‘Savaşa evet’ diyenler suç işliyor / Atilla YÜCEAK

Savaş bir insanlık suçudur.

“Savaşa Evet” diyenler de suç işliyor…

Son günlerde;
Kimi “#Sol” geçinen çevrelerde, Özellikle de #Kemalizim ve bıkmadıkları #CHP’den beslenenler,
Tatlı su oportünistler yeni yeni hesaplar içindeler.

1980 sonrası 12 Eylül faşist diktatörlüğünü silindir gibi üzerimizden geçmesinden sonra hiç bir yapı özeleştiri yapmamış,
yenilgiyi kabul etmemiştir.
Durumu değerlendirip ve gereğini yapan tek bir yapı varsa o da Kürt yurtseverlerdir.

Yıllar boyu süren katliamları,
Yangınları,
Göç ve sürgünleri görmezden gererek sanki sadece AKP döneminde açık faşizm varmış gibi şaşırmak siyasi körlük değilse nedir?
Ve böylesi bir yanlış üzerinden hareket ederek 80 sonrası yurtseverlerin onurlu direnişini ve Kürt halkının koşulsuz desteğini görmezden gelmek etik açıdan şık değildir.

Marks’a kulak verirsek;
“Ölü kuşakların geleneği, yaşayanların beyinleri üzerine bir kabusmuşçasına büyük bir ağırlıkla çöker.

Ve onlar kendilerini ve maddi çevrelerini,
bir başka biçime dönüştürmekle,
tamamıyla yepyeni bir şey yaratmakla uğraşır göründüklerinde bile,
özellikle bu devrimci bunalım çağlarında,
korku ile geçmişteki ruhları kafalarında canlandırırlar.

Tarihin yeni sahnesinde o saygı değer eğreti kılıkla ve başkasından alınma ağızla ortaya çıkmak üzere,
onların adlarını,
sloganlarını,
kılıklarını alırlar…” (Karl Marks)

Herkes yerini ve haddini bilmelidir

Yiğidi öldürüp hakkını vermeliyiz.
Entelektüel bilgileri Troçki kadar yiğitlikleri ise Demirci Kawa kadar olmayan bu çok bilmiş “Sol”‘cular tarihin bu sayfasında da kendi güçleri olmadığından Türkiye halklarına yaptıklarının öz eleştirisini vermeden,
samimiyet sınavındaki başarısızlıklarını da gizleyerek Kürt halkı üzerinden siyaset hesabı yapmaktalar.

Oysa ki,
Ne diyor Marks;
Silah ve örgütlenme işte kurtuluşun ve yoksulluğu yok etmenin temel kuralı ve kesin yolu;
“Kılıç kimde ise ekmek de onda !..”
Silahın karşısında herkes diz çöküyor oysa silahsız kalabalığı hemen dağıtıyorlar.
Silahlı proleterler için hiçbir şey olanaksız olmayacak,
tüm engeller,
her karşı koyuş yok olacak. Ama sokaklarda gezinerek, özgürlük ağaçları dikerek,
barış güvercinleri uçurarak, ahenkli cümleler kurularak oyalanan proleterler, başlangıçta kutsal su,
sonra hakaret, sonunda da kurşun ve daima yoksulluk alacaklar.
Varsın halk seçimini yapsın.
(Karl Marx)

Hiç yabancı gelmiyor bizlere değil mi.
Demek ki sorun yeni bir yapı değil…
Dimitrow’un Faşizme Karşı Birleşik Cephe önerisini -kitabı yeniden gözden geçirerek- değerlendirmeliyiz.

“Ben başı çekmeliyim,
Ben olmadan olmaz…” ince hesapları bir kenara bırakın.
Sorun, Faşizme karşı birleşik cephenin sağlıklı bir şekilde örgütlenmesidir.
Yeni bir parti falan değil…

#AşkÖrgütlenmektir!
#ŞairŞiirSokakta

Atilla YÜCEAK

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?