Simülasyona dönüştürülmüş dünya / Gökhan ÇELEBİ - Gazeteler, Son dakika, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Simülasyona dönüştürülmüş dünya / Gökhan ÇELEBİ

Simülasyona dönüştürülmüş dünya / Gökhan ÇELEBİ
Yorum Yap

Simülasyona dönüştürülmüş dünya

Son yıllarda insanlığın bir simülasyon olduğuna dair iddialar var. Bu iddia ile ilgili türlü kanıtlar sunuyorlar falan filan. Bunun doğru olma ihtimali beni hiç ilgilendirmiyor. Özellikle şu günlerde. Zaten bir oyun olsak bile bu bizim gerçekliğimizi değiştirmiyor. Yani simülasyon isek bence sadece oynayan kişiyi ilgilendiriyor. Öyle ya da böyle biz kendi gerçekliğimizi yaşamaya mecburuz. Tek dileğim birisinin bizi yeniden başlatması. Ama ben buna inanmıyorum. Çünkü bu kadar zalim bir dünyayı yaratmayı hiçbir teknoloji başaramaz. Bunu ancak insan başarabilir ve başardı da. Sonunda insanlar gönüllü olarak gerçek dünyayı asimile edip bir simülasyona dönüştürdü.

Hala en ilkel varlık olan insanın, en ilkel dürtüleri sürekli kaşınarak oyun canlı tutulmaya çalışılıyor ve simülasyona dönüştürülmüş bu dünyada kitlelere figüranlıktan öteye gidemeyecekleri unutturulmaya çalışılıyor. En gerçekçi kanlı filmler, en dramatik hikayeler, en ideolojik göndermeler insanların dünyaya tahammül sınırlarını genişletirken kitleleri yeri geldiğinde kullanılacak bir silah olarak hazırda tutuyor.

Tüm bu yüklemelerde püf nokta ise daima iyilerin kazandığını vurgulamak. Böylelikle yaşanan tüm karmaşada, zavallı bireye koruma kalkanı olarak din ve ideoloji de yüklenerek, iyi tarafta olduğundan kendini haklı ve güvende hissetmesi sağlanıyor. İşin güzel yanı, kimse kendini karanlık tarafta saymadığından sistem tıkır tıkır işliyor.

Sonsuz görüntüler dünyasında sembollere, mesajlara boğulan insan neyin gerçek neyin sahte olduğunu çoktan önemsemeyi bıraktı. Çünkü yıllardır filmlerle, reklamlarla, bilgisayar oyunlarıyla beyni yıkanan insan, normalleştirilmiş şiddetin ihtiyaç olduğuna inandırılarak kendi güvenli bölgesine hapsedildi.

Yaşanan her trajedi, bir filmin akılda kalan etkileyici bir sahnesi olarak “dehşetli” bir hayranlıkla karşılanıyor. Oyuncu yerine seyirci olmanın konforu, en fazla beğenimizi etkileyerek bizi yaşama değil de sanki bir filme kritik yapan eleştirmene dönüştürüyor. Çünkü gerçek olmasını istemiyoruz. Gerçek olduğunu kabullendiğimiz an bizim de oyuncuya dönüşme riskini doğuruyor. İşte bu noktada da sosyal medya devreye giriyor. Herkes söyleyeceği sözün en önemli olmasını ümit ederek geri adımlarla konuşuyor. Bu nedenle bu sarmaldan kurtulmamız imkansız. Çünkü tuttuğu takımdan bile vazgeçemeyen insanın konforundan, milliyetinden, dininden vazgeçmesini beklemek hayalperestlik olur.

Gökhan ÇELEBİ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)