Seks işçilerine karşı proleter ahlak polisi! - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Seks işçilerine karşı proleter ahlak polisi!

Seks işçilerine karşı proleter ahlak polisi!
Yorum Yap

Seks işçilerine karşı proleter ahlak polisi!

Aslında hep böyleyleydiler. Rüzgara göre “mış gibi” yapsalar da hiçbir zaman geleneksel muhafazakarlığın ikiyüzlü ahlakçılığından azade olamadılar. Olmak gibi bir dertleri var mıydı, o da tartışılır. Köyden kente gelirken, kafa kasabada saplanıp kalmıştı bir kere…

Bu sebeple hemen hepsi de yüzeysel bir ‘işçicilik’ hastalığından muzdarip, aslında pek de içinde olamadıkları sınıfa övgüler düzerken işte bu düzenin çirkef ahlakının en koyu savunucaları olmaktan kurtulamadılar. Yobazlıklarına sıkı sıkı sarıldılar.

Pride’da salakça sırıtanlar

Gezi’nin rüzgarıyla Pride’lara katılan, ‘seks işçiliği’ni keşfeden sosyalistler, yavaştan fabrika ayarlarına dönüyor. Bunların önemli bir kısmı örgütlü mücadele içinde yer almayan, anma günlerinde süper devrimci kesilen; bol şiir, az fikir, bol türkü, az siyaset üzerinden varoluşlarını sürdürmeye çalışan bir kesim. Bir de halkla iç içe olduklarını, geleneksel muhafakazar veyahut ‘Anadolu Aleviliği’ üzerinden kurgulamaya çalışan birkaç örgüt.

Hani ‘pezevenk dövmek’ ile övünen, hani ‘orospu cezalandırma’yı marifet sayanlar… Bu konuda saçma sapan bir yarışa girenler bir aralar… Uyuşturucuya karşı mücadele ederken, mafyayla ‘lise önünde satma yeter’ anlaşmaları yapanları da ekleyin siz buna…

İşçi diyorken, ‘orospu’ya dönmek

Meselemize gelelim hemen… ‘Seks işçisi’ üzerinde dönen şu rezil tartışma. Marksist önermelere dayandıracakları bir kültürel birikimleri yok ama işkembeden atmayı pek seviyorlar. Onlara göre ‘emek en yüce değer’, emekçi de ‘devrimi yapacak sınıf’ ya, bunu seks ile kirletmek de neyin nesi ola ki?

Olsa olsa emperyalizmin bir oyunudur değil mi ya!

Bunların erkeklerinin dürüst olanı feminizme ‘soğuk’ ve sınıf mücadelesini likide eden kapitalist bir aldatmaca olarak tanımlarken, ikiyüzlüleri “Ben de feministim” diye olaya girip kadın eylemlerinde yer almak için kavga çıkartırdı. Şimdi baktılar ki olmuyor, eylemin yancısı olarak arka sıralarda eyleme ‘yön verme’, olmadı; ne kadar ‘geniş bir perspektife sahip olduklarını’ göstermek için eylem selfie’si paylaşma derdinde…

Fayda gelmediyse, hakaret gelir!

‘En devrimci kadınlar’ feminizme karşı soğuk değil, net olarak nefret içinde… Bunu her fırsatta dile getiriyorlar. Biraz daha çağın ruhunu çözmüş olanları ise sosyalist feminist örgütlenmelerle, bu rüzgardan geniş örgütlenmeler çıkartmayı umuyor ve söyleyelim başarılı ve etkili olabiliyorlar. Bu zorlu çalışmaya gelemeyecek ya da bakış açılarından dolayı bunu yapamayacak olanlar, ciddi bir kıskançlıkla bu mücadeleyi yürütenleri eleştirmek için fırsat kolluyorlar.

Sonuçta bir yerde maskeler düşüyor. Gezi Direnişi’nin bakiyesi zaten yalandan olan ‘empati’yi derdest edip yavaştan herkes kendi yoluna dönüyor.

Burada tabii ki sivil toplum memurluğu gibi bir meslek edinmiş inisiyatif liderleri ve ilgi odağı olmak için her türlü takla atmaya hazır kanaat önderlerinin iticiliği ve çeviri ağırlıklı söylemleri de bu işin tuzu biberi oluyor. Zira görüyoruz ki trans-aktivistler ile radikal feministler arasındaki ite kaka ortaya çıkartılan tartışmalar, aslında altkültür şovenizminin nasıl bir hastalık olduğunun en net örneklerinden biri…

Altkültürlerin egemen kültüre karşı mücadelesinin nasıl mikro iktidar ve mikro faşist özellikler taşıyabileceğinin de açık bir göstergesi.

Özgürlükçülerin şovenliği

Yani aslına bakarsanız, her şey eskisi gibi, sadece sekterlik ve uçlaştırma hastalığının her şeye sirayet ettiğini görüyoruz. Öyle ki, tüm özgürlük söylemlerini ele geçiren bir kanser…

Kanserin sebebi ise bu özgürlük mücadelelerinin her zaman iktidar odaklı bazı egomanyakların eline geçmesi. Burada berbat bir hata var, nasıl çözüleceği çok meçhul. Zira birkaç çeviri kitaptan sloganlarla kanaat önderi olunan bir özgürlük mücadelesinden çok da bir şey beklemek safdillik olur.

Hikaye, ‘küçük harfle eril iktidara karşı durmak’ kadar banalken hala…

Şeytan Tırnağı

Öne çıkan görsel: black7whitecat.blogspot.com

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: