. MHP’nin de teklifi Anayasa Mahkemesi kararları ve hukuk sistemimize göre ‘özel af’ demek. Bunun normal yasalar gibi değil meclis üye tam sayısının ancak 5’te 3 çoğunluğuyla kabulü, bir yasa ile mümkün olabilmesi demek.

Meclis 5’te 3 çoğunluk ise 360 milletvekili oluyor, böyle bir affın olması için 360 vekile ihtiyaç var. Burada gerek MHP gerek AKP özel af kelimesini kullanmaktan kaçınıyorlar.

Sanıyorum 360 oy sayısını bulamazlar ise bu yolda yasa çıkarıp ‘Anayasa Mahkemesi bizim baskımızın dışında tutum sergileyemez, biz ne dersek o olur, Anayasa Mahkemesi buna özel af olarak değil normal bir yasa gözüyle bakar, 360 çoğunluğu değil de basit çoğunluğu arar ve biz de amacımıza ulaşmış oluruz’ gibi bir yaklaşım sergileniyor.

OHAL Kararnamesi gibi Anayasa Mahkemesi de bütün kendi kararlarını görmezden geldi. Hükümet konuya nasıl yaklaşıyorsa aynı gözlükle baktı. OHAL’le ilgisi olmayan KHK denetlemekten vazgeçti ve reddetti bütün başvuruları. Burada da böyle bir tutuma girer mi? Girerse Anayasa Mahkemesi’ne ne gerek var?

Af teklifi öyle hazırlanmış ki çok bilinçli mi yoksa gerçekten o konudan uzak olma anlamında mı? Her konuda birkaç madde dışarda bırakılmış. Her konuda bazı maddeler dışarda bırakılınca eşitlik hükümleri nedeniyle Anayasa Mahkemesi her bölümde ‘bir suç oradaysa diğerleri neden değil’den hareketle vereceği iptal kararlarıyla af dışında kalmayan hiçbir konu olmayacak. Buna FETÖ terör örgütü de dahil, aklınıza ne gelirse her şey girecek. Cinsel suçlar girecek, insan ticareti suçları girecek…

Toplumsal tepkilerden çekinildiği için bunlar açıkça ifade edilmiyor. Hatta af bir yasa ile mümkün
yasa demek, bir yasama işlemi demek. Af teklifini hazırlayanlar nelerin affedileceğini bilmiyor, yasaları bilmiyor.

Örneğin eski TCK 123 maddeli suç af kapsamı dışında demiş, eski TCK 123 suç yok,ceza yok. Cezalar ve suçlar 125 maddeden başlıyor. Bunun gibi birçok örnekler verebilirim. Eski TCK’de suçlara isim verilmiyor, af yasasını hazırlayanlar suçlara isim vermiş. Bu yasa mevzuattan tamamen uzak, tamamen siyasal sömürü haline gelmiş.

Bugün cezaevlerine gittiğinizde insanlar bir beklenti içerisinde ve aileleri bekleti içerisinde. Bu konular sömürü haline getirilmemeli.

Deniyor ki FETÖ ile ilgili adalette çok ciddi sorunlar ortaya çıktı bu kadrolaşma ciddi haksızlıklar yarattı. Bunu teklif yasalaşırsa giderilecek.

O zaman sormak lazım FETÖ ile ilgili yargıçlar haksızlıkları sadece ceza alanında mı yaptı?

Hukuk, ticaret, icra yargılamalarında yapmadı mı?

Taraflı yargıç demek yargılamanın yeniden olmasının nedeni demek.
Yargılamanın iadesi süreci işletilebilir. Bundan uzak duruluyor. Bu affı meşru göstermek anlamında gerekçe yapılıyor. Bu doğru bir gerekçe değil.

Tüm FETÖ’cü kadroların, taraflı kadroların yaptığı haksızlıkları ele alma konusunda yasa çıkartılmalı.

Deniyor ki Anayasa Mahkemesi iktidarın baskısının dışına çıkamaz, yarın İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidildiğinde hukuk ne diyorsa hak ihlali kararını verecektir.

1991 yılında Türkiye bu anlayışla, o dönemin iktidarı hareket etti, Anayasayı ihlal suçlarını af kapsamı içine soktu. Anayasa Mahkemesi bölücülük suçlarını af kapsamı dışında bıraktı hukuki anlamda.

Hukuki anlamda her ikisi de aynı şekilde ama Anayasa Mahkemesi bu adımı atma yoluna gitmedi. Artık bireysel başvuru durumu var. Düşün bütün terör suçları ya bir Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ile af kapsamı içine girecektir.

Dediğim gibi yargı alanında ceza alanında yapılması gereken reformdur.

Şu an iktidar seçim süreci nedeniyle konuyu gündemine çekti. MHP üzerinden de bir af haksızlığı gidermeyi benimsiyor, sergiliyormuş gibi öne çıkarmış durumda oysa bu haksızlığı vicdanından kopuk adaleti yaratan iktidarın kendisidir .

‘FETÖ’cü kadroları temizledim’ denmesine rağmen yerine yine düğme ilikleyen yargıçlar geliyor, adaletsizlik yine ortadan kalkmıyor. Bir yıl sonra, iki yıl sonra yeni bir af yasası yine mi bizi bekliyor?
Yargı alanından iktidar elini çekmeli, yetkiyi tamamen hukuka bırakacak, hukukun üstünlüğüne bırakmalı.

Size şöyle bir örnek vereyim, bu haftanın haberi, ‘İnsan Hakları Mahkemesine AKP iktidarının bildirdiği yargıçları Avrupa Konseyi kabul etmedi.’ Neden, hukuk alanında etkin, yetkin, iktidardan kopuk, bağımsız kimlik, kişilik sergilemedikleri için. Demek ki AKP iktidarı oraya istediğini dayatamıyor ama Türkiye’de aynı anlayıştaki kişiler yargıda her alanda. Bu demek oluyor ki yargıyı bu hale getiren AKP’nin bizzat kendisi. İşte o anlayış Avrupa’da etkin olamadığı için İnsan Hakları Mahkemesinde yargıç olarak göreve başlamadı. Bu Türkiye için son derece rencide edici bir durum. İnsan Hakları Mahkemesine tarafsız yargıç bulamayan ülke konumuna geldik.”

 

Ali Haydar Çelebi

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?